<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Biyomedikal Mühendisliği ,Biomedikal Mühendisliği , Biomedical Engineer,Klinik Mühendisliği,Türkiye, - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Biyomedikal Mühendisliği ,Biomedikal Mühendisliği , Biomedical Engineer,Klinik Mühendisliği,Türkiye, - http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum]]></description>
		<pubDate>Sun, 20 May 2012 09:44:07 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Biyomedikal Mühendisliği Kpss Puanları KPSS-2010]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=89</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 22:39:55 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=89</guid>
			<description><![CDATA[kpssrehber.com/lisansBolum2.php?lisansBolum=3134]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[kpssrehber.com/lisansBolum2.php?lisansBolum=3134]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lazer Cerrahisi Nedir ?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=88</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:47:10 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=88</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kadinlaricin.net/images/articles/1169/lazerle-goz-ameliyati.jpg" border="0" alt="[Resim: lazerle-goz-ameliyati.jpg&#93;" /><br />
Son yıllarda insanlar sık sık lazer ameliyatları hakkında yeni haberler duyuyorlar veya okuyorlar. Ancak merak edilen, insanların kafasını karıştıran bir çok soru var. Lazer ameliyatının kullanım alanı hayli geniş. Dünyada çok az sayıda benzeri olan ve Türkiye\\\'nin ilk göz hastanesi Dünya Göz Hastanesi, iki yaşını doldurdu ve geçmişteki çalışmalar ortaya döküldüğünde görüldü ki, yurtdışından insanlar, Türkiye\\\'ye lazerle göz ameliyatı olmaya geliyorlar. Dünya Göz Hastanesi başhekimi Prof. Dr. Turgay Aktunç\\\'un verdiği bilgiye göre iki yılda 62 kişi yurtdışından lazer ameliyatı olabilmek için Türkiye\\\'ye gelmiş. Yıllarca yurtdışına taşınan Türkiye insanları için oldukça önemli bir gelişme. Lazerle göz kusurlarının giderilmesi konusunda merak edilen soruların hepsini, bu hastanenin başhekimi ve doktorları Opr. Dr. Ayhan Pulur, Dr. Hasan Çubuk başbaşa verdiler, ortaya döktüler. Merak edenler için mini bir rehber çıktı.<br />
<br />
Göz bozukluklarında, kırma kusuru tedavisinde neden lazeri tercih ediyorsunuz?<br />
<br />
<br />
- Excimer lazer ile kırma kusurlarının giderilmesi kuralları ve sonuçları belli, güvenilir bir yöntem olarak tıp dünyasındaki yerini aldı. Uygulamanın kısa olması, maliyetinin diğer yöntemlere göre düşüklüğü, insanların operasyon esnasında ve sonrasında hayatlarından memnun olması, lazerin kullanımını sıklaştırdı.<br />
<br />
Excimer lazer nedir?<br />
<br />
<br />
- ArF gazı kullanarak 193 mm dalga boyunda, ultraviyole ışık üreten bir cihaz. Işığın düştüğü yerdeki kornea dokusunun molekülleri arasındaki kimyasal bağları kopartarak dokuyu çevre dokulara zarar vermeden ortadan kaldırıyor. Bu sayede kırma kusurunu oluşturan şekil bozukluğu düzeltilmekte ve kişi gözlük veya kontakt lens kullanmadan net bir görüş elde edilebilmekte.<br />
<br />
Gözde lazer ameliyatları ne kadar zamandır uygulanıyor?<br />
<br />
<br />
- Türkiye\\\'de sekiz yıldır, yurtdışında ise 17 yıldır lazer ameliyatı yapılıyor.<br />
<br />
Amerika\\\'da bu ameliyatların yasak olduğu doğru mu?<br />
<br />
<br />
- Amerika\\\'da FDA yani Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi\\\'nin onayı olmadan bir ilacın veya tıbbi cihazın piyasaya sürülmesi ve halk tarafından kullanılmasına izin verilmesi mümkün değil. FDA, her yeni cihazı en az 11-12 yıl denetliyor. Sağlığa uygun olduğuna karar verirse, kendi vatandaşlarının bu cihazla tedavisine izin verir. Summit marka excimer lazer cihazı, FDA onayını almış tek cihazdır.<br />
<br />
Hangi göz bozuklukları tedavi edilebiliyor?<br />
<br />
<br />
- Miyop, astigmat, miyop-astigmat ve hipermetrop bozuklukları tedavi edilebiliyor. Önceleri sadece miyop ameliyatlarının başarısı yüksekti. Astigmat ve hipermetrop da artık özel aparatlar kullanılarak tedavi edilebiliyor. Bunun için özel olarak kullanılan laser diskin avantajı, lazer ışığı göze gelmeden önce laser disk üzerinde işlem yapmakta ve disk üzerinde oluşan şekil aynen göze transfer edilmekte. Bu da hata payını sıfırlıyor.<br />
<br />
GÖZ TEMBELLİĞİ ENGEL DEĞİL<br />
<br />
Ameliyat olmak için yaş sınırı var mı?<br />
<br />
<br />
- En az 18 yaşını doldurmuş kişiler ameliyat oluyor.<br />
<br />
18 yaşının üzerindeki herkes ameliyat olabiliyor mu?<br />
<br />
<br />
- Gözün yapısının lazere uygun olması çok önemli. Dolayısıyla herkes olabilir denemez. Önce ayrıntılı bir muayeneye ihtiyaç var. Kişinin en iyi gördüğü gözlük numaralarıtespit ediliyor ve gözün retina kısmına bakılıyor. Retinanın durumu özellikle miyop gözler için çok önemli. Çünkü yüksek miyop olan gözün retinasında yırtık ve delik olma riski normal gözlere oranla daha yüksek. Eğer böyle bir durum varsa, Argon laser ile tedavi ediliyor. Problem ortadan kalktıktan sonra diğer tetkiklere devam ediliyor. İkinci önemli araştırma, kornea dokusunun yüzeysel dokusunu tespit etmek alanında. Eğer tüm veriler uygunsa, ameliyata karar veriliyor.<br />
<br />
Göz tembelliği ve şaşılık lazer ameliyatının yapılmasına engel mi?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Göz tembelliği olan göz, ameliyat öncesi gözlük ve lensle ne kadar iyi görüyorsa, ameliyat sonrası onlar olmadan ancak o kadar görebilecek. Yani lazer ameliyatı, kişiyi gözlük ve lensden kurtarıyor ancak tembelliği tedavi etmiyor. Göz tembelliğinin şu anda tedavisi mümkün değil. Şaşılığı olan kişiler ise önce şaşılık tedavisi görüyor daha sonra kırma kusurları tedavi ediliyor. Eğer gözdeki kayma miktarı çok fazla değilse, kişi gözlük taktığında bu kayma farkedilmiyorsa, lazerle tedaviden sonra, gözlük ve kaymadan kurtulmak mümkün.<br />
<br />
Kaç dereceye kadar olan göz bozuklukları tedavi edilebiliyor?<br />
<br />
<br />
- Miyop ve miyop-astigmatlar, gözün yapısı elverişliyse, 0.5 diyoptriden 20-22 dioptriye, düz astigmat ve hipermetroplar ise 5 dioptriye kadar tedavi edilebiliyor.<br />
<br />
KÖR OLUR MUYUM?<br />
<br />
Bu ameliyat sonucu kör olma riski nedir?<br />
<br />
<br />
- Sıfır. Lazer ameliyatları tarihinde, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vakaya rastlanmamıştır.<br />
<br />
Ameliyatların başarı oranı nedir ve tekrarlayabilir mi?<br />
<br />
<br />
- Tedavide başarı oranı yüzde 97 civarında. Yani yüzde 97 olasılıkla kişinin göz numarası, gözlüksüz yaşam koşulu denilen +-0.25 diyoptri arasına düşer. Yüzde üç ihtimalle, göz numarası ilk üç ay içerisinde tekrar bir miktar artış gösterebilir. Ancak bu artış hiçbir zaman ameliyat öncesi göz numarasına ulaşamaz. Eğer ilk üç ay içinde gözün numarası hedeflenen yerdeyse, bir daha artış söz konusu olamaz.<br />
<br />
Tekrar ameliyat olmak gerekir mi?<br />
<br />
<br />
- Eğer gözün numarasında üç ay sonunda artış varsa, bu miktar lazerle tekrar düşürülebilir.<br />
<br />
Ameliyat süresi ne kadardır?<br />
<br />
<br />
- Kişinin operasyon odasına girip, çıkması yaklaşık 7-8 dakika sürüyor. Lazer operasyonunun süresi ise 25-30 saniye kadar.<br />
<br />
Ameliyat anestezi altında mı yapılıyor ve ağrı, acı duyuluyor mu?<br />
<br />
<br />
- Anesteziye ihtiyaç yok. Ağrı, acı ise duyulmuyor.<br />
<br />
Ameliyat sonrası hastanede yatmak gerekiyor mu?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Operasyondan sonra kişi evine gidebiliyor.<br />
<br />
Hamile kadınlar da ameliyat olabilir mi?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Sadece excimer lazer değil tüm lazerlerin, röntgen ışınının gebeliğe zararı olabilir.<br />
<br />
Ameliyat sonrasında gözler kapalı kalıyor mu?<br />
<br />
- Hayır.<br />
Lazer ameliyatı gözde herhangi bir rahatsızlığa zemin oluşturabilir mi?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Ayrıca yaş ve diğer faktörler nedeniyle katarakt gibi ortaya çıkabilecek rahatsızlıkların tedavisine de engel olmuyor.<br />
<br />
40 yaşından sonra ortaya çıkan yakını görememe sorununu da lazerle tedavi edebiliyor musunuz?<br />
<br />
<br />
- 40 yaşından sonra oluşan ve yakını görmekte zorluk oluşturan oftalmolojide Presbiyopi denilen kusurun, lazer veya cerrahi yöntemlerle tedavisi mümkün değil. Lazerle genç yaşlarda gelişen kırma kusurları tedavi edilebilmekte. Orta yaşın üzerindeki kişiler genellikle iki ayrı gözlük kullanıyorlar.<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.kadinlaricin.net/images/articles/1169/goz-ameliyati.jpg" border="0" alt="[Resim: goz-ameliyati.jpg&#93;" /><br />
Lazer ağrısız mı değil mi, buyrun bakın<br />
<br />
Lazer göz ameliyatı için sırada bekleyen hastaların ‘Operasyon sırasında acı duyar mıyım, duymaz mıyım’ korkuları bitiyor. <br />
<br />
AcıbademGöz, operasyon odasıyla bekleme salonu arasına yerleştirdiği cam duvarla, lazer ameliyatlarının kansız ve ağrısız ameliyatlar olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Acıbadem Sağlık Grubu ile Doç. Dr. Bozkurt Şener, Doç. Dr. Yusuf Durlu ve ekipleri, ‘şeffaf ameliyathane’ adını verdikleri bu salonlar sayesinde, ‘excimer lazer’in her anını, operasyon için bekleyen hasta ve yakınlarıyla paylaştıklarını söylüyorlar. <br />
<br />
Kapasite ve donanımını artıran AcıbademGöz, katarakt teşhisinde, katarakt tam yeri ve kalınlığı ile ameliyatta kullanılacak tekniğin belirlenmesinde kullanılan ‘Pentacam’ adlı cihaz ile de teknolojik bir ilke imza attıklarını söylüyor. Dr. Bozkurt Şener, Pentacam’ı bir çeşit ‘Gözün ön tarafının tüm detaylarını gösteren bir göz tomografisi cihazı’ olarak tanımlıyor<br />
<br />
Gözün neresini lazer ile tedavi sizin alanınıza giriyor?<br />
Gözün arka sekment cerrahi denilen gözün retina tabakasıyla ilgili ve gözün içini dolduran vitrus dediğimiz kısımla ilgili mikro cerrahi.<br />
 Lazerin göz tedavisine girişi dünyada ne zaman oldu? Türkiye’de ne zaman?<br />
 Lazer’in tıbba girmesi 1800’lü yıllara gider. Türkiye’de kullanılmaya başlaması ise 1960’lı yıllardır. Son 15-20 yıldır daha yaygın kullanım gerçekleşti. Son 5-6 yıldır ise neredeyse bütün hastanelerde kullanılıyor. Ben öğrenciyken sadece Ankara Tıp Fakültesi’nde, Göz Bankası’nda lazer tedavisi vardı.<br />
 Lazeri göz alanında hangi hastalıklara uyguluyorsunuz?<br />
 İki türlü kullanılır. Biri ‘Yakıcı lazer’, diğeri ‘Kesici lazer’. Bu daha çok katarakt ameliyatlarından sonra oluşan kalıntıları tedavi etmek için kullanılan alan. Göz tansiyonu, yani glokom hastalığında kullanılıyor. Yakıcı için ise en yaygın olarak diyabet retinopati dediğimiz konuda şeker hastalarına uygulanıyor. Gözün retina tabakası bozulmuş oluyor. Orada kullanıyoruz. Bir de hipertansiyon dolayısıyla aynı tabaka bozulabiliyor. Orada da kullanılıyor. En çok bu iki hastalıkta kullanılıyor. Başka kullanım alanları da var tabii.<br />
 Birkaç örnek verseniz?<br />
Örneğin retina kan damarlarını veya retinanın yapısını bozan rahatsızlıklarda da kullanılır. Son zamanlarda sık gördüğümüz dekolman dediğimiz retina yırtıklarında kullanılıyor. Başlangıç safhasıyla yırtığın kapatılmasında kullanılıyor.<br />
KÖR KALMA TEHLİKESİ<br />
 Retina yırtığı neye sebep oluyor?<br />
 Retina tabakası kendisini besleyen alttaki kan tabakasından ayrılıyor. Beslenemediğinden retina giderek hayatiyetini kaybediyor. Tedavi edilmezse körlük ile neticeleniyor. Bildiğiniz gibi retina gözün görme fonksiyonunu sağlayan sinir tabakası.<br />
 Miyoplukla ilgili de lazer uygulanmıyor mu?<br />
 Evet ama o ayrı bir tür lazer tedavisi. Orada retina tabakası değil gözün öndeki saydam tabakası, kornea tabakası tedavi ediliyor. Hipermetropi değil ana miyopinin düzelmesi için kullanılıyor lazer.<br />
 Hipertansiyon ve diyabette kullanılan lazerin miyopidekinden farkı nedir?<br />
Hipertansiyon ve diyabet bütün vücutta olduğu gibi gözde de kan damarlarının yapısını bozan hastalıklar. Damar yapısının bozukluğu retina tabakasının, sinir tabakasının beslenmesini engelliyor. Lazer ile bu bozukluk olan bölgeler yakılıyor. Bu tabii çok ideal bir tedavi yöntemi değil. İdeal olan o bölgenin eski sağlıklı haline dönüştürülmesidir. Maalesef bu mümkün olmuyor. Ancak o bölgenin yakılıp devre dışı bırakılması böylece orada daha anormal yapılanmaların olması engelleniyor.<br />
 Tedavi edilmezse ne olur? Başka tür tedavi var mı bu bozukluklar için?<br />
Tedavi etmezseniz göz içinde şiddetli kanamalar olur. Görme fonksiyonunu bozacak durumlar ortaya çıkar. Tedavi bu bozulmuş kısmın devre dışı bırakılmasıyla ilgili. Dediğim gibi tedavi ideal durum oluşturmuyor ama ne yapalım ki dünyada bundan başka tedavi yok.<br />
Türkiye’nin her tarafında bu tedavi uygulanıyor mu?<br />
 Her tarafında değil ama büyük şehirlerde var. Uygulanıyor.<br />
HER YERDEN TALEP VAR<br />
 Size nerelerden hasta geliyor?<br />
Başta Güneydoğu olmak üzere çok yerden geliyor. Türkiye’nin her yerinden geliyor. Bu biraz da sigorta hastanelerinde lazer tedavisinin çok yaygın olmamasından ileri geliyor. Büyükşehir fakültelerinde lazer var ama SSK hastalarını bölgelerindeki fakültelere değil de Ankara SSK Hastahanesi’ne yolluyorlar. <br />
 Günde ortalama lazer bölümünüze kaç hasta geliyor? Hepsine ameliyat yapılıyor mu?<br />
 60-70 hasta ortalama gelir. Ameliyat endikasyonu koyduğumuz hastalar farklı. Bunlardan belki 8-10 tanesi ameliyatlık çıkabilir. Ama 60-70’in 40’ı lazer tedavisi gerektiren hastalardır. Göziçi yıkama, vitrektomi dediğimiz müdahaleler de var. Onlar tamamen cerrahi müdahaleye giriyor. Tabii lazerli müdahale de cerrahi müdahale sayılır ama o ameliyathanede gözü açarak yaptığımız müdahale değildir. Işınla müdahaledir.<br />
 Son günlerde basında lazerli tedavinin tehlikesinden söz eden haberlere sık rastlar olduk. Bu nereden ileri geliyor?<br />
 Gözle ilgili olarak tehlikesi uygun yapılmamasından kaynaklanabilir. Uygulama tekniği kötü olursa tehlike vardır. Bazan her insanın dokusu aynı reaksiyonu vermediğinden dolayı sorun çıkabilir.<br />
Olumsuz neticelerle ilgili bir oran var mıdır? Kaçta kaç körlükle neticelenir?<br />
 Çok yüksek değildir bu oran. Yüzde onu geçmez. Bu tam istenen sonucun alınmamasıyla ilgili orandır. Yoksa kör olmak çok daha uzak ihtimaldir. Bu oran belki yüzde yarım yahut bir olabilir.<br />
 Lazer tehlikesinden bahsedilince ne anlamak lazım?<br />
Tedavinin öncelikle etkin olmaması anlaşılmalı. Görme derecesinin düşmesi anlaşılmalı. Göz tansiyonunun yükselmesi olabilir. Nadir durumlardır bunlar. Bu tehlikeleri göze almayarak tedaviyi reddetmek yanlış bir yaklaşım olur.<br />
 Lazer ile tedavi yapan doktorlar arasında ustalık da rol oynar mı?<br />
 Hiç şüphesiz. Her işte olduğu gibi tabii bunda da olur.<br />
 Hastanenizde kaç uzman var bu konuda?<br />
 İki klinik çalışıyoruz. Lazer bölümünde altı kişiyiz. Diğer klnikte de sanıyorum 3 ya da 4 kişiler. Sanıyorum 18 senelik hekim olarak, Türkiye’de bu alanda en yoğun çalışmanın yapıldığı yerin bizim hastane olduğunu söyleyebilirim. Daha yoğun çalışmanın yapıldığı yeri görmedim.<br />
 Miyop düzeltme konusu galiba bazı endişeler oluşturuyor?<br />
 Olabilir. Miyop düzeltmelerinde kullanılan lazerin türü biraz daha farklı. Orada gözün kornea tabakasının eğriliği düzeltiliyor. Bombelik lazer ile azaltılınca miyop derecesi azalmış olur. Piyasada bu çok başarılı, hiçbir komplikasyonu olmayan bir tedavi gibi lanse edilir. Bu doğru değildir. Operasyonda birçok komplikasyon olabilir. Yüzde yüz değildir. Yüzde yüz başarı söz konusu değildir.<br />
 Ne olması ihtimalleri var?<br />
 En kötüsü korneayı düzelteyim derken göz nakline sebep olabilir. Korneada kalıcı bulanıklıklar oluşabilir. Göz numarası sıfıra inmeyebilir. Bu basit bir komplikasyondur. Miyopken hipermetrop olma riski vardır. Ama gözlükten kurtulmak isteyen insan o kadar çok ki bu ihtimalleri göze alırlar. Onun için talep çoktur. Hastane ya da muayenehaneye gelen gözlüklü insanların hemen hemen hepsi bu ameliyatı sorarlar. Eğer siz çok parlak sonuç vadederseniz gayet iyi paralar ödemeye de hazırlardır.<br />
 Bu operasyonlara ne kadar ödenir?<br />
 Hastanede yapılırsa, Sigorta hastanesinde bir şey ödenmez. Özel muayenehanede ise 1000 dolardan başlayıp 5000 dolara kadar talep edenler vardır. Çünkü insanlar bunu ödemeye çoktan hazırdırlar. Kolay bir yöntem, hem doktor hem de hasta için. Hemen birkaç dakikada işiniz hallolur. Şansınız yaver gittiyse gözlüksüz evinize gidersiniz. Ama çok gördüğüm kötü vakalar da vardır. Tedavide seçici olmak gerek. Her isteyene uygulanmamalı. İyi incelenmeli.<br />
5 YILDIR YAPILIYOR<br />
 Neticeler genelde iyi mi?<br />
Bir cerrahi yöntem uygularken en az bir on sene yapılan müdahalelerin izlenmesi lazım. Ondan sonra rahat davranılabilir. Bizde henüz o kadar uzun süreli sonuçlar yok. Bizde biraz rahat yapılıyor bu iş. Türkiye’de başlayalı 5 yıl kadar oldu. Daha on yıllık sonuç yok. Göz nakline giden vakalar, kornea değişmesi gerektiren vakalar görüyoruz.<br />
 Yurt dşında bu konudaki uygulama ne zaman başladı?<br />
Bizden biraz daha önce ama on sene falan olmadığını sanıyorum. Hastaya oluşabilecek riskleri anlatmanız lazım. Bunu yaptığınız zaman birçok hastanın vazgeçtiğini görüyorsunuz. Müdahaleden düzensiz astigmat falan da doğabiliyor. Bu da hastanın gözlükle bile düzgün görememesi demek. Anlatılması lazım. Göz nakli gerekebilir.<br />
 Lazerle katarakt ameliyatı oluyor mu?<br />
Hayır. Lazerle katarakt ameliyatı diye lanse ettikleri hadise fako dediğimiz bir yöntem. Ticari gayeyle lazer olarak takdim ediliyor. Normal katarakt ameliyatında biraz daha büyük kesi açılıyor. Oraya dikiş konuyor. Normalde yapılan bu ama fako yöntemi dikişsiz oluyor. Ufak bir kesiden girilir. İyileşmesi daha kolaydır. Daha ideal yöntem. Yeni uygulanan bir yöntem. 5-6 yıldır. Bunu lazer yöntemi diye sunanlar var. Lazer sadece normal katarakt yönteminden sonra kalan kalıntı varsa o zaman kullanılır.<br />
<br />
Göze, radyo dalgasıyla ameliyat<br />
<br />
Radyo dalgaları yardımıyla göz ameliyatı yapılan yeni bir yöntem geliştirildi.<br />
Alman Der Spiegel dergisinin internet sayfasında yer alan habere göre, ABD’de Stanford Üniversitesi’nde görevli göz cerrahı Edward Manche, Seattle’da göz hastalıklarıyla ilgili düzenlenen bir konferansta bu yöntemi tanıttı.<br />
<br />
Manche, radyo dalgaları yardımıyla kornea tabakasının şeklini değiştirdiklerini ve hipermetrop (yakını görememe) hastalığını iyileştirdiklerini söyledi.<br />
<br />
Bu yöntemin lazerli ameliyattan daha ucuz ve güvenli olduğunu kaydeden Manche, gözün dış tabakasının şeklini radyo dalgalarının frekans bandındaki elektromanyetik enerjiden yararlanarak değiştirdiğini belirtti.<br />
<br />
Lazer İle Gözlüğe Elveda!<br />
Sabah uyandığınızda çevrenizi görebilmek için yatağınızın yanına koyduğunuz gözlüğünüzü aranmaktan sıkıldınız, insanlarla öpüştüğünüzde ya da kışın dışarıdan sıcak bir mekana girdiğinizde buğulanan ve kirlenen gözlük camlarından bıktınız... İşte gözlüklerinizden kurtulmanın yolu lazer cerrahisiyle ilgili bilmek istedikleriniz.<br />
<br />
Lazer aslında bir tür ışıktır ve bazı parametreler iyi ayarlanırsa tıpta da bir çok alanda kullanılabilir. Göz alanında lazer uzun süredir kullanılıyor. Yaklaşık 10 yıl öncesinde bu tür ameliyatlarda acaba uzun süreli sonuçlar nasıl ya da yeterince güvenli bir cerrahi mi gibi sorular hastaların kafasını kurcalarken günümüzde kullanılmakta olan teknikler bu teknolojiyi son derece güvenli hale getirdi. Lazerin göz cerrahisinde de pek çok kullanım alanı var.<br />
<br />
 <br />
<br />
Op. Dr. Ertan Sunay LASIK cerrahisi ile ilgili sorularımızı bu hafta sizler için yanıtladı:<br />
<br />
 <br />
<br />
Lazer cerrahisi nasıl bir teknik?<br />
<br />
Eskiden Moskova kökenli ve korneayı elmas bıçakla çizmek yoluyla uygulanan bir cerrahi teknik tamamen tarihe karıştı. Şu anda artık yapılan korneayı çizmek değil tamamen farlı bir tekniktir.  <br />
<br />
Her gözlük kullanan lazerle bundan kurtulabilir mi? <br />
<br />
Myopiyi tedavi etmek için lazer şu anda en iyi tekniktir. Hemen hemen  her gözlük kullanan miyop hastası lazerle ameliyat olabilir. Eğer kornea denilen gözbebeğinin önündeki camsı cismin kalınlığı uygunsa, gözde miyopi dışında başka hastalıklar yok ise ve göz hekimi tarafından göz derecesi uygun bulunuyor ise bu teknikle gözlükten kurtulmak mümkün.  <br />
<br />
Lazer uygulanırken anestezi uygulanır mı ya da ağrı duyuluyor mu? <br />
<br />
Sadece göze uyuşturucu damla damlatarak bu müdahale yapılabilir. Şu anda uygulanan teknik LASIK denilen teknik ve bu teknikle hasta kesinlikle ağrı duymaz. <br />
<br />
Yurtdışındaki merkezlerle ülkemizde uygulanan teknikler arasında fark var mı ? <br />
<br />
Son yıllarda ülkemizde konuyla ilgili son derece iyi eğitilmiş göz hekimleri bu tekniği uyguluyor. Kesinlikle ülkemizdeki gözde lazer uygulamalarıyla diğer gelişmiş ülkelerdekiler arasında hiçbir fark bulunmuyor. <br />
<br />
Hangi hastalara uygulanıyor? <br />
<br />
LASIK 21 yaşın üzerindeki hastalara uygulanan bir tekniktir. 2 numaradan daha düşük dereceli miyoplarda tavsiye edilmez. 10-14 derece olan miyop hastalarında da Lasik cerrahisi uygulanmıyor.<br />
<br />
 LASIK cerrahisinin yan etkileri var mı ? <br />
<br />
Lazer cerrahisi yapılacak adayın doğru belirlenmesi ve bu müdahelenin iyi bir cihazla yapılıyor olması bu tekniği son derece güvenilir kılıyor. <br />
<br />
Uzun süreli sonuçlar belirsiz olduğuna göre beklemek gerekir mi ? <br />
<br />
Uzun dönem sonuçları biliniyor ve bunlar son derece iyi. Eskiden kullanılan tekniklerde uzun dönemde ciddi başarısızlıklar olabiliyordu ancak LASIK yönteminin sonuçları son derece yüz güldürücü. Korneanın kalınlığı oldukça önemli.  <br />
<br />
Ameliyat sonrasında kişi normal yaşama kaç günde dönebilir? <br />
<br />
Genellikle bu ameliyattan sonra sadece göze damlatmak üzere birtakım damlalar verilir ve bir iki gün sonra kişi işine dönebilir.<br />
<br />
Göz bozukluğu<br />
<br />
Gözün uzağı görememesi haline miyopi denir. Lazer ile düzelir ve gözlükten kurtulursunuz. Lazer tedavisinde uygulanan bazı kriterler vardır. Göz hekimi sizi muayene ediyor, gerekli tetkikleri yapıyor. Eğer göz dibinde bir başka hastalık yok ise laser yapılıyor. Test, yapılacak lazer tipine göre değişmektedir<br />
<br />
Ekmeği çok yemeyin<br />
<br />
Amerikan bilim adamları, sadece kitap okumanın ve televizyon seyretmenin değil, ekmeğin de gözleri bozabileceği uyarısında bulundular. Biyolog Loren Cordain ve beslenme uzmanı Jennie Brand Miller’in “New Scientist” dergisinin son sayısında yayınlanacak araştırmalarına göre, Avrupa’da son 200 yılda artan göz bozuklukları, ekmek gibi nişasta ağırlıklı besinlerin daha fazla tüketilmesinden kaynaklanıyor. ABD’nin Colorado Üniversitesi’nde görevli Miller, buğday ürünlerinin içinde yer alan yüksek orandaki nişastanın çok çabuk sindirildiğini ve insülin hormonunun pankreastan normalden daha fazla salgılanmasına neden olduğunu söyledi.<br />
<br />
Diyabetik göze lazerli çözüm<br />
<br />
Dünyada 120 milyon Türkiye\\\'de ise yaklaşık 3.4 milyon kişide bulunduğu tahmin edilen şeker hastalığının sinir ağ tabakasınının yanı sıra gözü de etkilediği belirtilirken, bu sorunun lazer tedavisiyle son bulduğu bildirildi. Şekere bağlı gözde ortaya çıkan rahatsızlığın \\\"Vazoendotelya\\\" adlı proteinden kaynaklandığını ifade eden uzmanlar, bu proteinin etkinliğinin azaltılmasıyla körlüğün kontrol altına alınabileceğini söyledi. <br />
Kullanılan bazı ilaçlarla bu proteinin kandaki oranını azaltarak diyabet hastalarında göz bozukluklarının az görülmesinin sağlandığını kaydeden Türkiye Hastanesi Başhekimi Opr.Dr. Nusret Baş, gelişen teknolojiyle yakın gelecekte bu sorunun tamamen ortadan kalkacağı vurguladı. <br />
Diyabet hastalarının görme bozukluğu ortaya çıktığında doktora geç gittiklerinden yakınan Baş, \\\"Geç kalınca operasyonun başarı oranı etkileniyor. Göze büyük ölçüde zarar veren ve şeker hastalığına bağlı olarak gelişen diyabetik retinopati sorunu günümüzde lazer fotokoagülasyon ameliyatı ile protein seviyesinin azaltılmasıyla etkisiz hale getiriliyor\\\" dedi.<br />
<br />
Miyop yapıyor<br />
Fazla salgılanan insülin hormonunun, gözün gelişimini bozup, göz yuvarlağının büyümesine neden olabileceğini söyleyen Miller, göz yuvarlağı normalden büyük olan insanların uzağı göremediğini (miyop) belirtti. Aşırı kilolu ve şeker hastalarının genelde miyop olduğunu hatırlatan bilim adamları, Batılıların beslenme alışkanlıklarını edinen Eskimolar’da miyop oranının yüzde 50 arttığını kaydetti.<br />
Batılıların gözlerinin, sadece kitap okuma alışkanlıkları arttığı için bozulduğu görüşünün yanlış olduğunu söyleyen bilim adamları, ülkelerinde Batılıların eğitim sistemini uygulayan, ancak kendi beslenme alışkanlıklarını devam ettiren Pasifik’in güneyindeki Vanuatu adasındaki halkın sadece yüzde 2’sinin miyop olduğunu örnek olarak gösterdi.<br />
<br />
Göz ağrısı<br />
<br />
“18 yaşındayım. 3 yıldır gözlük kullanıyorum. Göz doktoru basit miyop-astigmat dedi. Ayrıca sağ gözüm de tembel imiş. Devamlı gözlük kullanmak zorunda kaldım. Ancak görmemde düzelme olmadı. Doktorlar göz bozukluğunu lazer ile tedavi edebiliriz ancak tembellik düzelmez diyorlar. Ne yapmalıyım? Zaman zaman gözlerimde yanma ve baş ağrısı oluyor. Bu şikayetlerim için ne yapmalıyım.”<br />
Göz sinirlerinin yeterince kullanılmaması sonucu gözde tembellik meydana gelebilir. Bu durum daha ziyade doğumdan sonra gelişen şaşılıklarda olur. Göz kasları uyumlu çalışmadığı için bakılan cisimleri tek noktada görebilmek maksadı ile sinirlerden daha doğrusu gözden birisi devre dışı bırakılır. Buna da göz tembelliği adı verilir. Bu göz uzun süre kullanılmaz ise sinir görnesini tamamen kaybedebilir. Bu sebebten dolayı şaşılığı olan çocukları erken dönemde göz hekimine muayene ettirmeli ve tedavi başlatılmalıdır. <br />
Sizde şaşılık olmadığına göre böyle bir hastalık söz konusu olamaz. Belki göz sinirinde zayıflık olabilir. Gözü fazla yormayın. Bilgisayar, televizyon gibi aletleri uzun süre seyretmeyin. Çalıştığınız ortamın ışığını iyi ayarlayın. Karanlık, tozlu, dumanlı yerlerde fazla durmayın. Güneşe fazla bakmayın. Gözlerinizi sık sık dinlendirin. Gözlerinizdeki yanma va baş ağrısı göz bozukluğundan ileri gelebilir. Ayrıca sinüzit var mı, diye de bir film çektirmeniz iyi olur. <br />
Gözün değişik noktalarda net görememesi haline astigmat denir. Uzaktaki cisimleri net görmeme haline de miyopi ismi verilir. Zamanımızda miyopi ve astigmat için gözlük verilmektedir. Gözlük bozuklukları düzeltmez sadece net görmeyi sağlar. Lazer tedavisi ile gözdeki bozukluk tedavi edilmekte gözlük ihtiyacı ortadan kalkmaktadır. Miyopi tedavisinde lazer iyi sonuçlar vermekte, astigmat için tam istenilen sonuç elde edilememektedir.<br />
<br />
Göz muayenesi<br />
<br />
<br />
İki yıldır göz muayenesi olmadıysanız veya diyabetikseniz mutlaka doktora gitmelisiniz.<br />
<br />
Göz muayenelerinde, herhangi bir göz bozukluğunun yanı sıra diyabet, yüksek kan basıncı ve yüksek kolesterol de bulunabilir.<br />
<br />
Herhangi bir göz doktoruna gidip muayene olabilirsiniz.<br />
<br />
Görme azalmasına fotodinamik tedavi<br />
<br />
50 yaşından sonra başlayan’’görme azalması’’ hastalığının ’’fotodinamik’’ adı verilen yöntemle, 20 dakikalık sürede tedavi edilebiliyor. Yaşlanmayla birlikte, gözdeki görme noktasının bozulmasından kaynaklanan rahatsızlıkta daha önce kullanılan yöntemlerin, retina bölgesine yan etki yaptığı belirten Doç. Dr. Murat Öncel, ’’fotodinamik’’ tedaviyle, gözün diğer görme kısımlarına zarar verilmeden, mevcut görme oranının korunduğunu ifade etti. Yeni yöntemde, hastaya önce damardan ilaç veriliyor, göze verilen lazer ışığı yardımıyla bu ilaç aktif hale geliyor. Doç. Dr. Öncel, ilacın aktivasyonunun sağlanmasından sonra, görme noktasındaki, görmeyi bozan anormal damarların etkisiz hale geldiğini ifade etti.<br />
<br />
İyi görmenin formülü<br />
<br />
50\\\'li yaşlardaki milyonlarca kişinin en büyük şikayetlerinden biri olan ve zaman içinde körlüğe kadar ilerleyen görme duyusunun zayıflamasını önlemek için doktorlar çeşitli meyve ve sebze ile yumurta tüketilmesini salık verdiler. Amerikan, İngiliz, Alman ve Hollandalı doktorların ortak araştırmasına göre, yumurta, mısır, siyah üzüm, dolmalık biber, balkabağı gibi yiyecekler yaşlılıkta gözün güçten düşmesini önlüyor. Çünkü bu yiyecekler ‘lutein’ ve ‘zeaxanthin’ adlı antioksidan maddeler içeriyor. Söz konusu kimyasallar oksijen atomlarının gözün arka bölümünde meydana getirdiği hasarı önlüyor<br />
<br />
Göze ince ayar<br />
<br />
Gözün kırma kusurları olan miyop, astigmat ve hipermetrop, ‘‘excimer’’ lazer ve ‘‘keratom’’ adı verilen cihazların bir arada kullanılmasıyla ağrısız ve güvenilir biçimde düzeltiliyor. Hasta, ameliyat sonrası ilk dakikada yüzde 50, 24 saat içinde de yüzde 95 hatasız görme oranına ulaşıyor.<br />
<br />
Kendi geliştirdiği ‘‘planoscannig’’ yöntemini 3 yıllık klinik çalışmasıyla uygulayan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Bozkurt Şener, bu yöntemle gözün normal anatomisinin bozulmadığını, tedaviden sonra hastanın ağrı çekmediğini söyledi. Alman Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Bozkurt Şener, planoscannig yönteminde ‘‘excimer’’ lazer cihazıyla korneaya saniyede 50 vuruş yapıldığını belirterek şöyle dedi:<br />
<br />
‘‘Muayeneyle belirlenen sorun, dokunun kalınlığı, hastanın cinsiyeti, yaşı gibi bilgiler bilgisayara veriliyor. ‘‘Keratom’’ cihazıyla korneanın üzerinden ince bir tabaka, aşağıdan yukarı doğru, göz kapağının kapanmasına uygun kaldırıyor. Kusur, korneanın üzerindeki değişik noktalara saniyede 50 lazer vuruşu yapılarak düzeltiliyor. Küçük nokta vuruşlar, kornea üzerinde adacıklar oluşturmadan sorunu tedavi ediyor. Cilalar gibi korneaya istenilen şekil veriliyor. Bu yöntemin alternatiflerinde, büyük ışık vuruşunda belirli bir süre sonra dokuda, ısınmanın etkisiyle buhar çıkıyor. Buhar, geri dönerek kornea üzerinde adacıklara yol açıyor. Bunun da iyileşmesi zaman alıyor. İstenen yüzey temizliği de yapılamıyor. Ayrıca ödem de görülebiliyor. Planoscannig yöntemi tüm bu komplikasyonları ortadan kaldırdı.’’<br />
<br />
Göze 10 dakikada teşhis konulur mu? <br />
Dünya Göz Hastanesi\\\'nin başlattığı ‘Trafikte Göz Sağlığı Kampanyası’, sürücülere ücretsiz göz muayenesi yapıyor. Ancak, ‘‘Bize 10 dakikanızı ayırır mısınız?’’ sloganıyla mobil göz kliniklerinde gerçekleştirilen bu kampanya çerçevesinde, yapılan muayenelerde yanlış sonuçlar da çıkabiliyor. Dünya Göz Hastanesi yetkilileri, mobil göz kliniklerinde yapılan muayenelerin tarama amaçlı olduğunu, gerçek bir muayenenin en az yarım saat süreceğini söylüyorlar. Okuyucularımızdan Murat Dündar da mobil göz kliniğinde muayene oldu. Yapılan muayene sonucu gözünde 1 derece miyop olduğu ve gözlük kullanması gerektiği söylenerek gözlük reçetesi verildi. Dündar, Dünya Göz Hastanesi\\\'ne giderek tekrar muayene olmak istedi. Burada yapılan muayenede ise sağ gözünde 0,5 astigmat, sol gözünde de 0,5 miyop tanısı konuldu. Dünya Göz Hastanesi yetkilileri, mobil göz kliniğinde yapılan muayenedeki amacın hastaya tam bir teşhis koymak değil, eğer gözünde bir bozukluk varsa kendisini uyarmak olduğunu söylediler. Yapılan muayenenin tarama amaçlı olduğuna dikkat çeken yetkililer, göz muayenesinin en az yarım saat sürdüğünü taramada ise bir doktorun günde 200 hastaya baktığını belirttiler.<br />
<br />
Gözlük ve kontakt lense veda<br />
ABD’de gözleri bozuk olan hastalar, gözlük ve lens takmak yerine tıp dilinde “lasik ameliyatı” denilen lazerle göz bozukluklarını düzeltme ameliyatı olmayı tercih ediyor. Son sayısında bunu kapak konusu yapan Time dergisi, sadece bu yıl içinde 500 bin ABD’linin lasik ameliyatı yaptırdığını bildirdi. ABD’de 160 milyon kişinin gözlük ya da kontakt lens kullandığını dikkate alan doktorlar,15 dakika süren ameliyatla göz bozukluklarının düzeltildiğini belirtiyorlar.<br />
<br />
Lazerle göz tedavisi<br />
Lazerle göz tedavisi yöntemi uygulanan düşük ve orta dereceli miyop vakalarında başarı oranı yüzde 78.3\\\'e ulaşırken, aynı oranın, yüksek dereceli miyop vakalarında yüzde 35.1\\\'e düştüğü belirtildi.<br />
 <br />
<br />
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Göz Araştırma Merkezi uzmanları bir toplantı düzenleyerek, lazerle göz tedavisi yönteminin iki yıllık uygulamasından elde edilen bulguları değerlendirdiler.<br />
<br />
Doç. Dr. Bozkurt Şener, merkezde son iki yılda sözkonusu yöntemle tedavi edilen bin 574 hastanın tedavi sonrası gösterdiği iyileşmenin incelenmesinden ortaya çıkan sonucun, miyopluk derecesi yükseldikçe tedavinin başarı düzeyinin azaldığını gösterdiğini söyledi.<br />
<br />
Doç. Dr. Şener, düşük ve orta düzeyli miyoplarda başarı oranı yüzde 78.3\\\'e yükselirken, yüksek dereceli miyop vakalarında başarı oranının yüzde 35.1\\\'e düştüğünü açıkladı.<br />
<br />
Doç. Dr. Şener, miyopluk derecesi 0-2 derece olanların tedavisinde yüzde 100\\\'e varan oranda başarı sağlanırken, 2-3 derece miyop olan vakalarda yüzde 80 dolayına, 6-10 derece miyoplarda yüzde 60\\\'a ve 10 derecenin üzerindeki miyop vakalarında ise yüzde 40\\\'lara düştüğünü kaydetti.<br />
<br />
HASTALAR MEMNUN<br />
<br />
Hastaların genelde tedavi sonucundan memnun olduğunu açıklayan, ancak \\\"Biz henüz tam olarak ne yaptığımızı bilmiyoruz. İhtiyatlı gitmek lazım\\\" diyen Doç. Dr. Şener, yöntemi uygulayan doktorların yöntem hakkında daha çok bilgi edinene kadar, lazerle tedaviye ihtiyatlı yaklaşmaları gerektiğini söyledi.<br />
<br />
Doç. Dr. Murat Öncel de, başarı oranı katarakt vakalarında yüzde 98-99\\\'a ulaşan lazerle tedavi yönteminin, astigmat hastalarına uygulanmasından çıkan sonucun, sözkonusu yöntemin düzenli astigmat hastalarında, düzensiz astigmat hastalarına göre daha başarılı sonuçlar vermesi olduğunu söyledi.<br />
<br />
GÖZE MÜDAHALE 15-30 SANİYE<br />
<br />
Bu arada, sözkonusu yöntemde tedavi gereken göze, bıçak yerine bilgisayar yardımı ile kullanılan lazer ışını ile müdahale ediliyor. Uyuşturulan göze müdahale 15-30 saniye kadar sürebiliyor. Hastanın gözü iki gün kapalı kaldıktan sonra, istenilen sonucun alınması için miyop vakalarında 15 gün, hipermetrop vakalarında ise 3 ila 6 ay kadar beklenebiliyor.<br />
<br />
Merkezde tedavi gören 100 hasta arasında Şubat 1993-Ekim 1994 tarihleri arasında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, hastalar en çok, müdahaleden bir saat sonra başlayan ve bir gün süren ağrıdan şikayetçi. Aralarında yüksek dereceli miyopların yoğunlukta bulunduğu bu 100 hasta, yüzde 72 oranında memnuniyet ifade ederken, aynı tedavi yöntemini yakınlarına da önerebileceklerini ve gerekirse kendilerinin de tekrar lazerle ameliyat olabileceklerini vurgulamış.<br />
<br />
Türkiye\\\'nin \\\'göz\\\'ü aydın<br />
<br />
Görme duyusunu kaybetmiş hastaların ne hayal kurmasına gerek var ne de yurt dışına gitmesine...<br />
<br />
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi\\\'ne bağlı olarak kurulan Göz Araştırma Merkezi yapmış olduğu çalışmalarla Avrupa ülkelerini geride bırakıyor.<br />
<br />
SON YENİLİKLER<br />
<br />
1989 yılında kurulan Göz Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celal Erçıkan, merkez kurulduğundan bu yana, dünyada mevcut teknolojinin tüm yeniliklerini, çağın gereklerini bilimsel çalışmaları ön safta takip eden ve bunu hastalarına uygulayan bir yüksek öğrenim kurumu olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.<br />
<br />
5 YILDA 5 BİN AMELİYAT<br />
<br />
\\\"İki gözünden de mahrum olan hastaları bir gün içerisinde ışığa kavuşturabiliyoruz\\\" diyen Erçıkan, şimdiye kadar 5 bin göz ameliyatını başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydetti. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından kendilerine çok sayıda hastanın geldiğini dile getiren Celal Erçıkan, Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika, Yugoslavya gibi gelişmiş ülkelerden bile hastaların geldiğine dikkat çekti. Her türlü göz ameliyatının yapıldığını anlatan Prof. Erçıkan, \\\"Göz içinde bulunan yabancı cisimlerin çıkartılması, göz içi iltihaplarının temizlenmesi ile, lazerle görme kusurlarını ve gözdeki lekeleri ortadan kaldırabiliyoruz\\\" dedi<br />
<br />
GÜÇLÜ KADROYA<br />
<br />
SAHİBİZ<br />
<br />
Göz Araştırma Merkezi\\\'nde görev yapan öğretim görevlilerinin yurt dışında ihtisas yaptıktan sonra burada çalışmaya başladığını belirten Prof. Erçıkan, \\\"Kadromuz güçlü ve başarılı. Yurdun başka yerlerinde referans klinik olma durumundayız. Başka üniversitelerden öğretim üyeleri gelip burada gerekli bilgiyi alıyor\\\" dedi.<br />
<br />
FİYATLAR<br />
<br />
TUZLU DEĞİL<br />
<br />
Amerika\\\'da 35 bin dolara yapılan bir vitrektomi (göz içi ameliyatı) ameliyatının Türkiye\\\'de 50 milyona malolduğuna işaret eden Erçıkan, Almanya ve Avrupa\\\'nın değişik ülkelerinde 2 bin 700 Mark\\\'a lazerle yapılan egzarmi göz ameliyatlarını ise 15 milyona yaptıklarını açıkladı. Diğer yandan Erçıkan, en büyük avantajlarının kendi döner sermayelerinin olduğunu savunarak, elde edilen gelirden öğretim üyelerinin hiçbir pay almadığını, gelirin sadece teknolojinin yenilikleri ve tıbbın gerektirdiği tüm ihtiyaçlara harcandığını kaydetti.<br />
<br />
EN SON TEKNOLOJİ<br />
<br />
1989 yılında kurulan Göz Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celal Erçıkan, merkezin kurulduğundan bu yana kadar, dünyada mevcut teknolojinin tüm yeniliklerini, çağın gereklerini ve bilimsel çalışmaları en ön safta takip eden ve bunu hastalarına uygulayan bir yüksek öğrenim kurumu olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.<br />
<br />
Lazer tedavisi <br />
Manisa’dan F. Y’ın sualine cevaptır: <br />
<br />
Gözde görme bozukluğuna refraksiyon kusuru denir. Gözün uzağı görememesi miyopi, yakını görememesi ise hipermetropi olarak adlandırılır. Görme kusurlarında net görme kaybolur. Sağlıklı görebilmek için gözlük kullanmak veya lens takmak lazımdır. Bunların tedavi edici, gözdeki bozukluğu eski haline getirici özelliği yoktur. Son zamanlarda uygulama alanına giren lazer tedavisi ile düzeltme ameliyatları yapılmaktadır. Lazer tedavisi ile görme kusuru tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Bu tedavinin yapılabilmesi için bazı kriterler vardır. Göz dibinde bir hastalık olmaması, yaşın onsekizin üstünde olması, gözdeki bozukluğun başka bir hastalığa bağlı olmaması gibi. Göz bölümünde detaylı araştırma yapıldıktan sonra ameliyata karar verilir. Ameliyat fiyatı uygulanacak ameliyat çeşidine göre değişmektedir.<br />
<br />
Miyop<br />
<br />
İstanbul’dan Ş. K. mektubunda özetle diyor ki: “33 yaşında bir bayanım. Gözlerim uzağı göremiyor. Yani bende miyop hastalığı var. Kullandığım gözlüğün camları çok kalın olup, hem aile içinde hem de toplumda alay konusu oluyorum. Bu durumdan kurtulmak istiyorum, ancak maddi durumum iyi değil. Bu durumda ne yapmalıyım.” <br />
Uzağı görememe haline miyopi denir. Göz ekseni uzadığı için net görme olmaz. Net görebilmek için gözünü kısarak bakar. Devamlı bu şekilde bakmak baş ağrısına yol açabilir. Miyop olan kimse ya gözlük takarak ya da lens kullanarak net görmeye çalışır. Bunlar gözdeki bozukluğu tedavi etmez, ilerlemesine mani olmaz. Son yıllarda uygulamaya konulan lazer tedavisi ile bozukluk ortadan kaldırılmakta, gözlük veya lens kullanımına gerek kalmamaktadır. Lazer tedavisi oldukça yaygınlaştı. Birçok hastanede ve özel göz hekimlerinde bulunmaktadır. Tedavi fiatları farklılık göstermektedir.  Maddi imkanlarınız iyi değilse eşinizin sigortasından faydalanarak sigorta hastanesinde tedavinizi yaptırabilirsiniz. Veya sigortadan lazer bulunan bir üniversite hastanesine sevkinizi yaptırmanız mümkündür. Bu durumda ücret ödemeden tedavinizi yaptırabilirsiniz. <br />
<br />
Lazerle Göz Ameliyatı<br />
<br />
Göz probleminiz var ve bu sorunu lazer operasyonu ile halletmek istiyorsunuz. O zaman dikkat; eğer yeni doğum yapmış bir anne veya hamileyseniz önce bir uzmanla görüşmeniz akıllıca olacaktır. New York Eye Surgery Center ( New York Göz Operasyon Merkezi) uzmanlarının yaptığı açıklamaya göre hamile kadınlarda meydana gelen olağan hormonal değişikliklerin, kornea’nın şeklini etkileyeceğini ve bunun da operasyonun başarı oranını düşüreceği belirtiliyor. Uzmanlara göre yaranın iyileşme süresi uzayabilir ve hatta ikinci bir düzeltme operasyonu da gerekebilir. Doktorların yeni anne ve anne adaylarına önerisi operasyonu doğumdan sonra hormonların normale döndüğü ana ertelemeleridir.<br />
<br />
Lazer uyarısı<br />
<br />
Lazerle tedavi olmak isteyen göz hastalarını uyaran uzmanlar, özellikle son günlerde hemen her yerde açılan ve gerçek maliyetin altında tedavi yapan lazer merkezleri konusunda dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. <br />
Başlangıçta miyoplar için geliştirilmiş olan laser tedavisi, günümüzde hipermetroplar ve karışık astigmatlar dahil tüm gözlük kusurlarında uygulanabiliyor. Ancak bu yöntemin daha fazla kâr elde etmek isteyen bazı merkezler tarafından eksik uygulandığını ifade eden Türkiye Hastanesi Göz Kliniği’nden Opr. Dr. Aydın Yıldırım, “Göze operasyon sırasında yapılabilecek en ufak bir hata bile kalıcı rahatsızlıklar meydana getirebilir. Daha fazla kişiyi çekmek için spot fiyatlar uygulayan merkezler çoğalmakta. Bir miyopi ya da hipermetropi ameliyatının fiyatı bellidir ve olması gereken en alt maliyet ortadadır. Ancak bazı merkezler bunun çok altında fiyatlarla ameliyat yapıyorlar. Bunların tıbben gerekli bazı malzemeleri eksik kullandığını tahmin ediyoruz. Amerikan İlaç Derneği’nin tavsiye ettiği aletleri kullanarak bu fiyatlarla başka türlü iş yapmaları mümkün değil” şeklinde konuştu. <br />
<br />
Herkese uygulanamaz <br />
Lazer tedavisinin her göze uygun olmadığını da kaydeden Opr. Dr. Aydın Yıldırım, tedavi öncesinde ayrıntılı testlerin yapılmasının şart olduğunu belirterek, göz haritası düzensiz olan, şeffaf tabakası ince olan, göz tansiyonu ve katarakt gibi problemleri veya sinir tabakasında büyük yırtıklar olanların lazer tedavisinden kesinlikle faydalanamayağını belirtti. <br />
<br />
Astigmatlara MÜJDE! <br />
ABD’de yılda yaklaşık bir milyon göze uygulanan lazer yönteminin, Türkiye’de yılda 15 bin vakada kaldığı belirtiliyor. <br />
Opr. Dr. Aydın Yıldırım, bir kez lazer ameliyatı olmuş ancak istenilen sonuç elde edilmemiş astigmatlı hastalara şu müjdeyi veriyor: “Lazer tekniğinde her geçen gün farklı gelişmeler yaşanıyor. Son olarak tatbik edilen yeni yöntemde ‘aberometre’ denilen bir cihaz yardımıyla göz içerisindeki tüm ışık yansımaları ölçülmekte ve lazer tedavisi buna göre yönlendirilmektedir. Basında daha önce çıkmış olan haberlerin aksine bu yöntemin hedefi insanları kartal gözlü yapmak değildir. Yeni yöntem daha çok, gözünde düzensiz astigmatı olan veya önceki lazer tedavilerinde başarı sağlanamamış olan hastaların düzeltilmesinde kullanılacaktır.”<br />
<br />
 Lazerle göz ameliyatı Lazerle göz çizdirme hakkinda aciklamalar Lazerle göz ameliyatı Lazerle göz çizdirme konusunda bilgiler.<br />
<br />
<span style="color: #FFFFFF;">Anahtar Kelimeler:Lazerle göz ameliyatı, Lazerle göz çizdirme</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kadinlaricin.net/images/articles/1169/lazerle-goz-ameliyati.jpg" border="0" alt="[Resim: lazerle-goz-ameliyati.jpg]" /><br />
Son yıllarda insanlar sık sık lazer ameliyatları hakkında yeni haberler duyuyorlar veya okuyorlar. Ancak merak edilen, insanların kafasını karıştıran bir çok soru var. Lazer ameliyatının kullanım alanı hayli geniş. Dünyada çok az sayıda benzeri olan ve Türkiye\\\'nin ilk göz hastanesi Dünya Göz Hastanesi, iki yaşını doldurdu ve geçmişteki çalışmalar ortaya döküldüğünde görüldü ki, yurtdışından insanlar, Türkiye\\\'ye lazerle göz ameliyatı olmaya geliyorlar. Dünya Göz Hastanesi başhekimi Prof. Dr. Turgay Aktunç\\\'un verdiği bilgiye göre iki yılda 62 kişi yurtdışından lazer ameliyatı olabilmek için Türkiye\\\'ye gelmiş. Yıllarca yurtdışına taşınan Türkiye insanları için oldukça önemli bir gelişme. Lazerle göz kusurlarının giderilmesi konusunda merak edilen soruların hepsini, bu hastanenin başhekimi ve doktorları Opr. Dr. Ayhan Pulur, Dr. Hasan Çubuk başbaşa verdiler, ortaya döktüler. Merak edenler için mini bir rehber çıktı.<br />
<br />
Göz bozukluklarında, kırma kusuru tedavisinde neden lazeri tercih ediyorsunuz?<br />
<br />
<br />
- Excimer lazer ile kırma kusurlarının giderilmesi kuralları ve sonuçları belli, güvenilir bir yöntem olarak tıp dünyasındaki yerini aldı. Uygulamanın kısa olması, maliyetinin diğer yöntemlere göre düşüklüğü, insanların operasyon esnasında ve sonrasında hayatlarından memnun olması, lazerin kullanımını sıklaştırdı.<br />
<br />
Excimer lazer nedir?<br />
<br />
<br />
- ArF gazı kullanarak 193 mm dalga boyunda, ultraviyole ışık üreten bir cihaz. Işığın düştüğü yerdeki kornea dokusunun molekülleri arasındaki kimyasal bağları kopartarak dokuyu çevre dokulara zarar vermeden ortadan kaldırıyor. Bu sayede kırma kusurunu oluşturan şekil bozukluğu düzeltilmekte ve kişi gözlük veya kontakt lens kullanmadan net bir görüş elde edilebilmekte.<br />
<br />
Gözde lazer ameliyatları ne kadar zamandır uygulanıyor?<br />
<br />
<br />
- Türkiye\\\'de sekiz yıldır, yurtdışında ise 17 yıldır lazer ameliyatı yapılıyor.<br />
<br />
Amerika\\\'da bu ameliyatların yasak olduğu doğru mu?<br />
<br />
<br />
- Amerika\\\'da FDA yani Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi\\\'nin onayı olmadan bir ilacın veya tıbbi cihazın piyasaya sürülmesi ve halk tarafından kullanılmasına izin verilmesi mümkün değil. FDA, her yeni cihazı en az 11-12 yıl denetliyor. Sağlığa uygun olduğuna karar verirse, kendi vatandaşlarının bu cihazla tedavisine izin verir. Summit marka excimer lazer cihazı, FDA onayını almış tek cihazdır.<br />
<br />
Hangi göz bozuklukları tedavi edilebiliyor?<br />
<br />
<br />
- Miyop, astigmat, miyop-astigmat ve hipermetrop bozuklukları tedavi edilebiliyor. Önceleri sadece miyop ameliyatlarının başarısı yüksekti. Astigmat ve hipermetrop da artık özel aparatlar kullanılarak tedavi edilebiliyor. Bunun için özel olarak kullanılan laser diskin avantajı, lazer ışığı göze gelmeden önce laser disk üzerinde işlem yapmakta ve disk üzerinde oluşan şekil aynen göze transfer edilmekte. Bu da hata payını sıfırlıyor.<br />
<br />
GÖZ TEMBELLİĞİ ENGEL DEĞİL<br />
<br />
Ameliyat olmak için yaş sınırı var mı?<br />
<br />
<br />
- En az 18 yaşını doldurmuş kişiler ameliyat oluyor.<br />
<br />
18 yaşının üzerindeki herkes ameliyat olabiliyor mu?<br />
<br />
<br />
- Gözün yapısının lazere uygun olması çok önemli. Dolayısıyla herkes olabilir denemez. Önce ayrıntılı bir muayeneye ihtiyaç var. Kişinin en iyi gördüğü gözlük numaralarıtespit ediliyor ve gözün retina kısmına bakılıyor. Retinanın durumu özellikle miyop gözler için çok önemli. Çünkü yüksek miyop olan gözün retinasında yırtık ve delik olma riski normal gözlere oranla daha yüksek. Eğer böyle bir durum varsa, Argon laser ile tedavi ediliyor. Problem ortadan kalktıktan sonra diğer tetkiklere devam ediliyor. İkinci önemli araştırma, kornea dokusunun yüzeysel dokusunu tespit etmek alanında. Eğer tüm veriler uygunsa, ameliyata karar veriliyor.<br />
<br />
Göz tembelliği ve şaşılık lazer ameliyatının yapılmasına engel mi?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Göz tembelliği olan göz, ameliyat öncesi gözlük ve lensle ne kadar iyi görüyorsa, ameliyat sonrası onlar olmadan ancak o kadar görebilecek. Yani lazer ameliyatı, kişiyi gözlük ve lensden kurtarıyor ancak tembelliği tedavi etmiyor. Göz tembelliğinin şu anda tedavisi mümkün değil. Şaşılığı olan kişiler ise önce şaşılık tedavisi görüyor daha sonra kırma kusurları tedavi ediliyor. Eğer gözdeki kayma miktarı çok fazla değilse, kişi gözlük taktığında bu kayma farkedilmiyorsa, lazerle tedaviden sonra, gözlük ve kaymadan kurtulmak mümkün.<br />
<br />
Kaç dereceye kadar olan göz bozuklukları tedavi edilebiliyor?<br />
<br />
<br />
- Miyop ve miyop-astigmatlar, gözün yapısı elverişliyse, 0.5 diyoptriden 20-22 dioptriye, düz astigmat ve hipermetroplar ise 5 dioptriye kadar tedavi edilebiliyor.<br />
<br />
KÖR OLUR MUYUM?<br />
<br />
Bu ameliyat sonucu kör olma riski nedir?<br />
<br />
<br />
- Sıfır. Lazer ameliyatları tarihinde, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vakaya rastlanmamıştır.<br />
<br />
Ameliyatların başarı oranı nedir ve tekrarlayabilir mi?<br />
<br />
<br />
- Tedavide başarı oranı yüzde 97 civarında. Yani yüzde 97 olasılıkla kişinin göz numarası, gözlüksüz yaşam koşulu denilen +-0.25 diyoptri arasına düşer. Yüzde üç ihtimalle, göz numarası ilk üç ay içerisinde tekrar bir miktar artış gösterebilir. Ancak bu artış hiçbir zaman ameliyat öncesi göz numarasına ulaşamaz. Eğer ilk üç ay içinde gözün numarası hedeflenen yerdeyse, bir daha artış söz konusu olamaz.<br />
<br />
Tekrar ameliyat olmak gerekir mi?<br />
<br />
<br />
- Eğer gözün numarasında üç ay sonunda artış varsa, bu miktar lazerle tekrar düşürülebilir.<br />
<br />
Ameliyat süresi ne kadardır?<br />
<br />
<br />
- Kişinin operasyon odasına girip, çıkması yaklaşık 7-8 dakika sürüyor. Lazer operasyonunun süresi ise 25-30 saniye kadar.<br />
<br />
Ameliyat anestezi altında mı yapılıyor ve ağrı, acı duyuluyor mu?<br />
<br />
<br />
- Anesteziye ihtiyaç yok. Ağrı, acı ise duyulmuyor.<br />
<br />
Ameliyat sonrası hastanede yatmak gerekiyor mu?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Operasyondan sonra kişi evine gidebiliyor.<br />
<br />
Hamile kadınlar da ameliyat olabilir mi?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Sadece excimer lazer değil tüm lazerlerin, röntgen ışınının gebeliğe zararı olabilir.<br />
<br />
Ameliyat sonrasında gözler kapalı kalıyor mu?<br />
<br />
- Hayır.<br />
Lazer ameliyatı gözde herhangi bir rahatsızlığa zemin oluşturabilir mi?<br />
<br />
<br />
- Hayır. Ayrıca yaş ve diğer faktörler nedeniyle katarakt gibi ortaya çıkabilecek rahatsızlıkların tedavisine de engel olmuyor.<br />
<br />
40 yaşından sonra ortaya çıkan yakını görememe sorununu da lazerle tedavi edebiliyor musunuz?<br />
<br />
<br />
- 40 yaşından sonra oluşan ve yakını görmekte zorluk oluşturan oftalmolojide Presbiyopi denilen kusurun, lazer veya cerrahi yöntemlerle tedavisi mümkün değil. Lazerle genç yaşlarda gelişen kırma kusurları tedavi edilebilmekte. Orta yaşın üzerindeki kişiler genellikle iki ayrı gözlük kullanıyorlar.<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.kadinlaricin.net/images/articles/1169/goz-ameliyati.jpg" border="0" alt="[Resim: goz-ameliyati.jpg]" /><br />
Lazer ağrısız mı değil mi, buyrun bakın<br />
<br />
Lazer göz ameliyatı için sırada bekleyen hastaların ‘Operasyon sırasında acı duyar mıyım, duymaz mıyım’ korkuları bitiyor. <br />
<br />
AcıbademGöz, operasyon odasıyla bekleme salonu arasına yerleştirdiği cam duvarla, lazer ameliyatlarının kansız ve ağrısız ameliyatlar olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Acıbadem Sağlık Grubu ile Doç. Dr. Bozkurt Şener, Doç. Dr. Yusuf Durlu ve ekipleri, ‘şeffaf ameliyathane’ adını verdikleri bu salonlar sayesinde, ‘excimer lazer’in her anını, operasyon için bekleyen hasta ve yakınlarıyla paylaştıklarını söylüyorlar. <br />
<br />
Kapasite ve donanımını artıran AcıbademGöz, katarakt teşhisinde, katarakt tam yeri ve kalınlığı ile ameliyatta kullanılacak tekniğin belirlenmesinde kullanılan ‘Pentacam’ adlı cihaz ile de teknolojik bir ilke imza attıklarını söylüyor. Dr. Bozkurt Şener, Pentacam’ı bir çeşit ‘Gözün ön tarafının tüm detaylarını gösteren bir göz tomografisi cihazı’ olarak tanımlıyor<br />
<br />
Gözün neresini lazer ile tedavi sizin alanınıza giriyor?<br />
Gözün arka sekment cerrahi denilen gözün retina tabakasıyla ilgili ve gözün içini dolduran vitrus dediğimiz kısımla ilgili mikro cerrahi.<br />
 Lazerin göz tedavisine girişi dünyada ne zaman oldu? Türkiye’de ne zaman?<br />
 Lazer’in tıbba girmesi 1800’lü yıllara gider. Türkiye’de kullanılmaya başlaması ise 1960’lı yıllardır. Son 15-20 yıldır daha yaygın kullanım gerçekleşti. Son 5-6 yıldır ise neredeyse bütün hastanelerde kullanılıyor. Ben öğrenciyken sadece Ankara Tıp Fakültesi’nde, Göz Bankası’nda lazer tedavisi vardı.<br />
 Lazeri göz alanında hangi hastalıklara uyguluyorsunuz?<br />
 İki türlü kullanılır. Biri ‘Yakıcı lazer’, diğeri ‘Kesici lazer’. Bu daha çok katarakt ameliyatlarından sonra oluşan kalıntıları tedavi etmek için kullanılan alan. Göz tansiyonu, yani glokom hastalığında kullanılıyor. Yakıcı için ise en yaygın olarak diyabet retinopati dediğimiz konuda şeker hastalarına uygulanıyor. Gözün retina tabakası bozulmuş oluyor. Orada kullanıyoruz. Bir de hipertansiyon dolayısıyla aynı tabaka bozulabiliyor. Orada da kullanılıyor. En çok bu iki hastalıkta kullanılıyor. Başka kullanım alanları da var tabii.<br />
 Birkaç örnek verseniz?<br />
Örneğin retina kan damarlarını veya retinanın yapısını bozan rahatsızlıklarda da kullanılır. Son zamanlarda sık gördüğümüz dekolman dediğimiz retina yırtıklarında kullanılıyor. Başlangıç safhasıyla yırtığın kapatılmasında kullanılıyor.<br />
KÖR KALMA TEHLİKESİ<br />
 Retina yırtığı neye sebep oluyor?<br />
 Retina tabakası kendisini besleyen alttaki kan tabakasından ayrılıyor. Beslenemediğinden retina giderek hayatiyetini kaybediyor. Tedavi edilmezse körlük ile neticeleniyor. Bildiğiniz gibi retina gözün görme fonksiyonunu sağlayan sinir tabakası.<br />
 Miyoplukla ilgili de lazer uygulanmıyor mu?<br />
 Evet ama o ayrı bir tür lazer tedavisi. Orada retina tabakası değil gözün öndeki saydam tabakası, kornea tabakası tedavi ediliyor. Hipermetropi değil ana miyopinin düzelmesi için kullanılıyor lazer.<br />
 Hipertansiyon ve diyabette kullanılan lazerin miyopidekinden farkı nedir?<br />
Hipertansiyon ve diyabet bütün vücutta olduğu gibi gözde de kan damarlarının yapısını bozan hastalıklar. Damar yapısının bozukluğu retina tabakasının, sinir tabakasının beslenmesini engelliyor. Lazer ile bu bozukluk olan bölgeler yakılıyor. Bu tabii çok ideal bir tedavi yöntemi değil. İdeal olan o bölgenin eski sağlıklı haline dönüştürülmesidir. Maalesef bu mümkün olmuyor. Ancak o bölgenin yakılıp devre dışı bırakılması böylece orada daha anormal yapılanmaların olması engelleniyor.<br />
 Tedavi edilmezse ne olur? Başka tür tedavi var mı bu bozukluklar için?<br />
Tedavi etmezseniz göz içinde şiddetli kanamalar olur. Görme fonksiyonunu bozacak durumlar ortaya çıkar. Tedavi bu bozulmuş kısmın devre dışı bırakılmasıyla ilgili. Dediğim gibi tedavi ideal durum oluşturmuyor ama ne yapalım ki dünyada bundan başka tedavi yok.<br />
Türkiye’nin her tarafında bu tedavi uygulanıyor mu?<br />
 Her tarafında değil ama büyük şehirlerde var. Uygulanıyor.<br />
HER YERDEN TALEP VAR<br />
 Size nerelerden hasta geliyor?<br />
Başta Güneydoğu olmak üzere çok yerden geliyor. Türkiye’nin her yerinden geliyor. Bu biraz da sigorta hastanelerinde lazer tedavisinin çok yaygın olmamasından ileri geliyor. Büyükşehir fakültelerinde lazer var ama SSK hastalarını bölgelerindeki fakültelere değil de Ankara SSK Hastahanesi’ne yolluyorlar. <br />
 Günde ortalama lazer bölümünüze kaç hasta geliyor? Hepsine ameliyat yapılıyor mu?<br />
 60-70 hasta ortalama gelir. Ameliyat endikasyonu koyduğumuz hastalar farklı. Bunlardan belki 8-10 tanesi ameliyatlık çıkabilir. Ama 60-70’in 40’ı lazer tedavisi gerektiren hastalardır. Göziçi yıkama, vitrektomi dediğimiz müdahaleler de var. Onlar tamamen cerrahi müdahaleye giriyor. Tabii lazerli müdahale de cerrahi müdahale sayılır ama o ameliyathanede gözü açarak yaptığımız müdahale değildir. Işınla müdahaledir.<br />
 Son günlerde basında lazerli tedavinin tehlikesinden söz eden haberlere sık rastlar olduk. Bu nereden ileri geliyor?<br />
 Gözle ilgili olarak tehlikesi uygun yapılmamasından kaynaklanabilir. Uygulama tekniği kötü olursa tehlike vardır. Bazan her insanın dokusu aynı reaksiyonu vermediğinden dolayı sorun çıkabilir.<br />
Olumsuz neticelerle ilgili bir oran var mıdır? Kaçta kaç körlükle neticelenir?<br />
 Çok yüksek değildir bu oran. Yüzde onu geçmez. Bu tam istenen sonucun alınmamasıyla ilgili orandır. Yoksa kör olmak çok daha uzak ihtimaldir. Bu oran belki yüzde yarım yahut bir olabilir.<br />
 Lazer tehlikesinden bahsedilince ne anlamak lazım?<br />
Tedavinin öncelikle etkin olmaması anlaşılmalı. Görme derecesinin düşmesi anlaşılmalı. Göz tansiyonunun yükselmesi olabilir. Nadir durumlardır bunlar. Bu tehlikeleri göze almayarak tedaviyi reddetmek yanlış bir yaklaşım olur.<br />
 Lazer ile tedavi yapan doktorlar arasında ustalık da rol oynar mı?<br />
 Hiç şüphesiz. Her işte olduğu gibi tabii bunda da olur.<br />
 Hastanenizde kaç uzman var bu konuda?<br />
 İki klinik çalışıyoruz. Lazer bölümünde altı kişiyiz. Diğer klnikte de sanıyorum 3 ya da 4 kişiler. Sanıyorum 18 senelik hekim olarak, Türkiye’de bu alanda en yoğun çalışmanın yapıldığı yerin bizim hastane olduğunu söyleyebilirim. Daha yoğun çalışmanın yapıldığı yeri görmedim.<br />
 Miyop düzeltme konusu galiba bazı endişeler oluşturuyor?<br />
 Olabilir. Miyop düzeltmelerinde kullanılan lazerin türü biraz daha farklı. Orada gözün kornea tabakasının eğriliği düzeltiliyor. Bombelik lazer ile azaltılınca miyop derecesi azalmış olur. Piyasada bu çok başarılı, hiçbir komplikasyonu olmayan bir tedavi gibi lanse edilir. Bu doğru değildir. Operasyonda birçok komplikasyon olabilir. Yüzde yüz değildir. Yüzde yüz başarı söz konusu değildir.<br />
 Ne olması ihtimalleri var?<br />
 En kötüsü korneayı düzelteyim derken göz nakline sebep olabilir. Korneada kalıcı bulanıklıklar oluşabilir. Göz numarası sıfıra inmeyebilir. Bu basit bir komplikasyondur. Miyopken hipermetrop olma riski vardır. Ama gözlükten kurtulmak isteyen insan o kadar çok ki bu ihtimalleri göze alırlar. Onun için talep çoktur. Hastane ya da muayenehaneye gelen gözlüklü insanların hemen hemen hepsi bu ameliyatı sorarlar. Eğer siz çok parlak sonuç vadederseniz gayet iyi paralar ödemeye de hazırlardır.<br />
 Bu operasyonlara ne kadar ödenir?<br />
 Hastanede yapılırsa, Sigorta hastanesinde bir şey ödenmez. Özel muayenehanede ise 1000 dolardan başlayıp 5000 dolara kadar talep edenler vardır. Çünkü insanlar bunu ödemeye çoktan hazırdırlar. Kolay bir yöntem, hem doktor hem de hasta için. Hemen birkaç dakikada işiniz hallolur. Şansınız yaver gittiyse gözlüksüz evinize gidersiniz. Ama çok gördüğüm kötü vakalar da vardır. Tedavide seçici olmak gerek. Her isteyene uygulanmamalı. İyi incelenmeli.<br />
5 YILDIR YAPILIYOR<br />
 Neticeler genelde iyi mi?<br />
Bir cerrahi yöntem uygularken en az bir on sene yapılan müdahalelerin izlenmesi lazım. Ondan sonra rahat davranılabilir. Bizde henüz o kadar uzun süreli sonuçlar yok. Bizde biraz rahat yapılıyor bu iş. Türkiye’de başlayalı 5 yıl kadar oldu. Daha on yıllık sonuç yok. Göz nakline giden vakalar, kornea değişmesi gerektiren vakalar görüyoruz.<br />
 Yurt dşında bu konudaki uygulama ne zaman başladı?<br />
Bizden biraz daha önce ama on sene falan olmadığını sanıyorum. Hastaya oluşabilecek riskleri anlatmanız lazım. Bunu yaptığınız zaman birçok hastanın vazgeçtiğini görüyorsunuz. Müdahaleden düzensiz astigmat falan da doğabiliyor. Bu da hastanın gözlükle bile düzgün görememesi demek. Anlatılması lazım. Göz nakli gerekebilir.<br />
 Lazerle katarakt ameliyatı oluyor mu?<br />
Hayır. Lazerle katarakt ameliyatı diye lanse ettikleri hadise fako dediğimiz bir yöntem. Ticari gayeyle lazer olarak takdim ediliyor. Normal katarakt ameliyatında biraz daha büyük kesi açılıyor. Oraya dikiş konuyor. Normalde yapılan bu ama fako yöntemi dikişsiz oluyor. Ufak bir kesiden girilir. İyileşmesi daha kolaydır. Daha ideal yöntem. Yeni uygulanan bir yöntem. 5-6 yıldır. Bunu lazer yöntemi diye sunanlar var. Lazer sadece normal katarakt yönteminden sonra kalan kalıntı varsa o zaman kullanılır.<br />
<br />
Göze, radyo dalgasıyla ameliyat<br />
<br />
Radyo dalgaları yardımıyla göz ameliyatı yapılan yeni bir yöntem geliştirildi.<br />
Alman Der Spiegel dergisinin internet sayfasında yer alan habere göre, ABD’de Stanford Üniversitesi’nde görevli göz cerrahı Edward Manche, Seattle’da göz hastalıklarıyla ilgili düzenlenen bir konferansta bu yöntemi tanıttı.<br />
<br />
Manche, radyo dalgaları yardımıyla kornea tabakasının şeklini değiştirdiklerini ve hipermetrop (yakını görememe) hastalığını iyileştirdiklerini söyledi.<br />
<br />
Bu yöntemin lazerli ameliyattan daha ucuz ve güvenli olduğunu kaydeden Manche, gözün dış tabakasının şeklini radyo dalgalarının frekans bandındaki elektromanyetik enerjiden yararlanarak değiştirdiğini belirtti.<br />
<br />
Lazer İle Gözlüğe Elveda!<br />
Sabah uyandığınızda çevrenizi görebilmek için yatağınızın yanına koyduğunuz gözlüğünüzü aranmaktan sıkıldınız, insanlarla öpüştüğünüzde ya da kışın dışarıdan sıcak bir mekana girdiğinizde buğulanan ve kirlenen gözlük camlarından bıktınız... İşte gözlüklerinizden kurtulmanın yolu lazer cerrahisiyle ilgili bilmek istedikleriniz.<br />
<br />
Lazer aslında bir tür ışıktır ve bazı parametreler iyi ayarlanırsa tıpta da bir çok alanda kullanılabilir. Göz alanında lazer uzun süredir kullanılıyor. Yaklaşık 10 yıl öncesinde bu tür ameliyatlarda acaba uzun süreli sonuçlar nasıl ya da yeterince güvenli bir cerrahi mi gibi sorular hastaların kafasını kurcalarken günümüzde kullanılmakta olan teknikler bu teknolojiyi son derece güvenli hale getirdi. Lazerin göz cerrahisinde de pek çok kullanım alanı var.<br />
<br />
 <br />
<br />
Op. Dr. Ertan Sunay LASIK cerrahisi ile ilgili sorularımızı bu hafta sizler için yanıtladı:<br />
<br />
 <br />
<br />
Lazer cerrahisi nasıl bir teknik?<br />
<br />
Eskiden Moskova kökenli ve korneayı elmas bıçakla çizmek yoluyla uygulanan bir cerrahi teknik tamamen tarihe karıştı. Şu anda artık yapılan korneayı çizmek değil tamamen farlı bir tekniktir.  <br />
<br />
Her gözlük kullanan lazerle bundan kurtulabilir mi? <br />
<br />
Myopiyi tedavi etmek için lazer şu anda en iyi tekniktir. Hemen hemen  her gözlük kullanan miyop hastası lazerle ameliyat olabilir. Eğer kornea denilen gözbebeğinin önündeki camsı cismin kalınlığı uygunsa, gözde miyopi dışında başka hastalıklar yok ise ve göz hekimi tarafından göz derecesi uygun bulunuyor ise bu teknikle gözlükten kurtulmak mümkün.  <br />
<br />
Lazer uygulanırken anestezi uygulanır mı ya da ağrı duyuluyor mu? <br />
<br />
Sadece göze uyuşturucu damla damlatarak bu müdahale yapılabilir. Şu anda uygulanan teknik LASIK denilen teknik ve bu teknikle hasta kesinlikle ağrı duymaz. <br />
<br />
Yurtdışındaki merkezlerle ülkemizde uygulanan teknikler arasında fark var mı ? <br />
<br />
Son yıllarda ülkemizde konuyla ilgili son derece iyi eğitilmiş göz hekimleri bu tekniği uyguluyor. Kesinlikle ülkemizdeki gözde lazer uygulamalarıyla diğer gelişmiş ülkelerdekiler arasında hiçbir fark bulunmuyor. <br />
<br />
Hangi hastalara uygulanıyor? <br />
<br />
LASIK 21 yaşın üzerindeki hastalara uygulanan bir tekniktir. 2 numaradan daha düşük dereceli miyoplarda tavsiye edilmez. 10-14 derece olan miyop hastalarında da Lasik cerrahisi uygulanmıyor.<br />
<br />
 LASIK cerrahisinin yan etkileri var mı ? <br />
<br />
Lazer cerrahisi yapılacak adayın doğru belirlenmesi ve bu müdahelenin iyi bir cihazla yapılıyor olması bu tekniği son derece güvenilir kılıyor. <br />
<br />
Uzun süreli sonuçlar belirsiz olduğuna göre beklemek gerekir mi ? <br />
<br />
Uzun dönem sonuçları biliniyor ve bunlar son derece iyi. Eskiden kullanılan tekniklerde uzun dönemde ciddi başarısızlıklar olabiliyordu ancak LASIK yönteminin sonuçları son derece yüz güldürücü. Korneanın kalınlığı oldukça önemli.  <br />
<br />
Ameliyat sonrasında kişi normal yaşama kaç günde dönebilir? <br />
<br />
Genellikle bu ameliyattan sonra sadece göze damlatmak üzere birtakım damlalar verilir ve bir iki gün sonra kişi işine dönebilir.<br />
<br />
Göz bozukluğu<br />
<br />
Gözün uzağı görememesi haline miyopi denir. Lazer ile düzelir ve gözlükten kurtulursunuz. Lazer tedavisinde uygulanan bazı kriterler vardır. Göz hekimi sizi muayene ediyor, gerekli tetkikleri yapıyor. Eğer göz dibinde bir başka hastalık yok ise laser yapılıyor. Test, yapılacak lazer tipine göre değişmektedir<br />
<br />
Ekmeği çok yemeyin<br />
<br />
Amerikan bilim adamları, sadece kitap okumanın ve televizyon seyretmenin değil, ekmeğin de gözleri bozabileceği uyarısında bulundular. Biyolog Loren Cordain ve beslenme uzmanı Jennie Brand Miller’in “New Scientist” dergisinin son sayısında yayınlanacak araştırmalarına göre, Avrupa’da son 200 yılda artan göz bozuklukları, ekmek gibi nişasta ağırlıklı besinlerin daha fazla tüketilmesinden kaynaklanıyor. ABD’nin Colorado Üniversitesi’nde görevli Miller, buğday ürünlerinin içinde yer alan yüksek orandaki nişastanın çok çabuk sindirildiğini ve insülin hormonunun pankreastan normalden daha fazla salgılanmasına neden olduğunu söyledi.<br />
<br />
Diyabetik göze lazerli çözüm<br />
<br />
Dünyada 120 milyon Türkiye\\\'de ise yaklaşık 3.4 milyon kişide bulunduğu tahmin edilen şeker hastalığının sinir ağ tabakasınının yanı sıra gözü de etkilediği belirtilirken, bu sorunun lazer tedavisiyle son bulduğu bildirildi. Şekere bağlı gözde ortaya çıkan rahatsızlığın \\\"Vazoendotelya\\\" adlı proteinden kaynaklandığını ifade eden uzmanlar, bu proteinin etkinliğinin azaltılmasıyla körlüğün kontrol altına alınabileceğini söyledi. <br />
Kullanılan bazı ilaçlarla bu proteinin kandaki oranını azaltarak diyabet hastalarında göz bozukluklarının az görülmesinin sağlandığını kaydeden Türkiye Hastanesi Başhekimi Opr.Dr. Nusret Baş, gelişen teknolojiyle yakın gelecekte bu sorunun tamamen ortadan kalkacağı vurguladı. <br />
Diyabet hastalarının görme bozukluğu ortaya çıktığında doktora geç gittiklerinden yakınan Baş, \\\"Geç kalınca operasyonun başarı oranı etkileniyor. Göze büyük ölçüde zarar veren ve şeker hastalığına bağlı olarak gelişen diyabetik retinopati sorunu günümüzde lazer fotokoagülasyon ameliyatı ile protein seviyesinin azaltılmasıyla etkisiz hale getiriliyor\\\" dedi.<br />
<br />
Miyop yapıyor<br />
Fazla salgılanan insülin hormonunun, gözün gelişimini bozup, göz yuvarlağının büyümesine neden olabileceğini söyleyen Miller, göz yuvarlağı normalden büyük olan insanların uzağı göremediğini (miyop) belirtti. Aşırı kilolu ve şeker hastalarının genelde miyop olduğunu hatırlatan bilim adamları, Batılıların beslenme alışkanlıklarını edinen Eskimolar’da miyop oranının yüzde 50 arttığını kaydetti.<br />
Batılıların gözlerinin, sadece kitap okuma alışkanlıkları arttığı için bozulduğu görüşünün yanlış olduğunu söyleyen bilim adamları, ülkelerinde Batılıların eğitim sistemini uygulayan, ancak kendi beslenme alışkanlıklarını devam ettiren Pasifik’in güneyindeki Vanuatu adasındaki halkın sadece yüzde 2’sinin miyop olduğunu örnek olarak gösterdi.<br />
<br />
Göz ağrısı<br />
<br />
“18 yaşındayım. 3 yıldır gözlük kullanıyorum. Göz doktoru basit miyop-astigmat dedi. Ayrıca sağ gözüm de tembel imiş. Devamlı gözlük kullanmak zorunda kaldım. Ancak görmemde düzelme olmadı. Doktorlar göz bozukluğunu lazer ile tedavi edebiliriz ancak tembellik düzelmez diyorlar. Ne yapmalıyım? Zaman zaman gözlerimde yanma ve baş ağrısı oluyor. Bu şikayetlerim için ne yapmalıyım.”<br />
Göz sinirlerinin yeterince kullanılmaması sonucu gözde tembellik meydana gelebilir. Bu durum daha ziyade doğumdan sonra gelişen şaşılıklarda olur. Göz kasları uyumlu çalışmadığı için bakılan cisimleri tek noktada görebilmek maksadı ile sinirlerden daha doğrusu gözden birisi devre dışı bırakılır. Buna da göz tembelliği adı verilir. Bu göz uzun süre kullanılmaz ise sinir görnesini tamamen kaybedebilir. Bu sebebten dolayı şaşılığı olan çocukları erken dönemde göz hekimine muayene ettirmeli ve tedavi başlatılmalıdır. <br />
Sizde şaşılık olmadığına göre böyle bir hastalık söz konusu olamaz. Belki göz sinirinde zayıflık olabilir. Gözü fazla yormayın. Bilgisayar, televizyon gibi aletleri uzun süre seyretmeyin. Çalıştığınız ortamın ışığını iyi ayarlayın. Karanlık, tozlu, dumanlı yerlerde fazla durmayın. Güneşe fazla bakmayın. Gözlerinizi sık sık dinlendirin. Gözlerinizdeki yanma va baş ağrısı göz bozukluğundan ileri gelebilir. Ayrıca sinüzit var mı, diye de bir film çektirmeniz iyi olur. <br />
Gözün değişik noktalarda net görememesi haline astigmat denir. Uzaktaki cisimleri net görmeme haline de miyopi ismi verilir. Zamanımızda miyopi ve astigmat için gözlük verilmektedir. Gözlük bozuklukları düzeltmez sadece net görmeyi sağlar. Lazer tedavisi ile gözdeki bozukluk tedavi edilmekte gözlük ihtiyacı ortadan kalkmaktadır. Miyopi tedavisinde lazer iyi sonuçlar vermekte, astigmat için tam istenilen sonuç elde edilememektedir.<br />
<br />
Göz muayenesi<br />
<br />
<br />
İki yıldır göz muayenesi olmadıysanız veya diyabetikseniz mutlaka doktora gitmelisiniz.<br />
<br />
Göz muayenelerinde, herhangi bir göz bozukluğunun yanı sıra diyabet, yüksek kan basıncı ve yüksek kolesterol de bulunabilir.<br />
<br />
Herhangi bir göz doktoruna gidip muayene olabilirsiniz.<br />
<br />
Görme azalmasına fotodinamik tedavi<br />
<br />
50 yaşından sonra başlayan’’görme azalması’’ hastalığının ’’fotodinamik’’ adı verilen yöntemle, 20 dakikalık sürede tedavi edilebiliyor. Yaşlanmayla birlikte, gözdeki görme noktasının bozulmasından kaynaklanan rahatsızlıkta daha önce kullanılan yöntemlerin, retina bölgesine yan etki yaptığı belirten Doç. Dr. Murat Öncel, ’’fotodinamik’’ tedaviyle, gözün diğer görme kısımlarına zarar verilmeden, mevcut görme oranının korunduğunu ifade etti. Yeni yöntemde, hastaya önce damardan ilaç veriliyor, göze verilen lazer ışığı yardımıyla bu ilaç aktif hale geliyor. Doç. Dr. Öncel, ilacın aktivasyonunun sağlanmasından sonra, görme noktasındaki, görmeyi bozan anormal damarların etkisiz hale geldiğini ifade etti.<br />
<br />
İyi görmenin formülü<br />
<br />
50\\\'li yaşlardaki milyonlarca kişinin en büyük şikayetlerinden biri olan ve zaman içinde körlüğe kadar ilerleyen görme duyusunun zayıflamasını önlemek için doktorlar çeşitli meyve ve sebze ile yumurta tüketilmesini salık verdiler. Amerikan, İngiliz, Alman ve Hollandalı doktorların ortak araştırmasına göre, yumurta, mısır, siyah üzüm, dolmalık biber, balkabağı gibi yiyecekler yaşlılıkta gözün güçten düşmesini önlüyor. Çünkü bu yiyecekler ‘lutein’ ve ‘zeaxanthin’ adlı antioksidan maddeler içeriyor. Söz konusu kimyasallar oksijen atomlarının gözün arka bölümünde meydana getirdiği hasarı önlüyor<br />
<br />
Göze ince ayar<br />
<br />
Gözün kırma kusurları olan miyop, astigmat ve hipermetrop, ‘‘excimer’’ lazer ve ‘‘keratom’’ adı verilen cihazların bir arada kullanılmasıyla ağrısız ve güvenilir biçimde düzeltiliyor. Hasta, ameliyat sonrası ilk dakikada yüzde 50, 24 saat içinde de yüzde 95 hatasız görme oranına ulaşıyor.<br />
<br />
Kendi geliştirdiği ‘‘planoscannig’’ yöntemini 3 yıllık klinik çalışmasıyla uygulayan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Bozkurt Şener, bu yöntemle gözün normal anatomisinin bozulmadığını, tedaviden sonra hastanın ağrı çekmediğini söyledi. Alman Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Bozkurt Şener, planoscannig yönteminde ‘‘excimer’’ lazer cihazıyla korneaya saniyede 50 vuruş yapıldığını belirterek şöyle dedi:<br />
<br />
‘‘Muayeneyle belirlenen sorun, dokunun kalınlığı, hastanın cinsiyeti, yaşı gibi bilgiler bilgisayara veriliyor. ‘‘Keratom’’ cihazıyla korneanın üzerinden ince bir tabaka, aşağıdan yukarı doğru, göz kapağının kapanmasına uygun kaldırıyor. Kusur, korneanın üzerindeki değişik noktalara saniyede 50 lazer vuruşu yapılarak düzeltiliyor. Küçük nokta vuruşlar, kornea üzerinde adacıklar oluşturmadan sorunu tedavi ediyor. Cilalar gibi korneaya istenilen şekil veriliyor. Bu yöntemin alternatiflerinde, büyük ışık vuruşunda belirli bir süre sonra dokuda, ısınmanın etkisiyle buhar çıkıyor. Buhar, geri dönerek kornea üzerinde adacıklara yol açıyor. Bunun da iyileşmesi zaman alıyor. İstenen yüzey temizliği de yapılamıyor. Ayrıca ödem de görülebiliyor. Planoscannig yöntemi tüm bu komplikasyonları ortadan kaldırdı.’’<br />
<br />
Göze 10 dakikada teşhis konulur mu? <br />
Dünya Göz Hastanesi\\\'nin başlattığı ‘Trafikte Göz Sağlığı Kampanyası’, sürücülere ücretsiz göz muayenesi yapıyor. Ancak, ‘‘Bize 10 dakikanızı ayırır mısınız?’’ sloganıyla mobil göz kliniklerinde gerçekleştirilen bu kampanya çerçevesinde, yapılan muayenelerde yanlış sonuçlar da çıkabiliyor. Dünya Göz Hastanesi yetkilileri, mobil göz kliniklerinde yapılan muayenelerin tarama amaçlı olduğunu, gerçek bir muayenenin en az yarım saat süreceğini söylüyorlar. Okuyucularımızdan Murat Dündar da mobil göz kliniğinde muayene oldu. Yapılan muayene sonucu gözünde 1 derece miyop olduğu ve gözlük kullanması gerektiği söylenerek gözlük reçetesi verildi. Dündar, Dünya Göz Hastanesi\\\'ne giderek tekrar muayene olmak istedi. Burada yapılan muayenede ise sağ gözünde 0,5 astigmat, sol gözünde de 0,5 miyop tanısı konuldu. Dünya Göz Hastanesi yetkilileri, mobil göz kliniğinde yapılan muayenedeki amacın hastaya tam bir teşhis koymak değil, eğer gözünde bir bozukluk varsa kendisini uyarmak olduğunu söylediler. Yapılan muayenenin tarama amaçlı olduğuna dikkat çeken yetkililer, göz muayenesinin en az yarım saat sürdüğünü taramada ise bir doktorun günde 200 hastaya baktığını belirttiler.<br />
<br />
Gözlük ve kontakt lense veda<br />
ABD’de gözleri bozuk olan hastalar, gözlük ve lens takmak yerine tıp dilinde “lasik ameliyatı” denilen lazerle göz bozukluklarını düzeltme ameliyatı olmayı tercih ediyor. Son sayısında bunu kapak konusu yapan Time dergisi, sadece bu yıl içinde 500 bin ABD’linin lasik ameliyatı yaptırdığını bildirdi. ABD’de 160 milyon kişinin gözlük ya da kontakt lens kullandığını dikkate alan doktorlar,15 dakika süren ameliyatla göz bozukluklarının düzeltildiğini belirtiyorlar.<br />
<br />
Lazerle göz tedavisi<br />
Lazerle göz tedavisi yöntemi uygulanan düşük ve orta dereceli miyop vakalarında başarı oranı yüzde 78.3\\\'e ulaşırken, aynı oranın, yüksek dereceli miyop vakalarında yüzde 35.1\\\'e düştüğü belirtildi.<br />
 <br />
<br />
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Göz Araştırma Merkezi uzmanları bir toplantı düzenleyerek, lazerle göz tedavisi yönteminin iki yıllık uygulamasından elde edilen bulguları değerlendirdiler.<br />
<br />
Doç. Dr. Bozkurt Şener, merkezde son iki yılda sözkonusu yöntemle tedavi edilen bin 574 hastanın tedavi sonrası gösterdiği iyileşmenin incelenmesinden ortaya çıkan sonucun, miyopluk derecesi yükseldikçe tedavinin başarı düzeyinin azaldığını gösterdiğini söyledi.<br />
<br />
Doç. Dr. Şener, düşük ve orta düzeyli miyoplarda başarı oranı yüzde 78.3\\\'e yükselirken, yüksek dereceli miyop vakalarında başarı oranının yüzde 35.1\\\'e düştüğünü açıkladı.<br />
<br />
Doç. Dr. Şener, miyopluk derecesi 0-2 derece olanların tedavisinde yüzde 100\\\'e varan oranda başarı sağlanırken, 2-3 derece miyop olan vakalarda yüzde 80 dolayına, 6-10 derece miyoplarda yüzde 60\\\'a ve 10 derecenin üzerindeki miyop vakalarında ise yüzde 40\\\'lara düştüğünü kaydetti.<br />
<br />
HASTALAR MEMNUN<br />
<br />
Hastaların genelde tedavi sonucundan memnun olduğunu açıklayan, ancak \\\"Biz henüz tam olarak ne yaptığımızı bilmiyoruz. İhtiyatlı gitmek lazım\\\" diyen Doç. Dr. Şener, yöntemi uygulayan doktorların yöntem hakkında daha çok bilgi edinene kadar, lazerle tedaviye ihtiyatlı yaklaşmaları gerektiğini söyledi.<br />
<br />
Doç. Dr. Murat Öncel de, başarı oranı katarakt vakalarında yüzde 98-99\\\'a ulaşan lazerle tedavi yönteminin, astigmat hastalarına uygulanmasından çıkan sonucun, sözkonusu yöntemin düzenli astigmat hastalarında, düzensiz astigmat hastalarına göre daha başarılı sonuçlar vermesi olduğunu söyledi.<br />
<br />
GÖZE MÜDAHALE 15-30 SANİYE<br />
<br />
Bu arada, sözkonusu yöntemde tedavi gereken göze, bıçak yerine bilgisayar yardımı ile kullanılan lazer ışını ile müdahale ediliyor. Uyuşturulan göze müdahale 15-30 saniye kadar sürebiliyor. Hastanın gözü iki gün kapalı kaldıktan sonra, istenilen sonucun alınması için miyop vakalarında 15 gün, hipermetrop vakalarında ise 3 ila 6 ay kadar beklenebiliyor.<br />
<br />
Merkezde tedavi gören 100 hasta arasında Şubat 1993-Ekim 1994 tarihleri arasında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, hastalar en çok, müdahaleden bir saat sonra başlayan ve bir gün süren ağrıdan şikayetçi. Aralarında yüksek dereceli miyopların yoğunlukta bulunduğu bu 100 hasta, yüzde 72 oranında memnuniyet ifade ederken, aynı tedavi yöntemini yakınlarına da önerebileceklerini ve gerekirse kendilerinin de tekrar lazerle ameliyat olabileceklerini vurgulamış.<br />
<br />
Türkiye\\\'nin \\\'göz\\\'ü aydın<br />
<br />
Görme duyusunu kaybetmiş hastaların ne hayal kurmasına gerek var ne de yurt dışına gitmesine...<br />
<br />
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi\\\'ne bağlı olarak kurulan Göz Araştırma Merkezi yapmış olduğu çalışmalarla Avrupa ülkelerini geride bırakıyor.<br />
<br />
SON YENİLİKLER<br />
<br />
1989 yılında kurulan Göz Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celal Erçıkan, merkez kurulduğundan bu yana, dünyada mevcut teknolojinin tüm yeniliklerini, çağın gereklerini bilimsel çalışmaları ön safta takip eden ve bunu hastalarına uygulayan bir yüksek öğrenim kurumu olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.<br />
<br />
5 YILDA 5 BİN AMELİYAT<br />
<br />
\\\"İki gözünden de mahrum olan hastaları bir gün içerisinde ışığa kavuşturabiliyoruz\\\" diyen Erçıkan, şimdiye kadar 5 bin göz ameliyatını başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydetti. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından kendilerine çok sayıda hastanın geldiğini dile getiren Celal Erçıkan, Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika, Yugoslavya gibi gelişmiş ülkelerden bile hastaların geldiğine dikkat çekti. Her türlü göz ameliyatının yapıldığını anlatan Prof. Erçıkan, \\\"Göz içinde bulunan yabancı cisimlerin çıkartılması, göz içi iltihaplarının temizlenmesi ile, lazerle görme kusurlarını ve gözdeki lekeleri ortadan kaldırabiliyoruz\\\" dedi<br />
<br />
GÜÇLÜ KADROYA<br />
<br />
SAHİBİZ<br />
<br />
Göz Araştırma Merkezi\\\'nde görev yapan öğretim görevlilerinin yurt dışında ihtisas yaptıktan sonra burada çalışmaya başladığını belirten Prof. Erçıkan, \\\"Kadromuz güçlü ve başarılı. Yurdun başka yerlerinde referans klinik olma durumundayız. Başka üniversitelerden öğretim üyeleri gelip burada gerekli bilgiyi alıyor\\\" dedi.<br />
<br />
FİYATLAR<br />
<br />
TUZLU DEĞİL<br />
<br />
Amerika\\\'da 35 bin dolara yapılan bir vitrektomi (göz içi ameliyatı) ameliyatının Türkiye\\\'de 50 milyona malolduğuna işaret eden Erçıkan, Almanya ve Avrupa\\\'nın değişik ülkelerinde 2 bin 700 Mark\\\'a lazerle yapılan egzarmi göz ameliyatlarını ise 15 milyona yaptıklarını açıkladı. Diğer yandan Erçıkan, en büyük avantajlarının kendi döner sermayelerinin olduğunu savunarak, elde edilen gelirden öğretim üyelerinin hiçbir pay almadığını, gelirin sadece teknolojinin yenilikleri ve tıbbın gerektirdiği tüm ihtiyaçlara harcandığını kaydetti.<br />
<br />
EN SON TEKNOLOJİ<br />
<br />
1989 yılında kurulan Göz Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Celal Erçıkan, merkezin kurulduğundan bu yana kadar, dünyada mevcut teknolojinin tüm yeniliklerini, çağın gereklerini ve bilimsel çalışmaları en ön safta takip eden ve bunu hastalarına uygulayan bir yüksek öğrenim kurumu olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.<br />
<br />
Lazer tedavisi <br />
Manisa’dan F. Y’ın sualine cevaptır: <br />
<br />
Gözde görme bozukluğuna refraksiyon kusuru denir. Gözün uzağı görememesi miyopi, yakını görememesi ise hipermetropi olarak adlandırılır. Görme kusurlarında net görme kaybolur. Sağlıklı görebilmek için gözlük kullanmak veya lens takmak lazımdır. Bunların tedavi edici, gözdeki bozukluğu eski haline getirici özelliği yoktur. Son zamanlarda uygulama alanına giren lazer tedavisi ile düzeltme ameliyatları yapılmaktadır. Lazer tedavisi ile görme kusuru tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Bu tedavinin yapılabilmesi için bazı kriterler vardır. Göz dibinde bir hastalık olmaması, yaşın onsekizin üstünde olması, gözdeki bozukluğun başka bir hastalığa bağlı olmaması gibi. Göz bölümünde detaylı araştırma yapıldıktan sonra ameliyata karar verilir. Ameliyat fiyatı uygulanacak ameliyat çeşidine göre değişmektedir.<br />
<br />
Miyop<br />
<br />
İstanbul’dan Ş. K. mektubunda özetle diyor ki: “33 yaşında bir bayanım. Gözlerim uzağı göremiyor. Yani bende miyop hastalığı var. Kullandığım gözlüğün camları çok kalın olup, hem aile içinde hem de toplumda alay konusu oluyorum. Bu durumdan kurtulmak istiyorum, ancak maddi durumum iyi değil. Bu durumda ne yapmalıyım.” <br />
Uzağı görememe haline miyopi denir. Göz ekseni uzadığı için net görme olmaz. Net görebilmek için gözünü kısarak bakar. Devamlı bu şekilde bakmak baş ağrısına yol açabilir. Miyop olan kimse ya gözlük takarak ya da lens kullanarak net görmeye çalışır. Bunlar gözdeki bozukluğu tedavi etmez, ilerlemesine mani olmaz. Son yıllarda uygulamaya konulan lazer tedavisi ile bozukluk ortadan kaldırılmakta, gözlük veya lens kullanımına gerek kalmamaktadır. Lazer tedavisi oldukça yaygınlaştı. Birçok hastanede ve özel göz hekimlerinde bulunmaktadır. Tedavi fiatları farklılık göstermektedir.  Maddi imkanlarınız iyi değilse eşinizin sigortasından faydalanarak sigorta hastanesinde tedavinizi yaptırabilirsiniz. Veya sigortadan lazer bulunan bir üniversite hastanesine sevkinizi yaptırmanız mümkündür. Bu durumda ücret ödemeden tedavinizi yaptırabilirsiniz. <br />
<br />
Lazerle Göz Ameliyatı<br />
<br />
Göz probleminiz var ve bu sorunu lazer operasyonu ile halletmek istiyorsunuz. O zaman dikkat; eğer yeni doğum yapmış bir anne veya hamileyseniz önce bir uzmanla görüşmeniz akıllıca olacaktır. New York Eye Surgery Center ( New York Göz Operasyon Merkezi) uzmanlarının yaptığı açıklamaya göre hamile kadınlarda meydana gelen olağan hormonal değişikliklerin, kornea’nın şeklini etkileyeceğini ve bunun da operasyonun başarı oranını düşüreceği belirtiliyor. Uzmanlara göre yaranın iyileşme süresi uzayabilir ve hatta ikinci bir düzeltme operasyonu da gerekebilir. Doktorların yeni anne ve anne adaylarına önerisi operasyonu doğumdan sonra hormonların normale döndüğü ana ertelemeleridir.<br />
<br />
Lazer uyarısı<br />
<br />
Lazerle tedavi olmak isteyen göz hastalarını uyaran uzmanlar, özellikle son günlerde hemen her yerde açılan ve gerçek maliyetin altında tedavi yapan lazer merkezleri konusunda dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. <br />
Başlangıçta miyoplar için geliştirilmiş olan laser tedavisi, günümüzde hipermetroplar ve karışık astigmatlar dahil tüm gözlük kusurlarında uygulanabiliyor. Ancak bu yöntemin daha fazla kâr elde etmek isteyen bazı merkezler tarafından eksik uygulandığını ifade eden Türkiye Hastanesi Göz Kliniği’nden Opr. Dr. Aydın Yıldırım, “Göze operasyon sırasında yapılabilecek en ufak bir hata bile kalıcı rahatsızlıklar meydana getirebilir. Daha fazla kişiyi çekmek için spot fiyatlar uygulayan merkezler çoğalmakta. Bir miyopi ya da hipermetropi ameliyatının fiyatı bellidir ve olması gereken en alt maliyet ortadadır. Ancak bazı merkezler bunun çok altında fiyatlarla ameliyat yapıyorlar. Bunların tıbben gerekli bazı malzemeleri eksik kullandığını tahmin ediyoruz. Amerikan İlaç Derneği’nin tavsiye ettiği aletleri kullanarak bu fiyatlarla başka türlü iş yapmaları mümkün değil” şeklinde konuştu. <br />
<br />
Herkese uygulanamaz <br />
Lazer tedavisinin her göze uygun olmadığını da kaydeden Opr. Dr. Aydın Yıldırım, tedavi öncesinde ayrıntılı testlerin yapılmasının şart olduğunu belirterek, göz haritası düzensiz olan, şeffaf tabakası ince olan, göz tansiyonu ve katarakt gibi problemleri veya sinir tabakasında büyük yırtıklar olanların lazer tedavisinden kesinlikle faydalanamayağını belirtti. <br />
<br />
Astigmatlara MÜJDE! <br />
ABD’de yılda yaklaşık bir milyon göze uygulanan lazer yönteminin, Türkiye’de yılda 15 bin vakada kaldığı belirtiliyor. <br />
Opr. Dr. Aydın Yıldırım, bir kez lazer ameliyatı olmuş ancak istenilen sonuç elde edilmemiş astigmatlı hastalara şu müjdeyi veriyor: “Lazer tekniğinde her geçen gün farklı gelişmeler yaşanıyor. Son olarak tatbik edilen yeni yöntemde ‘aberometre’ denilen bir cihaz yardımıyla göz içerisindeki tüm ışık yansımaları ölçülmekte ve lazer tedavisi buna göre yönlendirilmektedir. Basında daha önce çıkmış olan haberlerin aksine bu yöntemin hedefi insanları kartal gözlü yapmak değildir. Yeni yöntem daha çok, gözünde düzensiz astigmatı olan veya önceki lazer tedavilerinde başarı sağlanamamış olan hastaların düzeltilmesinde kullanılacaktır.”<br />
<br />
 Lazerle göz ameliyatı Lazerle göz çizdirme hakkinda aciklamalar Lazerle göz ameliyatı Lazerle göz çizdirme konusunda bilgiler.<br />
<br />
<span style="color: #FFFFFF;">Anahtar Kelimeler:Lazerle göz ameliyatı, Lazerle göz çizdirme</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Excimer Lazer Nedir?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=87</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:37:25 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=87</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://tr.medwow.com/med/laser-excimer/visx/visx-star-s3-activetrak/visx-star-s3-activetrak.mth28075_200_200.jpg" border="0" alt="[Resim: visx-star-s3-activetrak.mth28075_200_200.jpg&#93;" /><br />
<br />
<br />
Excimer Lazer Kornea rekraktif cerrahide hastaların miyopi, astigmatigma, hipermetropi gibi gözlük kusurlarından kurtarmak için kullandığımız lazer cihazının adıdır. Excimer Lazer aslında yüksek enerjili bir yüksek uygulama lazeridir. <br />
<br />
193 nanometre bir dalga boyunda çalışan, her bir fotuna yaklaşık 6.3 milyon elektro voltluk yüksek enerjiye sahip, kornea dokusuna, gözün ön dokusuna çarptığı zaman bu dokudaki molekülleri birbirinden ayırarak parçalayıp korneayı tıraşlayabilen, korneanın şeklini yeniden oluşturarak kırma kusurlarını tedavi eden lazer sisteminin adıdır. Excimer Lazer aslında endüstride kullanılan bir lazer sistemidir. Endüstride özellikle silikon cipleri yontmak için, onların mimari dizaynını, düzenini geliştirmek için kullanılan bir lazer sistemidir. <br />
<br />
Bu lazer sistemi 1980’li yılların başında kornea dokusunu yeniden şekillendirmek üzere kullanılmaya başlandı. Bu amaçla ilk olarak hayvan gözlerinde denendi. Hayvan gözlerinde başarılı kornea yeniden şekillendirilmesi anlaşılınca, yöntem insan gözünde kullanılmaya başlandı. İnsan gözünde ilk defa 1983 yılında Troki adı verilen bir doktor tarafından denendi. 1980’li yılların sonunda, 1988 yılında da Mac Donalds adında bir Amerikalı doktor bunu ilk defa görmeyen gözde, korneanın yeniden şekillendirilmesi amacıyla kullandı. Bu amaçla oldukça başarılı olduğu test edildikten sonra sistem yaygınlaşmaya başladı. Excimer Lazerin çok önemli özellikler var.<br />
<br />
 Bu özelliklerden bir tanesi kornea dokusuna çarptığı zaman, kornea dokusunu su mikron seviyesi dediğimiz, bir mikronun dörtte biri duyarlılıkta tıraşlama yeteneğine sahip olması. Bu işlemi yaparken aynı zamanda komşu dokulara zarar vermemesi, böylece kornea gibi saydam, damarsız, oldukça hassas bir dokuyu, istediğimiz şekilde tıraşlama yeteneğini elde ettik. <br />
<br />
<br />
Excimer Lazerin geliştirilmesi aşamasında, lazerin korneaya uygulama şekilleriyle de önemli farklılıklar ortaya çıktı. Örneğin biz başlangıçta Excimer Lazerin yalnızca kornea epitelini, hücre tabakasını kazıyıp, stroma adını verdiğimiz korneanın yüzey tabakasına uygularken, daha sonra geliştirilen tekniklerle korneadan flep adını verdiğimiz bir kesi yaparak, bu kesiyle flepin altına, kornea stroması içerisine lazer uygulama teknikleri gelişmeye başlandı. Tabi kornea stroması içerisine <br />
<br />
Excimer Lazerin uygulanabilmesi, klasik Excimer Lazer uygulaması tekniğini oldukça geliştirdi. Oldukça iyileştirdi. Klasik lazerde gördüğümüz bir takım sakıncaları ortadan kaldırarak günümüzdeki mükemmel lazer teknolojisinin ortaya çıkmasında yardımcı oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://tr.medwow.com/med/laser-excimer/visx/visx-star-s3-activetrak/visx-star-s3-activetrak.mth28075_200_200.jpg" border="0" alt="[Resim: visx-star-s3-activetrak.mth28075_200_200.jpg]" /><br />
<br />
<br />
Excimer Lazer Kornea rekraktif cerrahide hastaların miyopi, astigmatigma, hipermetropi gibi gözlük kusurlarından kurtarmak için kullandığımız lazer cihazının adıdır. Excimer Lazer aslında yüksek enerjili bir yüksek uygulama lazeridir. <br />
<br />
193 nanometre bir dalga boyunda çalışan, her bir fotuna yaklaşık 6.3 milyon elektro voltluk yüksek enerjiye sahip, kornea dokusuna, gözün ön dokusuna çarptığı zaman bu dokudaki molekülleri birbirinden ayırarak parçalayıp korneayı tıraşlayabilen, korneanın şeklini yeniden oluşturarak kırma kusurlarını tedavi eden lazer sisteminin adıdır. Excimer Lazer aslında endüstride kullanılan bir lazer sistemidir. Endüstride özellikle silikon cipleri yontmak için, onların mimari dizaynını, düzenini geliştirmek için kullanılan bir lazer sistemidir. <br />
<br />
Bu lazer sistemi 1980’li yılların başında kornea dokusunu yeniden şekillendirmek üzere kullanılmaya başlandı. Bu amaçla ilk olarak hayvan gözlerinde denendi. Hayvan gözlerinde başarılı kornea yeniden şekillendirilmesi anlaşılınca, yöntem insan gözünde kullanılmaya başlandı. İnsan gözünde ilk defa 1983 yılında Troki adı verilen bir doktor tarafından denendi. 1980’li yılların sonunda, 1988 yılında da Mac Donalds adında bir Amerikalı doktor bunu ilk defa görmeyen gözde, korneanın yeniden şekillendirilmesi amacıyla kullandı. Bu amaçla oldukça başarılı olduğu test edildikten sonra sistem yaygınlaşmaya başladı. Excimer Lazerin çok önemli özellikler var.<br />
<br />
 Bu özelliklerden bir tanesi kornea dokusuna çarptığı zaman, kornea dokusunu su mikron seviyesi dediğimiz, bir mikronun dörtte biri duyarlılıkta tıraşlama yeteneğine sahip olması. Bu işlemi yaparken aynı zamanda komşu dokulara zarar vermemesi, böylece kornea gibi saydam, damarsız, oldukça hassas bir dokuyu, istediğimiz şekilde tıraşlama yeteneğini elde ettik. <br />
<br />
<br />
Excimer Lazerin geliştirilmesi aşamasında, lazerin korneaya uygulama şekilleriyle de önemli farklılıklar ortaya çıktı. Örneğin biz başlangıçta Excimer Lazerin yalnızca kornea epitelini, hücre tabakasını kazıyıp, stroma adını verdiğimiz korneanın yüzey tabakasına uygularken, daha sonra geliştirilen tekniklerle korneadan flep adını verdiğimiz bir kesi yaparak, bu kesiyle flepin altına, kornea stroması içerisine lazer uygulama teknikleri gelişmeye başlandı. Tabi kornea stroması içerisine <br />
<br />
Excimer Lazerin uygulanabilmesi, klasik Excimer Lazer uygulaması tekniğini oldukça geliştirdi. Oldukça iyileştirdi. Klasik lazerde gördüğümüz bir takım sakıncaları ortadan kaldırarak günümüzdeki mükemmel lazer teknolojisinin ortaya çıkmasında yardımcı oldu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Spektrofotometre Cihazları - MEGEP Biyomedikal]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=86</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:09:06 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=86</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.asyamedikal.com/uploads/yazi515022.jpg" border="0" alt="[Resim: yazi515022.jpg&#93;" /><br />
<br />
Biyomedikal Cihaz Teknolojileri<br />
<br />
DAL/MESLEK<br />
<br />
Tıbbi Laboratuvar ve Hasta Dışı Uygulama Cihazları<br />
<br />
MODÜLÜN ADI<br />
<br />
Spektrofotometre Cihazları<br />
<br />
MODÜLÜN TANIMI<br />
<br />
Spektrofotometre cihazlarının ön kontrollerini, montajını,elektronik donanım arızalarının giderimini, bakımını,fonksiyon testini ve kalibrasyonunu standartlara uygun vehatasız yapabilmek için gerekli olan işlemleri açıklar.<br />
<br />
SÜRE<br />
40/32<br />
<br />
ÖN KOŞUL<br />
Alan ortak modüllerini tamamlamış olmak<br />
<br />
YETERLİK<br />
<br />
Spektrofotometre cihazlarında arıza gidermek<br />
<br />
<br />
MODÜLÜN AMACI<br />
Genel Amaç<br />
Bu modül ile gerekli ortam sağlandığında spektrofotometrecihazlarının ön kontrollerini, montajını, elektronik donanımarızalarının giderimini, bakımını, fonksiyon testini vekalibrasyonunu standartlara uygun ve hatasızyapabileceksiniz.<br />
<br />
Amaçlar<br />
<br />
1.Spektrofotometre cihazlarında ön kontrolleriyapabileceksiniz.<br />
2.Spektrofotometre cihazlarında besleme ünitesininarızalarını giderebileceksiniz.<br />
3.Spektrofotometre cihazlarında elektronik kontrolkartlarının arızalarını giderebileceksiniz.<br />
4.Spektrofotometre cihazlarında halojen lamba vemercek değiştirebileceksiniz.<br />
5.Spektrofotometre cihazlarında fotodedektörünitesini değiştirebileceksiniz.<br />
6.Spektrofotometre cihazlarında yazıcı arızalarınıgiderebileceksiniz.<br />
7.Spektrofotometre cihazlarında bakım vefonksiyon testi yapabileceksiniz.<br />
8.Spektrofotometre cihazlarında kalibrasyon yapabileceksiniz.<br />
<br />
EĞİTİM ÖĞRETİMORTAMLARI VEDONANIMLARI<br />
<br />
Ortam: Tıbbi laboratuvar ve hasta dışı uygulama cihazları dalatölyesi, sistem analizi atölyesi, firmaların laboratuvar cihazkurulum birimleriDonanım: El takımları, devre şeması, spektrofotometrecihazı, özel temizlik malzemeleri, ölçü aleti, servis el kitabı,lehimleme aletleri<br />
<br />
<br />
<a href="http://megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/modul_pdf/523EO0253.pdf" target="_blank">Detay ve resim içerikleri TIKLAYINIZ</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.asyamedikal.com/uploads/yazi515022.jpg" border="0" alt="[Resim: yazi515022.jpg]" /><br />
<br />
Biyomedikal Cihaz Teknolojileri<br />
<br />
DAL/MESLEK<br />
<br />
Tıbbi Laboratuvar ve Hasta Dışı Uygulama Cihazları<br />
<br />
MODÜLÜN ADI<br />
<br />
Spektrofotometre Cihazları<br />
<br />
MODÜLÜN TANIMI<br />
<br />
Spektrofotometre cihazlarının ön kontrollerini, montajını,elektronik donanım arızalarının giderimini, bakımını,fonksiyon testini ve kalibrasyonunu standartlara uygun vehatasız yapabilmek için gerekli olan işlemleri açıklar.<br />
<br />
SÜRE<br />
40/32<br />
<br />
ÖN KOŞUL<br />
Alan ortak modüllerini tamamlamış olmak<br />
<br />
YETERLİK<br />
<br />
Spektrofotometre cihazlarında arıza gidermek<br />
<br />
<br />
MODÜLÜN AMACI<br />
Genel Amaç<br />
Bu modül ile gerekli ortam sağlandığında spektrofotometrecihazlarının ön kontrollerini, montajını, elektronik donanımarızalarının giderimini, bakımını, fonksiyon testini vekalibrasyonunu standartlara uygun ve hatasızyapabileceksiniz.<br />
<br />
Amaçlar<br />
<br />
1.Spektrofotometre cihazlarında ön kontrolleriyapabileceksiniz.<br />
2.Spektrofotometre cihazlarında besleme ünitesininarızalarını giderebileceksiniz.<br />
3.Spektrofotometre cihazlarında elektronik kontrolkartlarının arızalarını giderebileceksiniz.<br />
4.Spektrofotometre cihazlarında halojen lamba vemercek değiştirebileceksiniz.<br />
5.Spektrofotometre cihazlarında fotodedektörünitesini değiştirebileceksiniz.<br />
6.Spektrofotometre cihazlarında yazıcı arızalarınıgiderebileceksiniz.<br />
7.Spektrofotometre cihazlarında bakım vefonksiyon testi yapabileceksiniz.<br />
8.Spektrofotometre cihazlarında kalibrasyon yapabileceksiniz.<br />
<br />
EĞİTİM ÖĞRETİMORTAMLARI VEDONANIMLARI<br />
<br />
Ortam: Tıbbi laboratuvar ve hasta dışı uygulama cihazları dalatölyesi, sistem analizi atölyesi, firmaların laboratuvar cihazkurulum birimleriDonanım: El takımları, devre şeması, spektrofotometrecihazı, özel temizlik malzemeleri, ölçü aleti, servis el kitabı,lehimleme aletleri<br />
<br />
<br />
<a href="http://megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/modul_pdf/523EO0253.pdf" target="_blank">Detay ve resim içerikleri TIKLAYINIZ</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Koagulometre Cihazları - MEGEP Biyomedikal]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=85</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:00:46 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=85</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://en.sezmed.com/Upload/urunImage/7960779071.jpg" border="0" alt="[Resim: 7960779071.jpg&#93;" /><br />
Biyomedikal Cihaz Teknolojileri<br />
<br />
Tıbbi Laboratuvar ve Hasta Dışı Uygulama Cihazları<br />
<br />
Koagulometre Cihazları<br />
<br />
Koagulometre cihazlarının ön kontrolleri, montajı, donanım<br />
arızalarını giderme, bakımı, fonksiyon testi ve kalibrasyonu<br />
sırasında yapılan işlemlerin kazandırıldığı bir öğrenme<br />
materyalidir.<br />
40/32<br />
<br />
Alan ortak modüllerini tamamlamış olmak<br />
Koagulometre cihazlarında arıza gidermek<br />
<br />
Genel Amaç<br />
<br />
Koagulometre cihazlarının ön kontrollerini, montajını,<br />
elektronik donanım arızalarının giderilmesini, bakımını,<br />
fonksiyon testini ve kalibrasyonunu standartlara uygun ve<br />
hatasız yapabileceksiniz.<br />
<br />
<br />
Amaçlar<br />
<br />
1. Koagulometre cihazlarında ön kontrolleri<br />
yapabileceksiniz.<br />
2. Koagulometre cihazlarında besleme ünitesinin<br />
arızalarını giderebileceksiniz.<br />
3. Koagulometre cihazlarında elektronik kontrol<br />
kartlarının arızalarını giderebileceksiniz.<br />
4. Koagulometre cihazlarında motor arızalarını<br />
giderebileceksiniz.<br />
5. Koagulometre cihazlarında yazıcı arızalarını<br />
giderebileceksiniz.<br />
6. Koagulometre cihazlarında bakım ve fonksiyon testi<br />
yapabileceksiniz.<br />
7. Koagulometre cihazlarında kalibrasyon<br />
yapabiceksiniz.<br />
<br />
Ortam: Tıbbi laboratuvar ve hasta dışı uygulama cihazları dal<br />
atölyesi, sistem analizi atölyesi, firmaların laboratuvar cihaz<br />
kurulum birimleri<br />
Donanım: Elektriksel güvenlik analizörü, kalibratörler, el<br />
takımları, devre şeması, koagulometre cihazı, özel temizlik<br />
malzemeleri, avometre, servis el kitabı, kronometre,<br />
lehimleme aletleri<br />
<br />
Modül içinde yer alan her öğrenme faaliyetinden sonra verilen<br />
ölçme araçları ile kendinizi değerlendireceksiniz.<br />
<br />
Öğretmen modül sonunda ölçme aracı (çoktan seçmeli test,<br />
doğru-yanlış testi, boşluk doldurma, eşleştirme vb.) kullanarak<br />
modül uygulamaları ile kazandığınız bilgi ve becerileri<br />
<br />
<br />
<a href="http://megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/modul_pdf/523EO0249.pdf" target="_blank"> Detaylı içerik ve resimler linkte.</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://en.sezmed.com/Upload/urunImage/7960779071.jpg" border="0" alt="[Resim: 7960779071.jpg]" /><br />
Biyomedikal Cihaz Teknolojileri<br />
<br />
Tıbbi Laboratuvar ve Hasta Dışı Uygulama Cihazları<br />
<br />
Koagulometre Cihazları<br />
<br />
Koagulometre cihazlarının ön kontrolleri, montajı, donanım<br />
arızalarını giderme, bakımı, fonksiyon testi ve kalibrasyonu<br />
sırasında yapılan işlemlerin kazandırıldığı bir öğrenme<br />
materyalidir.<br />
40/32<br />
<br />
Alan ortak modüllerini tamamlamış olmak<br />
Koagulometre cihazlarında arıza gidermek<br />
<br />
Genel Amaç<br />
<br />
Koagulometre cihazlarının ön kontrollerini, montajını,<br />
elektronik donanım arızalarının giderilmesini, bakımını,<br />
fonksiyon testini ve kalibrasyonunu standartlara uygun ve<br />
hatasız yapabileceksiniz.<br />
<br />
<br />
Amaçlar<br />
<br />
1. Koagulometre cihazlarında ön kontrolleri<br />
yapabileceksiniz.<br />
2. Koagulometre cihazlarında besleme ünitesinin<br />
arızalarını giderebileceksiniz.<br />
3. Koagulometre cihazlarında elektronik kontrol<br />
kartlarının arızalarını giderebileceksiniz.<br />
4. Koagulometre cihazlarında motor arızalarını<br />
giderebileceksiniz.<br />
5. Koagulometre cihazlarında yazıcı arızalarını<br />
giderebileceksiniz.<br />
6. Koagulometre cihazlarında bakım ve fonksiyon testi<br />
yapabileceksiniz.<br />
7. Koagulometre cihazlarında kalibrasyon<br />
yapabiceksiniz.<br />
<br />
Ortam: Tıbbi laboratuvar ve hasta dışı uygulama cihazları dal<br />
atölyesi, sistem analizi atölyesi, firmaların laboratuvar cihaz<br />
kurulum birimleri<br />
Donanım: Elektriksel güvenlik analizörü, kalibratörler, el<br />
takımları, devre şeması, koagulometre cihazı, özel temizlik<br />
malzemeleri, avometre, servis el kitabı, kronometre,<br />
lehimleme aletleri<br />
<br />
Modül içinde yer alan her öğrenme faaliyetinden sonra verilen<br />
ölçme araçları ile kendinizi değerlendireceksiniz.<br />
<br />
Öğretmen modül sonunda ölçme aracı (çoktan seçmeli test,<br />
doğru-yanlış testi, boşluk doldurma, eşleştirme vb.) kullanarak<br />
modül uygulamaları ile kazandığınız bilgi ve becerileri<br />
<br />
<br />
<a href="http://megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/modul_pdf/523EO0249.pdf" target="_blank"> Detaylı içerik ve resimler linkte.</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Biyomedikal Kalibrasyon Eğitimi Mayıs 2012]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=84</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 18:38:56 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=84</guid>
			<description><![CDATA[Firmamızda temel biyomedikal kalibrasyon eğitimi verilecektir.Eğitimler katılımcılara yönelik sınıflandırılıp içerikleri bu doğrultuda düzenlenecektir. Kontenjanlarımız sınırlı olup başvurular 21 Mayıs 2012 tarihinde sona erecektir.<br />
<br />
-  Tıbbi cihazların genel kalibrasyon için gerekli olan \"Temel Biyomedikal Kalibrasyon Eğitimi.\"<br />
İçerikten bir kaç örnek;<br />
<br />
· Tıbbi Cihaz Yönetimi<br />
· Tıbbi Cihazlarda Performans Ölçümleri ve Kritiklik Seviyeleri<br />
· Hastabaşı monitörü kalibrasyonu<br />
· EKG cihazı kalibrasyonu<br />
· Tansiyon aleti kalibrasyonu<br />
· Elektrokoter kalibrasyonu<br />
· Pulseoxımetre kalibrasyonu<br />
· İnfüzyon pompası kalibrasyonu<br />
· Sıcaklık Kalibrasyonu ( Etüv,Küvöz,Otoklav )<br />
· Kalibrasyon Sertifikalarının Değerlendirilmesi ve Hazırlanması<br />
· Tıbbi cihazlarda kabul toleransları<br />
<br />
Eğitim tarihi : 26 Mayıs 2012 Cumartesi<br />
Eğitim saatleri : 09.00 - 17.00<br />
Eğitim yeri : Gölcük / Kocaeli<br />
Not: Şehir dışından gelecek arkadaşlar için konaklama konusunda yardımcı olunacaktır.<br />
Başvuru için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.<br />
<br />
<a href="http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html" target="_blank">http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Firmamızda temel biyomedikal kalibrasyon eğitimi verilecektir.Eğitimler katılımcılara yönelik sınıflandırılıp içerikleri bu doğrultuda düzenlenecektir. Kontenjanlarımız sınırlı olup başvurular 21 Mayıs 2012 tarihinde sona erecektir.<br />
<br />
-  Tıbbi cihazların genel kalibrasyon için gerekli olan \"Temel Biyomedikal Kalibrasyon Eğitimi.\"<br />
İçerikten bir kaç örnek;<br />
<br />
· Tıbbi Cihaz Yönetimi<br />
· Tıbbi Cihazlarda Performans Ölçümleri ve Kritiklik Seviyeleri<br />
· Hastabaşı monitörü kalibrasyonu<br />
· EKG cihazı kalibrasyonu<br />
· Tansiyon aleti kalibrasyonu<br />
· Elektrokoter kalibrasyonu<br />
· Pulseoxımetre kalibrasyonu<br />
· İnfüzyon pompası kalibrasyonu<br />
· Sıcaklık Kalibrasyonu ( Etüv,Küvöz,Otoklav )<br />
· Kalibrasyon Sertifikalarının Değerlendirilmesi ve Hazırlanması<br />
· Tıbbi cihazlarda kabul toleransları<br />
<br />
Eğitim tarihi : 26 Mayıs 2012 Cumartesi<br />
Eğitim saatleri : 09.00 - 17.00<br />
Eğitim yeri : Gölcük / Kocaeli<br />
Not: Şehir dışından gelecek arkadaşlar için konaklama konusunda yardımcı olunacaktır.<br />
Başvuru için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.<br />
<br />
<a href="http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html" target="_blank">http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tomotherapy Cihazı Nedir ?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=83</link>
			<pubDate>Fri, 11 May 2012 13:22:40 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=83</guid>
			<description><![CDATA[Tomotherapy radyasyon dilim-by-dilim (dolayısıyla kullanımı teslim edildiği radyasyon tedavisinin bir tür Yunan önek tomo- , \\\"dilim\\\" anlamına gelir). Teslimat bu yöntem tüm tümör hacmi bir kerede ışınlandı edildiği eksternal radyasyon terapisi diğer biçimleri farklıdır.<br />
<br />
Tarihçe<br />
<br />
<br />
Tomotherapy ilk uygulaması Nomos Corporation tarafından geliştirilen Corvus sistemi idi. [ 1 &#93; Bu yoğunluk ayarlı radyoterapi (IMRT) planlanması ve sunulması için ilk ticari sistem oldu. Yalnızca beyinde kullanım için tasarlanmış olan orijinal sistem, radyasyon her dilim teslimat arasındaki hastanın hareket önlemek için bir katı kafatası bazlı sabitleme sistemi dahil edilmiştir. Fakat bazı kullanıcılar [ kim? &#93; sabitleme sistemi kaçınmış ve vücudun farklı yerlerinde tümör tekniği uygulanır.<br />
Tomotherapy , ya Helisel Tomotherapy, bir şeklidir bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde IMRT veya Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi nispeten yeni bir tür, radyasyon tedavisi dağıtım sistemi. Sistem geliştirildi Wisconsin-Madison Üniversitesi profesörü Thomas Rockwell Mackie , Ph.D. ve Paul Reckwerdt. Küçük bir megavoltage x-ışını kaynağından bir CT x-ışını kaynağından benzer bir biçimde monte edilen ve geometrisi tedavisi kurulum pozisyonda gövdesinin CT görüntü sunmak için olanak sağlandı. Orijinal planlarının kilovoltage CT görüntüleme dahil olmasına rağmen, mevcut modellerin megavoltage enerjileri kullanabilirsiniz. Bu kombinasyon ile, cihazın modern bir görüntü kılavuzluğunda radyoterapi (IGRT) sağlayabilen ilk cihazlardan biri oldu. İlk hastaların NIH tarafından finanse edilen Hibe Programı Projesi himayesinde Profesör Minesh Mehta, MD, gözetiminde Wisconsin Üniversitesi\\\'nde, 2002 yılında tedavi edildi.<br />
<br />
<br />
Genel Esasları<br />
<br />
<br />
Genel olarak, radyasyon tedavisi (Radyoterapi) tümör boyunca doz homojenliği üzerinde güçlü bir güven ile geliştirdi. Tomotherapy iki önemli sorunlar doğurur tümör değişik yerlerinde radyasyon sıralı teslim şekillendirir. İlk olarak, bu yöntem \\\"alan eşleştirme\\\" olarak bilinen ve onunla birlikte tümörün çıkan sıcak ve / veya soğuk nokta olan iki bitişik alanlar arasında bir az-daha-mükemmel uyum olasılığı getiriyor. İkinci sorun, bu hizmet sunumu sırasında hastanın veya tümör hareket ederse, sonra tekrar, sıcak veya soğuk nokta neden olacaktır. Birinci problemin üstesinden gelmek ya da en azından ışını iletim sisteminin dikkatli bir yapı ile, en aza indirgenebilir. İkinci tedavi teslim boyunca hedef konumuna dikkat gerektirir.<br />
Diğer satıcılar \\\'sistemlerine göre çok erken IMRT bir kitle pazarı çözüm sağlanır, çünkü Corvus tomotherapy sistemi büyük bir popülerlik kazandı. Genel olarak, doz homojenliği alanında eşleşen konuda endişe göreceli eksikliği sorumlu olabilecek 3 boyutlu konformal radyoterapi daha IMRT daha azdır.<br />
Kullanılan Corvus sistemleri hala bir dizi olmasına rağmen, bu sırada, TomoTherapy Inc tarafından imal Hi-Art sistemi kullanılan primer tomotherapy cihazdır. TomoTherapy TomoHD sistemlerinin kullanılması da vardır. Diğer radyoterapi ekipman üreticilerinin son zamanlarda yay kullanarak IMRT sunma yöntemleri geliştirerek tam 360 derece tedavi yay ile birleştiğinde kısa tedavi süreleri meydan karşılık verdiler. Önemli fark bu yöntemlerin böylece tam hacimsel ışınlama sağlayan, standart medikal lineer hızlandırıcılar uygulanmış olmasıdır.<br />
<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/64/Tomotherapy_nci-vol-4478-300.jpg/220px-Tomotherapy_nci-vol-4478-300.jpg" border="0" alt="[Resim: 220px-Tomotherapy_nci-vol-4478-300.jpg&#93;" /><br />
Hasta geçiren tomotherapy, yüz ve vücut kaplı.<br />
<br />
Kez TomoTherapy \\\"üzerine kiriş\\\" normal karşılaştırılabilir radyoterapi tedavi süreleri (ortak bir prostat tedavisi için zamanında 3-5 dakika ışını hakkında) ama günlük CT için ek bir 2-3 dakika eklerim. Günlük BT radyasyon ışınları tam yerleştirmek için kullanılan ve operatör tedaviyi düzenlemek için izin verir gerekir kilo kaybı veya tümör küçülmesi (adaptif radyoterapi). Nedeniyle hastanın anatomisi değişikliği Akciğer kanseri , baş boyun tümörleri , meme kanseri , prostat kanseri , Stereotaktik radyocerrahi (SRS) ve stereotaktik vücut radyoterapi (SBRT) yaygın TomoTherapy kullanılarak yapılan tedaviler bazı örneklerdir. TomoTherapy ilk klinik kullanımda iken 2002 Dr Minesh Mehta, MD önderliğinde, Wisconsin Üniversitesi\\\'nde, üzerinde 300\\\'den fazla siteleri artık orada Kanada , Amerika Birleşik Devletleri , Avrupa ve Asya .<br />
Kendi iç koruma ve az yer kaplaması nedeniyle, TomoTherapy Hi-Sanat ve TomoTherapy TomoHD tedavi makineleri yerdeğişir radyoterapi suit kullanılan sadece radyoterapi makineleri vardır. Suit iki farklı türleri mevcuttur: Limited İngiltere merkezli bir Onkoloji Systems tarafından geliştirilen hareketli bir kamyon ve Pioneer, hangi TomoTherapy Inc tarafından geliştirilen TomoMobile. Ikincisi Birleşik Krallık ve Avrupa taşımacılık kanunu şartlarının gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen ve daha az beş hafta da radyoterapi tedaviler sunan, somut bir pad üzerinde yerleştirilen bir yer birimdir edildi.<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.psl.wisc.edu/wp-content/themes/default/images/tomo.gif" border="0" alt="[Resim: tomo.gif&#93;" /><br />
<img src="http://www.21stcenturyoncology.com/Libraries/Therapies_Images/tomotherapy-245.sflb.ashx" border="0" alt="[Resim: tomotherapy-245.sflb.ashx&#93;" /><br />
<img src="http://www.scandidos.com/Portals/0/Images/App_tomotherapy.jpg" border="0" alt="[Resim: App_tomotherapy.jpg&#93;" /><br />
<img src="http://photos.news.wisc.edu/photos/13146/original/TomoTherapy_manufact11_6156.jpg?1299870967" border="0" alt="[Resim: TomoTherapy_manufact11_6156.jpg?1299870967&#93;" /><br />
<img src="http://bloximages.chicago2.vip.townnews.com/host.madison.com/content/tncms/assets/v3/editorial/7/07/70714b5a-bcef-11de-8f2e-001cc4c002e0/70714b5a-bcef-11de-8f2e-001cc4c002e0.preview-300.jpg" border="0" alt="[Resim: 70714b5a-bcef-11de-8f2e-001cc4c002e0.preview-300.jpg&#93;" /><br />
<br />
Detay <a href="http://linac96.web.cern.ch/Linac96/Proceedings/Thursday/TH202/Paper.html" target="_blank">http://linac96.web.cern.ch/Linac96/Proce...Paper.html</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tomotherapy radyasyon dilim-by-dilim (dolayısıyla kullanımı teslim edildiği radyasyon tedavisinin bir tür Yunan önek tomo- , \\\"dilim\\\" anlamına gelir). Teslimat bu yöntem tüm tümör hacmi bir kerede ışınlandı edildiği eksternal radyasyon terapisi diğer biçimleri farklıdır.<br />
<br />
Tarihçe<br />
<br />
<br />
Tomotherapy ilk uygulaması Nomos Corporation tarafından geliştirilen Corvus sistemi idi. [ 1 ] Bu yoğunluk ayarlı radyoterapi (IMRT) planlanması ve sunulması için ilk ticari sistem oldu. Yalnızca beyinde kullanım için tasarlanmış olan orijinal sistem, radyasyon her dilim teslimat arasındaki hastanın hareket önlemek için bir katı kafatası bazlı sabitleme sistemi dahil edilmiştir. Fakat bazı kullanıcılar [ kim? ] sabitleme sistemi kaçınmış ve vücudun farklı yerlerinde tümör tekniği uygulanır.<br />
Tomotherapy , ya Helisel Tomotherapy, bir şeklidir bilgisayarlı tomografi (BT) eşliğinde IMRT veya Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi nispeten yeni bir tür, radyasyon tedavisi dağıtım sistemi. Sistem geliştirildi Wisconsin-Madison Üniversitesi profesörü Thomas Rockwell Mackie , Ph.D. ve Paul Reckwerdt. Küçük bir megavoltage x-ışını kaynağından bir CT x-ışını kaynağından benzer bir biçimde monte edilen ve geometrisi tedavisi kurulum pozisyonda gövdesinin CT görüntü sunmak için olanak sağlandı. Orijinal planlarının kilovoltage CT görüntüleme dahil olmasına rağmen, mevcut modellerin megavoltage enerjileri kullanabilirsiniz. Bu kombinasyon ile, cihazın modern bir görüntü kılavuzluğunda radyoterapi (IGRT) sağlayabilen ilk cihazlardan biri oldu. İlk hastaların NIH tarafından finanse edilen Hibe Programı Projesi himayesinde Profesör Minesh Mehta, MD, gözetiminde Wisconsin Üniversitesi\\\'nde, 2002 yılında tedavi edildi.<br />
<br />
<br />
Genel Esasları<br />
<br />
<br />
Genel olarak, radyasyon tedavisi (Radyoterapi) tümör boyunca doz homojenliği üzerinde güçlü bir güven ile geliştirdi. Tomotherapy iki önemli sorunlar doğurur tümör değişik yerlerinde radyasyon sıralı teslim şekillendirir. İlk olarak, bu yöntem \\\"alan eşleştirme\\\" olarak bilinen ve onunla birlikte tümörün çıkan sıcak ve / veya soğuk nokta olan iki bitişik alanlar arasında bir az-daha-mükemmel uyum olasılığı getiriyor. İkinci sorun, bu hizmet sunumu sırasında hastanın veya tümör hareket ederse, sonra tekrar, sıcak veya soğuk nokta neden olacaktır. Birinci problemin üstesinden gelmek ya da en azından ışını iletim sisteminin dikkatli bir yapı ile, en aza indirgenebilir. İkinci tedavi teslim boyunca hedef konumuna dikkat gerektirir.<br />
Diğer satıcılar \\\'sistemlerine göre çok erken IMRT bir kitle pazarı çözüm sağlanır, çünkü Corvus tomotherapy sistemi büyük bir popülerlik kazandı. Genel olarak, doz homojenliği alanında eşleşen konuda endişe göreceli eksikliği sorumlu olabilecek 3 boyutlu konformal radyoterapi daha IMRT daha azdır.<br />
Kullanılan Corvus sistemleri hala bir dizi olmasına rağmen, bu sırada, TomoTherapy Inc tarafından imal Hi-Art sistemi kullanılan primer tomotherapy cihazdır. TomoTherapy TomoHD sistemlerinin kullanılması da vardır. Diğer radyoterapi ekipman üreticilerinin son zamanlarda yay kullanarak IMRT sunma yöntemleri geliştirerek tam 360 derece tedavi yay ile birleştiğinde kısa tedavi süreleri meydan karşılık verdiler. Önemli fark bu yöntemlerin böylece tam hacimsel ışınlama sağlayan, standart medikal lineer hızlandırıcılar uygulanmış olmasıdır.<br />
<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/64/Tomotherapy_nci-vol-4478-300.jpg/220px-Tomotherapy_nci-vol-4478-300.jpg" border="0" alt="[Resim: 220px-Tomotherapy_nci-vol-4478-300.jpg]" /><br />
Hasta geçiren tomotherapy, yüz ve vücut kaplı.<br />
<br />
Kez TomoTherapy \\\"üzerine kiriş\\\" normal karşılaştırılabilir radyoterapi tedavi süreleri (ortak bir prostat tedavisi için zamanında 3-5 dakika ışını hakkında) ama günlük CT için ek bir 2-3 dakika eklerim. Günlük BT radyasyon ışınları tam yerleştirmek için kullanılan ve operatör tedaviyi düzenlemek için izin verir gerekir kilo kaybı veya tümör küçülmesi (adaptif radyoterapi). Nedeniyle hastanın anatomisi değişikliği Akciğer kanseri , baş boyun tümörleri , meme kanseri , prostat kanseri , Stereotaktik radyocerrahi (SRS) ve stereotaktik vücut radyoterapi (SBRT) yaygın TomoTherapy kullanılarak yapılan tedaviler bazı örneklerdir. TomoTherapy ilk klinik kullanımda iken 2002 Dr Minesh Mehta, MD önderliğinde, Wisconsin Üniversitesi\\\'nde, üzerinde 300\\\'den fazla siteleri artık orada Kanada , Amerika Birleşik Devletleri , Avrupa ve Asya .<br />
Kendi iç koruma ve az yer kaplaması nedeniyle, TomoTherapy Hi-Sanat ve TomoTherapy TomoHD tedavi makineleri yerdeğişir radyoterapi suit kullanılan sadece radyoterapi makineleri vardır. Suit iki farklı türleri mevcuttur: Limited İngiltere merkezli bir Onkoloji Systems tarafından geliştirilen hareketli bir kamyon ve Pioneer, hangi TomoTherapy Inc tarafından geliştirilen TomoMobile. Ikincisi Birleşik Krallık ve Avrupa taşımacılık kanunu şartlarının gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen ve daha az beş hafta da radyoterapi tedaviler sunan, somut bir pad üzerinde yerleştirilen bir yer birimdir edildi.<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://www.psl.wisc.edu/wp-content/themes/default/images/tomo.gif" border="0" alt="[Resim: tomo.gif]" /><br />
<img src="http://www.21stcenturyoncology.com/Libraries/Therapies_Images/tomotherapy-245.sflb.ashx" border="0" alt="[Resim: tomotherapy-245.sflb.ashx]" /><br />
<img src="http://www.scandidos.com/Portals/0/Images/App_tomotherapy.jpg" border="0" alt="[Resim: App_tomotherapy.jpg]" /><br />
<img src="http://photos.news.wisc.edu/photos/13146/original/TomoTherapy_manufact11_6156.jpg?1299870967" border="0" alt="[Resim: TomoTherapy_manufact11_6156.jpg?1299870967]" /><br />
<img src="http://bloximages.chicago2.vip.townnews.com/host.madison.com/content/tncms/assets/v3/editorial/7/07/70714b5a-bcef-11de-8f2e-001cc4c002e0/70714b5a-bcef-11de-8f2e-001cc4c002e0.preview-300.jpg" border="0" alt="[Resim: 70714b5a-bcef-11de-8f2e-001cc4c002e0.preview-300.jpg]" /><br />
<br />
Detay <a href="http://linac96.web.cern.ch/Linac96/Proceedings/Thursday/TH202/Paper.html" target="_blank">http://linac96.web.cern.ch/Linac96/Proce...Paper.html</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Sözleşmeli Pozisyonlarına ÖSYM Duyurusu]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=82</link>
			<pubDate>Thu, 06 Jan 2011 18:48:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=82</guid>
			<description><![CDATA[BASIN DUYURUSU<br />
<br />
(6 Ocak 2011)<br />
<br />
 <br />
<br />
Sağlık Bakanlığı Sözleşmeli Pozisyonlarına <br />
<br />
Yerleştirme Yapmak İçin Adaylardan Tercih Alınması <br />
<br />
<br />
<br />
Sağlık Bakanlığının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre istihdam edeceği sözleşmeli pozisyonlara yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacaktır. <br />
<br />
Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2011/3 Sağlık Bakanlığı Tercih Kılavuzunda ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek pozisyonlar yer almaktadır.<span style="font-weight: bold;"> Kılavuz 13-17 Ocak 2011 tarihleri arasında ÖSYM’nin <a href="http://www.osym.gov.tr" target="_blank">http://www.osym.gov.tr</a> internet adresinden yayımlanacaktır.</span><br />
<br />
Kılavuzda yer alan pozisyonlardan tercih yapabilmek için, 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılmış olan  2010-KPSS Lisans veya 28 Kasım 2010 tarihinde yapılmış olan 2010-KPSS Ortaöğretim/Önlisans’a girilmiş ve ortaöğretim mezunları içinKPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanının alınmış olması gerekmektedir.<br />
<br />
Adaylar tercihlerini 13-17 Ocak 2011 tarihleri arasında, kılavuzda yer alan kurallara göre, internet üzerinden TC Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacaklardır. ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacaktır. Tercih süresi kesinlikle uzatılmayacaktır.<br />
<br />
KPSS-2011/3 Sağlık Bakanlığı Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir.<br />
<br />
Adaylara ve kamuoyuna duyurulur.<br />
<br />
ÖSYM BAŞKANLIĞI]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BASIN DUYURUSU<br />
<br />
(6 Ocak 2011)<br />
<br />
 <br />
<br />
Sağlık Bakanlığı Sözleşmeli Pozisyonlarına <br />
<br />
Yerleştirme Yapmak İçin Adaylardan Tercih Alınması <br />
<br />
<br />
<br />
Sağlık Bakanlığının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre istihdam edeceği sözleşmeli pozisyonlara yerleştirme yapmak amacıyla adaylardan tercih alınacaktır. <br />
<br />
Bu amaçla hazırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2011/3 Sağlık Bakanlığı Tercih Kılavuzunda ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek pozisyonlar yer almaktadır.<span style="font-weight: bold;"> Kılavuz 13-17 Ocak 2011 tarihleri arasında ÖSYM’nin <a href="http://www.osym.gov.tr" target="_blank">http://www.osym.gov.tr</a> internet adresinden yayımlanacaktır.</span><br />
<br />
Kılavuzda yer alan pozisyonlardan tercih yapabilmek için, 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılmış olan  2010-KPSS Lisans veya 28 Kasım 2010 tarihinde yapılmış olan 2010-KPSS Ortaöğretim/Önlisans’a girilmiş ve ortaöğretim mezunları içinKPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanının alınmış olması gerekmektedir.<br />
<br />
Adaylar tercihlerini 13-17 Ocak 2011 tarihleri arasında, kılavuzda yer alan kurallara göre, internet üzerinden TC Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacaklardır. ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacaktır. Tercih süresi kesinlikle uzatılmayacaktır.<br />
<br />
KPSS-2011/3 Sağlık Bakanlığı Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir.<br />
<br />
Adaylara ve kamuoyuna duyurulur.<br />
<br />
ÖSYM BAŞKANLIĞI]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Biyomedikal Kalibrasyon Eğitimi Aralık 2010]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=81</link>
			<pubDate>Wed, 08 Dec 2010 17:29:10 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=81</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://profile.ak.fbcdn.net/object2/1921/10/n303349092355_5449.jpg" border="0" alt="[Resim: n303349092355_5449.jpg&#93;" /><br />
<span style="font-weight: bold;">Tarih:</span>	19 Aralık 2010 Pazar<br />
<span style="font-weight: bold;">Zaman:</span>	09:30 <br />
<span style="font-weight: bold;">Yer:</span>	   Gölcük / Kocaeli<br />
<span style="font-weight: bold;">SON BAŞVURU TARİHİ: 10.12.2010<br />
Açıklama :</span><br />
Temel Biyomedikal Kalibrasyon Eğitimi bir günlük eğitimdir.Bu eğitimizin amaçı biyomedikal öğrencilerine biyomedikal kalibrasyonu en iyi sekilde öğretmektir.Tabi eğtimimizin sonucu olarak size ilerde sürekli lazım olacak "Temel Biyomedikal Kalibrasyon" sertifikasında verileceğiz. Eğitim içerikleri aşağı beli başlı ana başlıklarla belirtilmiştir.<br />
<br />
<br />
Eğitim İçeriklerinde Neler Var ?<br />
* Tıbbi Cihaz Yönetimi<br />
* Tıbbi Cihazlarda Performans Ölçümleri ve Kritiklik Seviyeleri<br />
* Hastabaşı monitörü kalibrasyonu<br />
* EKG cihazı kalibrasyonu<br />
* Tansiyon aleti kalibrasyonu<br />
* Elektrokoter kalibrasyonu<br />
* Ventilatör kalibrasyonu<br />
* Anestezi kalibrasyonu<br />
* Pulseoxımetre kalibrasyonu<br />
* İnfüzyon pompası kalibrasyonu<br />
* Sıcaklık Kalibrasyonu ( Etüv,Küvöz,Otoklav )<br />
* Kalibrasyon Sertifikalarının Değerlendirilmesi<br />
* Tıbbi cihazlarda kabul toleransları<br />
* Ve daha fazlası. Katılımcıların bütün sorularını bilgimizin yetiği kadar cevaplamaya çalışacağız.<br />
<br />
Not: Eğitim kontenjanımız sınırlıdır.Şehir dışından gelen arkadaşlara konaklama ve diğer konularda destek olunacaktır.<br />
Not2: Sadece Biyomedikal sektöründe olan arkadaşlar bu eğitimden yararlanabilir. Biyomedikal Teknikeri.Biyomedikal Teknisyeni ve Biyomedikal Mühendisi Öğrenci ve mezunları<br />
<br />
<br />
Eğitimimiz katılım ve istek talepleri ayrıca sormak istedikleriniz olursa... İletişim bilgilerimiz...<br />
<span style="font-weight: bold;">Web Sitesi :</span> <a href="http://www.kalibrasyonegitimi.net" target="_blank">http://www.kalibrasyonegitimi.net</a><br />
<span style="font-weight: bold;">Web Sitesi :</span> <a href="http://www.rezonansmed.com/" target="_blank">http://www.rezonansmed.com/</a><br />
<span style="font-weight: bold;">Başvuru Formu:</span> <a href="http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html" target="_blank">http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html</a><br />
<span style="font-weight: bold;">E-Posta:</span> egitim@rezonansmed.com<br />
<span style="font-weight: bold;">Telefon:</span> 0 262 412 88 86<br />
<span style="font-weight: bold;">Gsm :</span> 0541 927 71 85]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://profile.ak.fbcdn.net/object2/1921/10/n303349092355_5449.jpg" border="0" alt="[Resim: n303349092355_5449.jpg]" /><br />
<span style="font-weight: bold;">Tarih:</span>	19 Aralık 2010 Pazar<br />
<span style="font-weight: bold;">Zaman:</span>	09:30 <br />
<span style="font-weight: bold;">Yer:</span>	   Gölcük / Kocaeli<br />
<span style="font-weight: bold;">SON BAŞVURU TARİHİ: 10.12.2010<br />
Açıklama :</span><br />
Temel Biyomedikal Kalibrasyon Eğitimi bir günlük eğitimdir.Bu eğitimizin amaçı biyomedikal öğrencilerine biyomedikal kalibrasyonu en iyi sekilde öğretmektir.Tabi eğtimimizin sonucu olarak size ilerde sürekli lazım olacak "Temel Biyomedikal Kalibrasyon" sertifikasında verileceğiz. Eğitim içerikleri aşağı beli başlı ana başlıklarla belirtilmiştir.<br />
<br />
<br />
Eğitim İçeriklerinde Neler Var ?<br />
* Tıbbi Cihaz Yönetimi<br />
* Tıbbi Cihazlarda Performans Ölçümleri ve Kritiklik Seviyeleri<br />
* Hastabaşı monitörü kalibrasyonu<br />
* EKG cihazı kalibrasyonu<br />
* Tansiyon aleti kalibrasyonu<br />
* Elektrokoter kalibrasyonu<br />
* Ventilatör kalibrasyonu<br />
* Anestezi kalibrasyonu<br />
* Pulseoxımetre kalibrasyonu<br />
* İnfüzyon pompası kalibrasyonu<br />
* Sıcaklık Kalibrasyonu ( Etüv,Küvöz,Otoklav )<br />
* Kalibrasyon Sertifikalarının Değerlendirilmesi<br />
* Tıbbi cihazlarda kabul toleransları<br />
* Ve daha fazlası. Katılımcıların bütün sorularını bilgimizin yetiği kadar cevaplamaya çalışacağız.<br />
<br />
Not: Eğitim kontenjanımız sınırlıdır.Şehir dışından gelen arkadaşlara konaklama ve diğer konularda destek olunacaktır.<br />
Not2: Sadece Biyomedikal sektöründe olan arkadaşlar bu eğitimden yararlanabilir. Biyomedikal Teknikeri.Biyomedikal Teknisyeni ve Biyomedikal Mühendisi Öğrenci ve mezunları<br />
<br />
<br />
Eğitimimiz katılım ve istek talepleri ayrıca sormak istedikleriniz olursa... İletişim bilgilerimiz...<br />
<span style="font-weight: bold;">Web Sitesi :</span> <a href="http://www.kalibrasyonegitimi.net" target="_blank">http://www.kalibrasyonegitimi.net</a><br />
<span style="font-weight: bold;">Web Sitesi :</span> <a href="http://www.rezonansmed.com/" target="_blank">http://www.rezonansmed.com/</a><br />
<span style="font-weight: bold;">Başvuru Formu:</span> <a href="http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html" target="_blank">http://www.kalibrasyonegitimi.net/basvuruformu.html</a><br />
<span style="font-weight: bold;">E-Posta:</span> egitim@rezonansmed.com<br />
<span style="font-weight: bold;">Telefon:</span> 0 262 412 88 86<br />
<span style="font-weight: bold;">Gsm :</span> 0541 927 71 85]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Işık Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=80</link>
			<pubDate>Wed, 03 Nov 2010 04:40:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=80</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF4500;"><span style="font-weight: bold;">MEZUN VE OKUYAN ÖĞRENCİLERİN SOHBET BAŞLIĞI</span></span><br />
<br />
<img src="http://adayogr.isikun.edu.tr/images/common/logo.png" border="0" alt="[Resim: logo.png&#93;" /><br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Biyomedikal Mühendisliği Programı (YÖK Onayında) </span></span><br />
<br />
Biyomedikal mühendisliği biyoloji ve tıp alanlarına mühendislik yöntem, yordam, sistem ve cihazlarının kullanımı ile destek veren, disiplinler arası etkileşim içerisinde insan sağlık sorunlarına<br />
gözlem, tanı ve tedavi aşamalarında hizmet sunan bir mühendislik dalıdır. Biyomedikal mühendislerinin başlıca amacı geliştirilen yeni cihaz, süreç, sistem ya da algoritmalarla biyoloji ve tıp bilimlerinin gelişmesine katkıda bulunmak ve sağlık çözümlerinde uygun mühendislik hizmetleri ile daha etkin sonuçlar elde etmektir.<br />
<br />
<br />
2010 LYS Kontenjanları (YÖK Onayında)  Öğrenim Süresi Puan Türü Kontenjan <br />
Biyomedikal Mühendisliğii*  4 yıl MF-4 10 <br />
Biyomedikal Mühendisliği (Burslu)  4 yıl MF-4 4 <br />
Biyomedikal Mühendisliği (%50 Burslu)  4 yıl MF-4 15 <br />
Toplam Kontenjan     29 <br />
* İlk 3 tercih içinde yer verilmesi durumunda %25 burslu <br />
<br />
Biyomedikal Mühendisliği Programı hakkında daha detaylı bilgiyi, aşağıdaki linkleri takip ederek, ya da bölüm ana sayfasını ziyaret ederek edinebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF4500;"><span style="font-weight: bold;">MEZUN VE OKUYAN ÖĞRENCİLERİN SOHBET BAŞLIĞI</span></span><br />
<br />
<img src="http://adayogr.isikun.edu.tr/images/common/logo.png" border="0" alt="[Resim: logo.png]" /><br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Biyomedikal Mühendisliği Programı (YÖK Onayında) </span></span><br />
<br />
Biyomedikal mühendisliği biyoloji ve tıp alanlarına mühendislik yöntem, yordam, sistem ve cihazlarının kullanımı ile destek veren, disiplinler arası etkileşim içerisinde insan sağlık sorunlarına<br />
gözlem, tanı ve tedavi aşamalarında hizmet sunan bir mühendislik dalıdır. Biyomedikal mühendislerinin başlıca amacı geliştirilen yeni cihaz, süreç, sistem ya da algoritmalarla biyoloji ve tıp bilimlerinin gelişmesine katkıda bulunmak ve sağlık çözümlerinde uygun mühendislik hizmetleri ile daha etkin sonuçlar elde etmektir.<br />
<br />
<br />
2010 LYS Kontenjanları (YÖK Onayında)  Öğrenim Süresi Puan Türü Kontenjan <br />
Biyomedikal Mühendisliğii*  4 yıl MF-4 10 <br />
Biyomedikal Mühendisliği (Burslu)  4 yıl MF-4 4 <br />
Biyomedikal Mühendisliği (%50 Burslu)  4 yıl MF-4 15 <br />
Toplam Kontenjan     29 <br />
* İlk 3 tercih içinde yer verilmesi durumunda %25 burslu <br />
<br />
Biyomedikal Mühendisliği Programı hakkında daha detaylı bilgiyi, aşağıdaki linkleri takip ederek, ya da bölüm ana sayfasını ziyaret ederek edinebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allerji Nedir ?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=79</link>
			<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 17:15:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=79</guid>
			<description><![CDATA[ALLERJİ, bağışıklık sisteminin, normalde zararsız olan maddelere karşı anormalcevaplar vermesidir. ‘Allerji’ kelimesi Yunanca “allos” (diğer) ve “ergon” (iş) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Allerji herhangi bir madde ile karşılaşan ve ona karşı duyarlı -hassas- hale gelen bir insanın, aynı madde ile daha sonra yeniden karşılaştığında vücudunun bu olaya aşırı tepki göstermesi durumudur.<br />
<br />
İnsan vücuduna çeşitli yollarla giren ve kanda kendine özgü karşıt bir madde oluşturan yabancı maddelere antijen, oluşturduğu karşıt maddeye ise antikor denir. Bu antijen bir allerjiye yol açarsa o zaman bu antijene allerjen denir. Çevremizdeki yabancı maddeler çeşitli yollarla vücudumuza girdiğinde bağışıklık sistemi bizi korumak için, bu yabancı maddelere karşı reaksiyon verir (örneğin virus ve bakteriler solunum yoluyla alındığında ateş yükselmesi); allerjik bünyeli kişilerde, zararlı olmayan maddeler (alerjenler) vücuda girdiğinde de bağışıklık sistemi sanki alınan madde zararlı imiş gibi reaksiyon verir ve çeşitli allerjik reaksiyonlar oluşur.<br />
<br />
Bir örnekle açıklayalım:<br />
Yumurta normalde insanlar için zararlı olmayan, hatta gerekli olan bir gıda maddesidir. Ancak bazı kişilerde yumurta yedikten sonra birtakım allerji şikayetleri ortaya çıkar. Bu olaya “allerji”, böyle kişiler de “atopik bünyeli” kişiler denir.<br />
<br />
Allerjenler genellikle protein yapısında olan maddelerdir. Alerjenlerin kaynakları çok çeşitlidir.<br />
<br />
En sık rastlanan allerjenler şunlardır:<br />
<br />
Çevresel (aero) allerjenler<br />
   a. Ev tozu akarları<br />
   b. Polenler<br />
   c. Küf mantarları<br />
   d. Hayvan allerjenleri <br />
Böcek allerjenleri <br />
Besin allerjenleri <br />
İlaç allerjenleri <br />
Mesleki allerjenler. <br />
En sık allerjik hastalıklara yol açan alerjenler çevresel alerjenlerdir.<br />
<br />
Bunlar içinde en sık rastlanan ve en sık allerjik hastalığa yol açanlar çevresel allerjenlerdir. Bunlar da bulundukları ortama göre ev içi ve ev dışı olarak ikiye ayrılır. En sık rastlanan ev içi çevresel allerjen ev tozu akarı alerjenleridir. En sık rastlanan ev dışı çevresel allerjenleri ise polenlerdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ALLERJİ, bağışıklık sisteminin, normalde zararsız olan maddelere karşı anormalcevaplar vermesidir. ‘Allerji’ kelimesi Yunanca “allos” (diğer) ve “ergon” (iş) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Allerji herhangi bir madde ile karşılaşan ve ona karşı duyarlı -hassas- hale gelen bir insanın, aynı madde ile daha sonra yeniden karşılaştığında vücudunun bu olaya aşırı tepki göstermesi durumudur.<br />
<br />
İnsan vücuduna çeşitli yollarla giren ve kanda kendine özgü karşıt bir madde oluşturan yabancı maddelere antijen, oluşturduğu karşıt maddeye ise antikor denir. Bu antijen bir allerjiye yol açarsa o zaman bu antijene allerjen denir. Çevremizdeki yabancı maddeler çeşitli yollarla vücudumuza girdiğinde bağışıklık sistemi bizi korumak için, bu yabancı maddelere karşı reaksiyon verir (örneğin virus ve bakteriler solunum yoluyla alındığında ateş yükselmesi); allerjik bünyeli kişilerde, zararlı olmayan maddeler (alerjenler) vücuda girdiğinde de bağışıklık sistemi sanki alınan madde zararlı imiş gibi reaksiyon verir ve çeşitli allerjik reaksiyonlar oluşur.<br />
<br />
Bir örnekle açıklayalım:<br />
Yumurta normalde insanlar için zararlı olmayan, hatta gerekli olan bir gıda maddesidir. Ancak bazı kişilerde yumurta yedikten sonra birtakım allerji şikayetleri ortaya çıkar. Bu olaya “allerji”, böyle kişiler de “atopik bünyeli” kişiler denir.<br />
<br />
Allerjenler genellikle protein yapısında olan maddelerdir. Alerjenlerin kaynakları çok çeşitlidir.<br />
<br />
En sık rastlanan allerjenler şunlardır:<br />
<br />
Çevresel (aero) allerjenler<br />
   a. Ev tozu akarları<br />
   b. Polenler<br />
   c. Küf mantarları<br />
   d. Hayvan allerjenleri <br />
Böcek allerjenleri <br />
Besin allerjenleri <br />
İlaç allerjenleri <br />
Mesleki allerjenler. <br />
En sık allerjik hastalıklara yol açan alerjenler çevresel alerjenlerdir.<br />
<br />
Bunlar içinde en sık rastlanan ve en sık allerjik hastalığa yol açanlar çevresel allerjenlerdir. Bunlar da bulundukları ortama göre ev içi ve ev dışı olarak ikiye ayrılır. En sık rastlanan ev içi çevresel allerjen ev tozu akarı alerjenleridir. En sık rastlanan ev dışı çevresel allerjenleri ise polenlerdir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nebülizatör, Nebulizör, Nebülizör (Buhar Aleti) Nedir ?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=78</link>
			<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 17:12:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=78</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://images.gittigidiyor.com/3170/Omron-C28-Kompresorlu-Nebulizator__31701431_0.jpg" border="0" alt="[Resim: Omron-C28-Kompresorlu-Nebulizator__31701431_0.jpg&#93;" /><br />
<br />
Nebülizatör, Nebulizör, Nebülizör (Buhar Aleti) Nedir ?<br />
<br />
Nebülizatör, ses dalgalarıyla (ultrasonik nebülizatör) veya basınçlı hava (jet nebülizatör) ile sıvı haldeki ilaçları buhar haline getiren solunum yoluyla alınabilmesini sağlayan bir cihazdır.<br />
<br />
Nebulizatör, Nebülizatör, Nebulizör, Nebülizör, Nebulizer bu terimlerin hepside Nebulizatör yerine kullanılır.<br />
<br />
Nebülizatör ile küçük çocuklarda, ölçülü doz inhalere uyum sağlayamayan hastalarda ve ağır astması olan hastalarda astma ilaçlarının etkili bir şekilde uygulanabilmesi mümkündür.<br />
<br />
Nebülizatör ile kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formları vardır. Bunlara NEBÜL adı verilmektedir.<br />
<br />
Bronş açıcı ve tedavi edici (kortikosteroid) içeren nebül ilaçlar mevcuttur.<br />
Nebulizasyon, solunumla ilaç almada kullanılan üç yaygın yöntemden bir tanesidir. Diğer solunumla ilaç alma yöntemleri Basınçlı Ölçüm Doz Solunumu ve Kuru Toz Solunumudur. Nebulizerler, durum ne Ölçüm Doz Solunumu ne de Kuru Toz Solunumu ile kontrol edilemediğinde ve aynı zamanda, büyük bir doz ilaç gerektiğinde lazım gelirler. Nebulizasyonun avantajı, bir yandan büyük dozda ilaç verilmeye devam ederken diğer yandan derin soluk alma gerekmeksizin ilacın bir maske yahut ağız parçası vasıtasıyla kolayca solunabilmesidir. Nebulizasyon, aerosol formda antibiyotik uygulaması için tek yöntemdir.<br />
<br />
Nebulizerler, şu koşulların tedavisinde kullanılabilirler:<br />
<br />
-Astım<br />
-Kronik Obstruktif Akciğer Hastalıkları<br />
-Kistsel Fibroz<br />
-Solunum Enfeksiyonları<br />
-Oda Nemlendirme<br />
-Solunan havanın nemlendirilmesi<br />
-İlaç Nebulizasyonu<br />
-Sepesifik ve Non-spesifik akciğer hastalıkları<br />
-Bronşiyal Astım<br />
-Akut ve Kronik Bronşitler<br />
-Pnomoni<br />
Bunlar sıklıkla Bronşodilatörler, Steroidler, Sodyum Kromoglicat, Antibiyotikler ve Tuz gibi ilaçlar ile tedavi edilirler.<br />
<br />
Nebulizerler, terapötik solüsyonları, solunum sistemi içersine solunum için ince bir aerosol buhara dönüştürmek suretiyle çalışır. İki tip nebulizer mevcuttur:<br />
<br />
1 – Kompresörlü Nebulizerler<br />
<br />
2 – Ultrasonik Nebulizerler<br />
<br />
Genellikle 2-3 yaş altındaki çocuklarda tercih edilmektedir. 4-5 yaş altındaki çocuklarda ve diğer yöntemleri yapamayan büyük çocuklarda da tercih edilebilir. <br />
<br />
Çocuklarda ilaç uygulamak için Jet nebulizatör dediğimiz kompresörlü nebulizatör cihazları kullanılmaktadır. Ultrasonik nebulizatörler tercih edilmez. İlaç ağızlık veya yüz maskesiyle uygulanmaktadır.<br />
<br />
Nebulizatörle ilaç vermeden önce ilacın saç köklerine zarar vermesini engellemek için saçlar bone ile veya bir şapka ile örtülmeli ve gözleri korumak için de çocuk gözlüğü veya yüzücü gözlüğü kullanılmalıdır. Kullanılan ilaçlar 1 yıl gibi kısa kullanımlarda herhangi bir yan etkisi görülemese de daha uzun kullanımlarda saç kökleri ve gözlere zarar verebilir. Bu ilaçların ne kadar kullanılacağı belli olmayacağı için ilk baştan önlem almakta fayda vardır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://images.gittigidiyor.com/3170/Omron-C28-Kompresorlu-Nebulizator__31701431_0.jpg" border="0" alt="[Resim: Omron-C28-Kompresorlu-Nebulizator__31701431_0.jpg]" /><br />
<br />
Nebülizatör, Nebulizör, Nebülizör (Buhar Aleti) Nedir ?<br />
<br />
Nebülizatör, ses dalgalarıyla (ultrasonik nebülizatör) veya basınçlı hava (jet nebülizatör) ile sıvı haldeki ilaçları buhar haline getiren solunum yoluyla alınabilmesini sağlayan bir cihazdır.<br />
<br />
Nebulizatör, Nebülizatör, Nebulizör, Nebülizör, Nebulizer bu terimlerin hepside Nebulizatör yerine kullanılır.<br />
<br />
Nebülizatör ile küçük çocuklarda, ölçülü doz inhalere uyum sağlayamayan hastalarda ve ağır astması olan hastalarda astma ilaçlarının etkili bir şekilde uygulanabilmesi mümkündür.<br />
<br />
Nebülizatör ile kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formları vardır. Bunlara NEBÜL adı verilmektedir.<br />
<br />
Bronş açıcı ve tedavi edici (kortikosteroid) içeren nebül ilaçlar mevcuttur.<br />
Nebulizasyon, solunumla ilaç almada kullanılan üç yaygın yöntemden bir tanesidir. Diğer solunumla ilaç alma yöntemleri Basınçlı Ölçüm Doz Solunumu ve Kuru Toz Solunumudur. Nebulizerler, durum ne Ölçüm Doz Solunumu ne de Kuru Toz Solunumu ile kontrol edilemediğinde ve aynı zamanda, büyük bir doz ilaç gerektiğinde lazım gelirler. Nebulizasyonun avantajı, bir yandan büyük dozda ilaç verilmeye devam ederken diğer yandan derin soluk alma gerekmeksizin ilacın bir maske yahut ağız parçası vasıtasıyla kolayca solunabilmesidir. Nebulizasyon, aerosol formda antibiyotik uygulaması için tek yöntemdir.<br />
<br />
Nebulizerler, şu koşulların tedavisinde kullanılabilirler:<br />
<br />
-Astım<br />
-Kronik Obstruktif Akciğer Hastalıkları<br />
-Kistsel Fibroz<br />
-Solunum Enfeksiyonları<br />
-Oda Nemlendirme<br />
-Solunan havanın nemlendirilmesi<br />
-İlaç Nebulizasyonu<br />
-Sepesifik ve Non-spesifik akciğer hastalıkları<br />
-Bronşiyal Astım<br />
-Akut ve Kronik Bronşitler<br />
-Pnomoni<br />
Bunlar sıklıkla Bronşodilatörler, Steroidler, Sodyum Kromoglicat, Antibiyotikler ve Tuz gibi ilaçlar ile tedavi edilirler.<br />
<br />
Nebulizerler, terapötik solüsyonları, solunum sistemi içersine solunum için ince bir aerosol buhara dönüştürmek suretiyle çalışır. İki tip nebulizer mevcuttur:<br />
<br />
1 – Kompresörlü Nebulizerler<br />
<br />
2 – Ultrasonik Nebulizerler<br />
<br />
Genellikle 2-3 yaş altındaki çocuklarda tercih edilmektedir. 4-5 yaş altındaki çocuklarda ve diğer yöntemleri yapamayan büyük çocuklarda da tercih edilebilir. <br />
<br />
Çocuklarda ilaç uygulamak için Jet nebulizatör dediğimiz kompresörlü nebulizatör cihazları kullanılmaktadır. Ultrasonik nebulizatörler tercih edilmez. İlaç ağızlık veya yüz maskesiyle uygulanmaktadır.<br />
<br />
Nebulizatörle ilaç vermeden önce ilacın saç köklerine zarar vermesini engellemek için saçlar bone ile veya bir şapka ile örtülmeli ve gözleri korumak için de çocuk gözlüğü veya yüzücü gözlüğü kullanılmalıdır. Kullanılan ilaçlar 1 yıl gibi kısa kullanımlarda herhangi bir yan etkisi görülemese de daha uzun kullanımlarda saç kökleri ve gözlere zarar verebilir. Bu ilaçların ne kadar kullanılacağı belli olmayacağı için ilk baştan önlem almakta fayda vardır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[3 boyutlu bilgisayarlı tomografi]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=77</link>
			<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 17:04:55 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=77</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.tomografi.org/wp-content/uploads/2010/10/276772-150x150.jpg" border="0" alt="[Resim: 276772-150x150.jpg&#93;" /><img src="http://www.tomografi.org/wp-content/uploads/2010/10/276773-150x150.jpg" border="0" alt="[Resim: 276773-150x150.jpg&#93;" /><br />
Görüntü dönüyor<br />
Yeni tomografi cihazı sayesinde kalp akciğerler ve öteki organlar adeta vücudun dışındaymış gibi gözüküyor. İskelet kemikler gerçek görüntüleriyle ortaya çıkarken tüm kılcal damar bağlantıları da seçilebiliyor. Organların değişik açılardan görünümünü elde edebilmek amacıyla 3 boyutlu görüntüler sağa sola öne arkaya çevrilebiliyor kendi çevresinde döndürülüyor.<br />
Yeni tomografi cihazı x ışınıyla çok fazla sayıda fotoğraf çekerek bunları bilgisayara yüklüyor. Bilgisayarda da çekilen görüntüler ya ara kesitleri alınarak ya da dilimlenerek yeniden birleştiriliyor. Yeni cihaz ayrıca normal cihazların yaydığı radyasyonun düzeyini yüzde 80 oranında azaltıyor<br />
<br />
Ve tani işleminde çok yarar saglıyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.tomografi.org/wp-content/uploads/2010/10/276772-150x150.jpg" border="0" alt="[Resim: 276772-150x150.jpg]" /><img src="http://www.tomografi.org/wp-content/uploads/2010/10/276773-150x150.jpg" border="0" alt="[Resim: 276773-150x150.jpg]" /><br />
Görüntü dönüyor<br />
Yeni tomografi cihazı sayesinde kalp akciğerler ve öteki organlar adeta vücudun dışındaymış gibi gözüküyor. İskelet kemikler gerçek görüntüleriyle ortaya çıkarken tüm kılcal damar bağlantıları da seçilebiliyor. Organların değişik açılardan görünümünü elde edebilmek amacıyla 3 boyutlu görüntüler sağa sola öne arkaya çevrilebiliyor kendi çevresinde döndürülüyor.<br />
Yeni tomografi cihazı x ışınıyla çok fazla sayıda fotoğraf çekerek bunları bilgisayara yüklüyor. Bilgisayarda da çekilen görüntüler ya ara kesitleri alınarak ya da dilimlenerek yeniden birleştiriliyor. Yeni cihaz ayrıca normal cihazların yaydığı radyasyonun düzeyini yüzde 80 oranında azaltıyor<br />
<br />
Ve tani işleminde çok yarar saglıyor]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ANJİO TEHLİKELİ Mİ?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=76</link>
			<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 17:00:40 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=76</guid>
			<description><![CDATA[Anjiografinin tehlikeli olduğu konusunda bir çok insanda yerleşmiş korkular var, diğer yandan MR ve BT nin anjiografinin artık yerini almış olduğunu savunuluyor. Bu ne kadar doğru ?<br />
<br />
Artık yeni teknoloji MR cihazları ile anjiografik inceleme yapmak olası . Hem boyundan geçerek beyne giden hem de beyin içindeki damarları MR anjiografi (MRA) denilen bu yöntem ile ortaya koymak mümkün. <br />
<br />
Beyin hastalıkları tanısında zahmetsiz ve tehlikesiz bir yöntem olarak Emar Anjiografi artık sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntemin hastaya herhangibir zararı yoktur.Bir çok hastalıkta bu yöntem kateter anjiografisinin yerini almış durumda ama bazı özel koşullar var ki, yine kateter anjiografisine gerek duyuyoruz. Örneğin bazı küçük anevrizmaları bu yöntem bazen Emar’dan daha iyi gösteriyor. Ayrıca kateter anjiografisi tedavi amaçlı olarak ta kullanılıyor. <br />
<br />
beyin fonksiyonlarını görüntüleme ne demektir, ne işimize yarar ? <br />
Beyin dokusu başlıca iki bölümden oluşuyor. Bunlardan biri beyin kabuğu (korteks) dediğimiz bölüm. Bu bölge belli bazı İşlevleri ( fonksiyon ) yerine getiren merkezleri içerir. Örneğin görme duyusunu ilgilendiren, gözlerimiz ile gördüğümüz nesnelerin algılandığı merkez, ya da vücudumuzun bir yarısındaki kol, bacak ve gövde kaslarımızı hareket ettiren merkez, veya işitme-şittiklerimizi ayırt etme ve algılama için özelleşmiş beyin kabuğu merkezi gibi.... <br />
<br />
<br />
Şimdi, yeni teknoloji EMAR (MR) ‘larda örneğin bir elimizin parmağını oynattığımızda bunu beyinde izlemek mümkün. Beyin kabuğunun işlev gören bölümlerini parmamağımızı oynatan kaslarımızı kontrol eden beyin kabuğu bölümünde (Motor korteks ) kan akımı artar, kan içinde bulunan hemoglobin maddesi EMAR ‘da kullandığımız güçlü manyetik alandan etkilenir.<br />
EMAR (MR) görüntüsü üzerinde beyin kabuğunun görüntüsü diğer beyin kabuğu ( korteks ) alanlarından farklı bir görünüm kazanır, yani biz beyinde bu fonksiyonla ilgili noktayı EMAR (MR) görüntüsü üzerinde işaretlemiş oluruz.<br />
<br />
Aynı bunun gibi beyin kabuğunun gören,işiten, hesap yapan, hatırlayan,v.b. çeşitli bölümlerini işaretleyebiliriz. Bunun için hastaya EMAR (MR) sistemi içinde yatarken belli bazı basit işler yaptırarak ilgili beyin kabuğu bölümünü işaretleyebiliriz. Bu yönteme fMR ( fonksiyonel MR ) adı verilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Anjiografinin tehlikeli olduğu konusunda bir çok insanda yerleşmiş korkular var, diğer yandan MR ve BT nin anjiografinin artık yerini almış olduğunu savunuluyor. Bu ne kadar doğru ?<br />
<br />
Artık yeni teknoloji MR cihazları ile anjiografik inceleme yapmak olası . Hem boyundan geçerek beyne giden hem de beyin içindeki damarları MR anjiografi (MRA) denilen bu yöntem ile ortaya koymak mümkün. <br />
<br />
Beyin hastalıkları tanısında zahmetsiz ve tehlikesiz bir yöntem olarak Emar Anjiografi artık sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntemin hastaya herhangibir zararı yoktur.Bir çok hastalıkta bu yöntem kateter anjiografisinin yerini almış durumda ama bazı özel koşullar var ki, yine kateter anjiografisine gerek duyuyoruz. Örneğin bazı küçük anevrizmaları bu yöntem bazen Emar’dan daha iyi gösteriyor. Ayrıca kateter anjiografisi tedavi amaçlı olarak ta kullanılıyor. <br />
<br />
beyin fonksiyonlarını görüntüleme ne demektir, ne işimize yarar ? <br />
Beyin dokusu başlıca iki bölümden oluşuyor. Bunlardan biri beyin kabuğu (korteks) dediğimiz bölüm. Bu bölge belli bazı İşlevleri ( fonksiyon ) yerine getiren merkezleri içerir. Örneğin görme duyusunu ilgilendiren, gözlerimiz ile gördüğümüz nesnelerin algılandığı merkez, ya da vücudumuzun bir yarısındaki kol, bacak ve gövde kaslarımızı hareket ettiren merkez, veya işitme-şittiklerimizi ayırt etme ve algılama için özelleşmiş beyin kabuğu merkezi gibi.... <br />
<br />
<br />
Şimdi, yeni teknoloji EMAR (MR) ‘larda örneğin bir elimizin parmağını oynattığımızda bunu beyinde izlemek mümkün. Beyin kabuğunun işlev gören bölümlerini parmamağımızı oynatan kaslarımızı kontrol eden beyin kabuğu bölümünde (Motor korteks ) kan akımı artar, kan içinde bulunan hemoglobin maddesi EMAR ‘da kullandığımız güçlü manyetik alandan etkilenir.<br />
EMAR (MR) görüntüsü üzerinde beyin kabuğunun görüntüsü diğer beyin kabuğu ( korteks ) alanlarından farklı bir görünüm kazanır, yani biz beyinde bu fonksiyonla ilgili noktayı EMAR (MR) görüntüsü üzerinde işaretlemiş oluruz.<br />
<br />
Aynı bunun gibi beyin kabuğunun gören,işiten, hesap yapan, hatırlayan,v.b. çeşitli bölümlerini işaretleyebiliriz. Bunun için hastaya EMAR (MR) sistemi içinde yatarken belli bazı basit işler yaptırarak ilgili beyin kabuğu bölümünü işaretleyebiliriz. Bu yönteme fMR ( fonksiyonel MR ) adı verilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[EMAR EN İYİ GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMİ MİDİR?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=75</link>
			<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 16:56:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=75</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.hospitaliumgroup.com/images/sayfalar/emar.jpg" border="0" alt="[Resim: emar.jpg&#93;" /><br />
<br />
NE ZAMAN TOMOGRAFİ, NE ZAMAN EMAR ÇEKTİRMEK TERCİH EDİLMELİ?<br />
<br />
Bütün görüntüleme yöntemlerinin birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Bilindiği gibi Bilgisayarlı Tomografi, aslında bir X ışını kaynağı ile çalışıyor ve son derecede hızlı sonuç veriyor. Spiral bilgisayarlı tomografi dediğimiz yeni sistemlerde bir beyin incelemesi saniyelerle sonuçlandırılıyor.<br />
<br />
Beyin kanaması geçiren yada trafik kazası geçirmiş, durumu çok ağır olan bir hastada çok kısa sürede yapılacak bir incelemenin ne kadar ciddi bir avantaj olduğu tartışılmaz.Spiral Bilgisayarlı Tomografi ‘nin bir üstünlüğü de yeni oluşmuş kanamalar. İster yüksek kan basıncı krizi ile meydana gelmiş bir beyin-içi kanama olsun ister beyin dokusu dışına olan kanamalarda olsun yeni vakalarda hızla hastalığı tanımlamak olası. <br />
<br />
Ayrıca vücudunda yumuşak dokularda metalik yabancı cisim taşıyan hastaları ve kalp pili taşıyanları Emar’da incelemek mümkün değil.<br />
<br />
Buna karşın beyin dokusunu Emar (MR) sistemi daha iyi gösteriyor.Üzerinden zaman geçmiş kanamalarda ve beyin enfarktüsünde yine Emar (MR) daha başarılı. <br />
<br />
Eski teknoloji Emar cihazlarında, çekimler uzun sürmekte, özellikle hareketsiz duramayan, şuuru yarı açık yada kapalı yerde kalma korkusu olan hastaları Emar’a sokmak ise bir sorun. Pek çok hastaya bu sıkıntılar nedeniyle tetkik yapılamamakta<br />
<br />
Ama artık durum değişti; En son teknoloji, 2005 model, 1,5 tesla Emar sistemlerinde bu sorunlar artık tarih oldu.<br />
<br />
EMAR Çekiminde En Son Teknoloji<br />
<br />
Güncel Tıp Görüntüleme ve Tanı Merkezi, en son teknolojiyi halkımıza sunan sayılı merkezlerden bir tanesi.<br />
<br />
EMAR çekiminde en Güncel teknoloji’yi İstanbul’da halkımızın hizmetine sunan Güncel Tıp Emar Sistemi ile, artık EMAR’dan korkmak için herhangi bir neden bulunmuyor.<br />
<br />
X-ray ışını ve radyoaktif madde kullanılmaksızın gerçekleştirilen Emar çekimi, hasta açısından herhangi bir yan etkisi olmayan, tekrarlanmasında hiçbir sakınca bulunmayan, sağlık açısından en güvenli tanı sistemidir. Yine Tümör tanısında, bazı bölge tümörlerini EMAR’da lokalize etmek ( yani kesin yerleşimini belirlemek ) ve tümörün üç boyutlu görüntüsünü elde etmek mümkün. <br />
<br />
Tabii ki, tıbbi gereksinimler bunca yöntemin arasında seçilecek olanı belirleyecektir. En doğrusu ise yapılacak tetkik konusunda kararı sorumlu klinisyen doktora bırakmak olmalıdır. <br />
<br />
 <br />
<br />
BEBEKLERE EMAR ÇEKTİRMENİN BİR ZARARI VAR MIDIR ? <br />
Yeni doğmuş bebeklerden 159 kiloya kadar, tüm yaştan hastalara emar tetkikleri yapılabiliyor. Emar tetkiklerinin bugüne kadar bulunmuş hiçbir yan etkisi yoktur. Sağlık açısından en güvenli tanı sistemidir<br />
<br />
Ayrıca çocukların, yaşlıların ve kooperasyonu zayıf hastaların tetkikinde de büyük kolaylıklar sağlanmıştır.. Kısa çekim süreleri ,aydınlık ve ferah çekim bölümü ile tüm hastaların en yüksek kalitede görüntüleri rahatlıkla elde edilebilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
EMAR TETKİKLERİ NE KADAR SÜRER ? <br />
Eski cihazlardan kalan bilgi ve tecrübeler nedeniyle Halkımız, emar tetkiki için kapalı , dar ve sıkışık bir cihaz içinde 40 – 45 dakikadan 1,5 saate kadar varan sürelerde hiç kıpırdamadan durması gerektiğini zannetmektedir.<br />
<br />
Ama artık bu sorunlar bitmiştir. Yeni teknoloji cihazlarda Acil Servis Hızında Tetkik yapılmaktadır: Bir beyin emarının 3-4 dakikada çekildiği sistemde , mükemmel görüntü kalitesinde çekimler son derece hızlı yaplıyor. Eski emar sistemlerinde 30-45 dakika süren standart çekimler 5-10 dakikada tamamlanıyor.<br />
<br />
Maksimum Hız ve Uygulama Konforu ile "EMAR Korkusu"na Son!<br />
<br />
Güncel Tıp Emar Sistem’nin; kısa çekim süreleri ,aydınlık ve ferah çekim bölümü, kapalı yer duygusunu yok ederek hastayı rahatlatıyor. Sunduğu konforlu tetkik ortamı ile, bazı hastalarda görülen "EMAR Fobisi"ni de ortadan kaldırıyor. <br />
<br />
Hasta tetkik esnasında , çekimi yapan teknisyen ve refakatçısıyla rahat şekilde konuşabiliyor. Ayrıca gelişmiş tasarımı, refakatçinin hastanın yanında kalabilmesine de imkân tanıyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
HAMİLELER EMAR ÇEKTİREBİLİR Mİ? <br />
X-ray ışını ve radyoaktif madde kullanılmaksızın gerçekleştirilen Emar çekimi, herhangi bir yan etkisi olmayan, tekrarlanmasında hiçbir sakınca bulunmayan, sağlık açısından en güvenli tanı sistemidir.<br />
<br />
Bugüne kadar görülmüş hiçbir yan etkisi olmamasına rağmen hamileler mutlaka kendi doktorları ile görüşmeli ve eğer uzman doktor gerek görüyorsa yazılı izin/ tetkik istek kağıdı verirse çekim yaptırmalıdır.<br />
<br />
Uzman doktorların istemesi durumunda merkezimizde ana karnındaki bebeklerin de emar çekimleri yapılmakta ve konusunda uzman ve tanınmış radyologlarımız tarafından bu tetkikler değerlendirilmektedir.<br />
<br />
  <br />
<br />
BEYİN VE OMURİLİK HASTALIKLARI TANISINDA EN ETKİLİ YÖNTEM NEDİR? <br />
Beyin dokusundaki enfarktüs ve kanamayı gösterecek temel ve en modern yöntemler MR ve Bilgisayarlı Tomografidir. Özellikle MR olayın nerede olduğunu, beynin neresinin hastalandığını, olayın kanama yada enfarktüs mü olduğunu ve ne denli yaygın olduğunu ortaya koyar. Bu yöntemler ayrıca inmeyi taklit eden beyin hastalıklarını ( örneğin beyin tümörü gibi ) ayırt etmemize katkıda bulunur. <br />
<br />
İkinci çözülmesi gereken sorun ise beyine gelen damarların ne durumda olduğunu anlamaktır. Bunun içinde Doppler, MR anjiografisi ve kateter anjiografisi yöntemleri kullanılır. Beyin damarlarının anjiografik olarak incelenmesi özellikle kanamalarda önem taşır. Beyin kanamaları damar sertliği ve yüksek tansiyona bağlı olarak meydana gelebilir. Ancak anevrizma dediğimiz damarlarda baloncuk oluşumu özel bir beyin kanamasına neden olur. Yine beyinde çoğu kez doğumsal olarak bulunabilen damar yumakları ( AVM ) da beyin kanaması yapabilirler, anevrizma ve AVM ler ile bazı büyük beyin içi kanamalarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir, bu hastalarda doppler ve anjiografik incelemeler önem taşır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.hospitaliumgroup.com/images/sayfalar/emar.jpg" border="0" alt="[Resim: emar.jpg]" /><br />
<br />
NE ZAMAN TOMOGRAFİ, NE ZAMAN EMAR ÇEKTİRMEK TERCİH EDİLMELİ?<br />
<br />
Bütün görüntüleme yöntemlerinin birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Bilindiği gibi Bilgisayarlı Tomografi, aslında bir X ışını kaynağı ile çalışıyor ve son derecede hızlı sonuç veriyor. Spiral bilgisayarlı tomografi dediğimiz yeni sistemlerde bir beyin incelemesi saniyelerle sonuçlandırılıyor.<br />
<br />
Beyin kanaması geçiren yada trafik kazası geçirmiş, durumu çok ağır olan bir hastada çok kısa sürede yapılacak bir incelemenin ne kadar ciddi bir avantaj olduğu tartışılmaz.Spiral Bilgisayarlı Tomografi ‘nin bir üstünlüğü de yeni oluşmuş kanamalar. İster yüksek kan basıncı krizi ile meydana gelmiş bir beyin-içi kanama olsun ister beyin dokusu dışına olan kanamalarda olsun yeni vakalarda hızla hastalığı tanımlamak olası. <br />
<br />
Ayrıca vücudunda yumuşak dokularda metalik yabancı cisim taşıyan hastaları ve kalp pili taşıyanları Emar’da incelemek mümkün değil.<br />
<br />
Buna karşın beyin dokusunu Emar (MR) sistemi daha iyi gösteriyor.Üzerinden zaman geçmiş kanamalarda ve beyin enfarktüsünde yine Emar (MR) daha başarılı. <br />
<br />
Eski teknoloji Emar cihazlarında, çekimler uzun sürmekte, özellikle hareketsiz duramayan, şuuru yarı açık yada kapalı yerde kalma korkusu olan hastaları Emar’a sokmak ise bir sorun. Pek çok hastaya bu sıkıntılar nedeniyle tetkik yapılamamakta<br />
<br />
Ama artık durum değişti; En son teknoloji, 2005 model, 1,5 tesla Emar sistemlerinde bu sorunlar artık tarih oldu.<br />
<br />
EMAR Çekiminde En Son Teknoloji<br />
<br />
Güncel Tıp Görüntüleme ve Tanı Merkezi, en son teknolojiyi halkımıza sunan sayılı merkezlerden bir tanesi.<br />
<br />
EMAR çekiminde en Güncel teknoloji’yi İstanbul’da halkımızın hizmetine sunan Güncel Tıp Emar Sistemi ile, artık EMAR’dan korkmak için herhangi bir neden bulunmuyor.<br />
<br />
X-ray ışını ve radyoaktif madde kullanılmaksızın gerçekleştirilen Emar çekimi, hasta açısından herhangi bir yan etkisi olmayan, tekrarlanmasında hiçbir sakınca bulunmayan, sağlık açısından en güvenli tanı sistemidir. Yine Tümör tanısında, bazı bölge tümörlerini EMAR’da lokalize etmek ( yani kesin yerleşimini belirlemek ) ve tümörün üç boyutlu görüntüsünü elde etmek mümkün. <br />
<br />
Tabii ki, tıbbi gereksinimler bunca yöntemin arasında seçilecek olanı belirleyecektir. En doğrusu ise yapılacak tetkik konusunda kararı sorumlu klinisyen doktora bırakmak olmalıdır. <br />
<br />
 <br />
<br />
BEBEKLERE EMAR ÇEKTİRMENİN BİR ZARARI VAR MIDIR ? <br />
Yeni doğmuş bebeklerden 159 kiloya kadar, tüm yaştan hastalara emar tetkikleri yapılabiliyor. Emar tetkiklerinin bugüne kadar bulunmuş hiçbir yan etkisi yoktur. Sağlık açısından en güvenli tanı sistemidir<br />
<br />
Ayrıca çocukların, yaşlıların ve kooperasyonu zayıf hastaların tetkikinde de büyük kolaylıklar sağlanmıştır.. Kısa çekim süreleri ,aydınlık ve ferah çekim bölümü ile tüm hastaların en yüksek kalitede görüntüleri rahatlıkla elde edilebilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<br />
EMAR TETKİKLERİ NE KADAR SÜRER ? <br />
Eski cihazlardan kalan bilgi ve tecrübeler nedeniyle Halkımız, emar tetkiki için kapalı , dar ve sıkışık bir cihaz içinde 40 – 45 dakikadan 1,5 saate kadar varan sürelerde hiç kıpırdamadan durması gerektiğini zannetmektedir.<br />
<br />
Ama artık bu sorunlar bitmiştir. Yeni teknoloji cihazlarda Acil Servis Hızında Tetkik yapılmaktadır: Bir beyin emarının 3-4 dakikada çekildiği sistemde , mükemmel görüntü kalitesinde çekimler son derece hızlı yaplıyor. Eski emar sistemlerinde 30-45 dakika süren standart çekimler 5-10 dakikada tamamlanıyor.<br />
<br />
Maksimum Hız ve Uygulama Konforu ile "EMAR Korkusu"na Son!<br />
<br />
Güncel Tıp Emar Sistem’nin; kısa çekim süreleri ,aydınlık ve ferah çekim bölümü, kapalı yer duygusunu yok ederek hastayı rahatlatıyor. Sunduğu konforlu tetkik ortamı ile, bazı hastalarda görülen "EMAR Fobisi"ni de ortadan kaldırıyor. <br />
<br />
Hasta tetkik esnasında , çekimi yapan teknisyen ve refakatçısıyla rahat şekilde konuşabiliyor. Ayrıca gelişmiş tasarımı, refakatçinin hastanın yanında kalabilmesine de imkân tanıyor.<br />
<br />
 <br />
<br />
HAMİLELER EMAR ÇEKTİREBİLİR Mİ? <br />
X-ray ışını ve radyoaktif madde kullanılmaksızın gerçekleştirilen Emar çekimi, herhangi bir yan etkisi olmayan, tekrarlanmasında hiçbir sakınca bulunmayan, sağlık açısından en güvenli tanı sistemidir.<br />
<br />
Bugüne kadar görülmüş hiçbir yan etkisi olmamasına rağmen hamileler mutlaka kendi doktorları ile görüşmeli ve eğer uzman doktor gerek görüyorsa yazılı izin/ tetkik istek kağıdı verirse çekim yaptırmalıdır.<br />
<br />
Uzman doktorların istemesi durumunda merkezimizde ana karnındaki bebeklerin de emar çekimleri yapılmakta ve konusunda uzman ve tanınmış radyologlarımız tarafından bu tetkikler değerlendirilmektedir.<br />
<br />
  <br />
<br />
BEYİN VE OMURİLİK HASTALIKLARI TANISINDA EN ETKİLİ YÖNTEM NEDİR? <br />
Beyin dokusundaki enfarktüs ve kanamayı gösterecek temel ve en modern yöntemler MR ve Bilgisayarlı Tomografidir. Özellikle MR olayın nerede olduğunu, beynin neresinin hastalandığını, olayın kanama yada enfarktüs mü olduğunu ve ne denli yaygın olduğunu ortaya koyar. Bu yöntemler ayrıca inmeyi taklit eden beyin hastalıklarını ( örneğin beyin tümörü gibi ) ayırt etmemize katkıda bulunur. <br />
<br />
İkinci çözülmesi gereken sorun ise beyine gelen damarların ne durumda olduğunu anlamaktır. Bunun içinde Doppler, MR anjiografisi ve kateter anjiografisi yöntemleri kullanılır. Beyin damarlarının anjiografik olarak incelenmesi özellikle kanamalarda önem taşır. Beyin kanamaları damar sertliği ve yüksek tansiyona bağlı olarak meydana gelebilir. Ancak anevrizma dediğimiz damarlarda baloncuk oluşumu özel bir beyin kanamasına neden olur. Yine beyinde çoğu kez doğumsal olarak bulunabilen damar yumakları ( AVM ) da beyin kanaması yapabilirler, anevrizma ve AVM ler ile bazı büyük beyin içi kanamalarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir, bu hastalarda doppler ve anjiografik incelemeler önem taşır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BİM Hikyesi Ultra Komik]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=74</link>
			<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 00:19:32 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=74</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">son patitoyu da attım ağzıma ve bim'e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat<br />
şimdi bağcık bağlayacak. ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar ben bunu anladım.<br />
<br />
bim her zamanki gibi sakindi. klima çalışıyor ama soğutmuyordu. nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. ama görevli beni balici sandı,<br />
çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum.<br />
<br />
"abi bu klima üflemiyor galiba" dedim. ama cevap vermedi, işine döndü. bende doğruca patitoların olduğu yere gittim. aman allahım bu ne güzellik. bissürü patito yan yana. gel de alma. hemen iki paket aldım. zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. gittim onu da aldım.<br />
<br />
tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. pek bir tanıdık. sanki bir zamanlar kulağıma "aşkım" diye yankılanan bir ses şimdi "süt de alalım. dost süt olsun" diyordu. bir zamanlar kulağıma "seni seviyorum"<br />
diye yankılanan bir ses şimdi "yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz" diyordu. yavaşça arkamı döndüm. patitolar ve le porta elimden yere düştü.<br />
evet, eski sevgilimdi bu.<br />
<br />
bir zamanlar sevdiğim kadındı. bir zamanlar elele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. şimdi nişanlısıyla bim'e gelmiş alışveriş yapıyordu. bir zamanlar aşık olduğum kadındı bu. ve alışveriş arabasında le cola, blume, dost süt, dost peynir, muratbey kaşarları gibi birsürü ürün vardı. evet<br />
bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu.<br />
<br />
ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim<br />
ama lanet olası bim'de raf diye bir şey yok ki. tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen bim sayesinde<br />
saklanamadım.<br />
<br />
peki size sorarım. siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle sıçar gibi çömelmiş ve kıç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? işte onlar da öyle yaptılar. bastılar kahkahayı. yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. le portam manzunca yerden bana bakıyordu. ben gibi yıkılmış, öylece yatıyordu.<br />
<br />
gözlerine baktım. le portanın değil lan, eski sevgilimin. ban baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. ayaklarıma<br />
bakıyordu. anne terliği giymiş, parmakları ucundan çıkmış bir ayak. buydum işte. sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. şimdiki sevgilin çok iyi<br />
giyinmiş ama bir bak bakayım ona. bim'de bu şıklık? sence de biraz samimiyetsiz değil mi? ben en azından yakışıyorum buraya. içimden geldiği gibiyim.<br />
<br />
böyle düşündüm ama sonra hassiktir dedim. adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. kim naapsın lan beni. "nasılsın görüşmeyeli?" dedim. "iyiyim" dedi. "ne güzel" dedim. "hıhı" dedi. gittikçe gerginleşiyordu ortam. yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama "nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez" düşüncesi hasıl<br />
olduğundan zerre si.inde değildim herifin. adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldu.<br />
<br />
"niye böyle olduk biz?" der gibi baktım. "ne diyorsun?" der gibi baktı bana. "niye böyle olduk diyorum?" der gibi tekrar baktım. "ne diyorsun anlamıyorum" der gibi tekrar baktı bana. "neyse si.tir et" der gibi baktım. si.tir etti alışverişe devam etti. bir güle güle demeden.<br />
<br />
gözyaşlarımı saklayarak iki poşet patitoyu ve le portamı yerden aldım ve kasaya gittim. bir de blume peçete aldım yüzlük paket, gözyaşlarımı silmek<br />
için. kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, "paran var mı" der gibi baktı bana, bana bakması artık kimse. al lan paranı der gibi uzattım, para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü. tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. dönüp onu da aldım. mina koyim, bir romantizm de yaşayamadık be.<br />
<br />
eve giderken serkan geldi yavaşça yanıma. tek dostum, yoldaşım, üzgün olduğumu anlayabilen tek insan.<br />
<br />
"abi bir şey diycem. pijamanın kıçında delik var, kıçın gözüküyor, baya bir büyük"<br />
<br />
o günden beri evdeyim. bim'e de kapıcıyı yolluyorum. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">son patitoyu da attım ağzıma ve bim'e doğru yola çıktım. zaten iki adım ötesi bim. annemin terliklerini giyip çıkayım lan dedim, kim iki saat<br />
şimdi bağcık bağlayacak. ama olgun bir erkek insanda eğreti duran şeylerin başında anne terliği geliyormuş canlar ben bunu anladım.<br />
<br />
bim her zamanki gibi sakindi. klima çalışıyor ama soğutmuyordu. nasıl bir klima lan bu diyerek incelemeye başladım. ama görevli beni balici sandı,<br />
çünkü ayaklarımda da acayip terlikler altımda çamaşır suyu sıçrayıp da rengi atmış bir pijamayla pek de güzel bir gaspçı havası veriyordum.<br />
<br />
"abi bu klima üflemiyor galiba" dedim. ama cevap vermedi, işine döndü. bende doğruca patitoların olduğu yere gittim. aman allahım bu ne güzellik. bissürü patito yan yana. gel de alma. hemen iki paket aldım. zaten sudan ucuz. bir de le porta almak lazımdı. gittim onu da aldım.<br />
<br />
tam arkamı dönüp gidecekken tanıdık bir ses duydum. pek bir tanıdık. sanki bir zamanlar kulağıma "aşkım" diye yankılanan bir ses şimdi "süt de alalım. dost süt olsun" diyordu. bir zamanlar kulağıma "seni seviyorum"<br />
diye yankılanan bir ses şimdi "yok muratbey kaşar alalım o daha ucuz" diyordu. yavaşça arkamı döndüm. patitolar ve le porta elimden yere düştü.<br />
evet, eski sevgilimdi bu.<br />
<br />
bir zamanlar sevdiğim kadındı. bir zamanlar elele tutuşarak mal gibi gezdiğimiz kadın. şimdi nişanlısıyla bim'e gelmiş alışveriş yapıyordu. bir zamanlar aşık olduğum kadındı bu. ve alışveriş arabasında le cola, blume, dost süt, dost peynir, muratbey kaşarları gibi birsürü ürün vardı. evet<br />
bir zamanlar uğruna canımı verebileceğim kadındı bu.<br />
<br />
ben şaşkınlıktan elimdekileri yere düşürünce bunlar birden irkildi ve hemen arkasını döndü. ben, beni görmesinler diye hızlıca aşağıya eğildim<br />
ama lanet olası bim'de raf diye bir şey yok ki. tansaş olsa arkadaki adam seni göremez ama raf yerine kolilerde ürün sergileyen bim sayesinde<br />
saklanamadım.<br />
<br />
peki size sorarım. siz arkanızı döndüğünüzde, devekuşu gibi saklandığını sanan ama ayağında ufak numara anne terlikleriyle sıçar gibi çömelmiş ve kıç çatalı gözüken bir adam görseniz ne yaparsanız? işte onlar da öyle yaptılar. bastılar kahkahayı. yavaş ve gurur yıkılmışça ayağa kalktım. le portam manzunca yerden bana bakıyordu. ben gibi yıkılmış, öylece yatıyordu.<br />
<br />
gözlerine baktım. le portanın değil lan, eski sevgilimin. ban baktı, mahzun bir bakış görmek isterdim ama alay ediyordu resmen. ayaklarıma<br />
bakıyordu. anne terliği giymiş, parmakları ucundan çıkmış bir ayak. buydum işte. sen bu adamla bir zamanlar çıkmıştın. şimdiki sevgilin çok iyi<br />
giyinmiş ama bir bak bakayım ona. bim'de bu şıklık? sence de biraz samimiyetsiz değil mi? ben en azından yakışıyorum buraya. içimden geldiği gibiyim.<br />
<br />
böyle düşündüm ama sonra hassiktir dedim. adam kapmış kızı, ben de lavuk gibi pijamayla terlikle geziyorum. kim naapsın lan beni. "nasılsın görüşmeyeli?" dedim. "iyiyim" dedi. "ne güzel" dedim. "hıhı" dedi. gittikçe gerginleşiyordu ortam. yeni sevgilisi kıllandı mı acaba diye baktım ama "nasıl olsa bu lavuktan bir zarar gelmez" düşüncesi hasıl<br />
olduğundan zerre si.inde değildim herifin. adam en ucuz kangal sucuğu seçmekle meşguldu.<br />
<br />
"niye böyle olduk biz?" der gibi baktım. "ne diyorsun?" der gibi baktı bana. "niye böyle olduk diyorum?" der gibi tekrar baktım. "ne diyorsun anlamıyorum" der gibi tekrar baktı bana. "neyse si.tir et" der gibi baktım. si.tir etti alışverişe devam etti. bir güle güle demeden.<br />
<br />
gözyaşlarımı saklayarak iki poşet patitoyu ve le portamı yerden aldım ve kasaya gittim. bir de blume peçete aldım yüzlük paket, gözyaşlarımı silmek<br />
için. kasadaki görevli yine baliciymişim gibi baktı bana, "paran var mı" der gibi baktı bana, bana bakması artık kimse. al lan paranı der gibi uzattım, para üstü beklemeden çıktım ama sonra hemen geri dönüp şahsiyetsizce aldım paranın üstünü. tam çıkacakken fiş almayı unuttuğum aklıma geldi. dönüp onu da aldım. mina koyim, bir romantizm de yaşayamadık be.<br />
<br />
eve giderken serkan geldi yavaşça yanıma. tek dostum, yoldaşım, üzgün olduğumu anlayabilen tek insan.<br />
<br />
"abi bir şey diycem. pijamanın kıçında delik var, kıçın gözüküyor, baya bir büyük"<br />
<br />
o günden beri evdeyim. bim'e de kapıcıyı yolluyorum. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Biyomedikal +Lise]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=73</link>
			<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 00:13:17 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=73</guid>
			<description><![CDATA[Merhabalar<br />
<br />
Biyomedikal mühendisliği öncesi lise okuyoruz ve lisede de öğrenecek şeyler oluyor. <br />
<br />
Lütfen biyomedikal lise adlı bir bölüm açarmınız. Lise ilgili ne varsa en azından bir bölümde toplansız. Kategori açmaya gerek yok, bir bölüm yeter sanırım <img src="http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><br />
<br />
teşekkürler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhabalar<br />
<br />
Biyomedikal mühendisliği öncesi lise okuyoruz ve lisede de öğrenecek şeyler oluyor. <br />
<br />
Lütfen biyomedikal lise adlı bir bölüm açarmınız. Lise ilgili ne varsa en azından bir bölümde toplansız. Kategori açmaya gerek yok, bir bölüm yeter sanırım <img src="http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><br />
<br />
teşekkürler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Müdür Yardımcısı Anısı: Komik Hikaye]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=72</link>
			<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 00:11:09 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=72</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:<br />
<br />
"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.<br />
<br />
Genel Müdür bey beni çağırttı:<br />
- Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:<br />
- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?<br />
<br />
- Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...<br />
<br />
- Çabuk hemen hazırlayıverin.<br />
- Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?<br />
<br />
Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım:<br />
<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"<br />
<br />
1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..<br />
<br />
Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:<br />
<br />
<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"<br />
...<br />
<br />
1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..<br />
<br />
2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!<br />
<br />
Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..<br />
<br />
Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.<br />
<br />
209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:<br />
<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />
...<br />
<br />
Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:<br />
<br />
"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."<br />
<br />
"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."<br />
<br />
“Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”<br />
<br />
"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."<br />
<br />
"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.."<br />
<br />
"Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."<br />
<br />
“Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”<br />
<br />
"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."<br />
<br />
"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.."<br />
<br />
"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."<br />
<br />
"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"<br />
<br />
“Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”<br />
<br />
“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin”<br />
<br />
“Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş”<br />
<br />
Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.<br />
<br />
"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..<br />
<br />
3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..<br />
<br />
***<br />
<br />
Eveeet, yahu ben bu ara Niyazi'yi merak ettim: Niyazi Nereden çıktı? <img src="http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />)))<br />
<br />
Selametle kalınız.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:<br />
<br />
"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.<br />
<br />
Genel Müdür bey beni çağırttı:<br />
- Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:<br />
- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?<br />
<br />
- Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...<br />
<br />
- Çabuk hemen hazırlayıverin.<br />
- Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?<br />
<br />
Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım:<br />
<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"<br />
<br />
1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..<br />
<br />
Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:<br />
<br />
<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",<br />
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"<br />
...<br />
<br />
1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..<br />
<br />
2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!<br />
<br />
Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..<br />
<br />
Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.<br />
<br />
209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:<br />
<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />
...<br />
<br />
Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:<br />
<br />
"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."<br />
<br />
"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."<br />
<br />
“Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”<br />
<br />
"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."<br />
<br />
"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.."<br />
<br />
"Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."<br />
<br />
“Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”<br />
<br />
"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."<br />
<br />
"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.."<br />
<br />
"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."<br />
<br />
"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"<br />
<br />
“Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”<br />
<br />
“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin”<br />
<br />
“Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş”<br />
<br />
Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.<br />
<br />
"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..<br />
<br />
3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..<br />
<br />
***<br />
<br />
Eveeet, yahu ben bu ara Niyazi'yi merak ettim: Niyazi Nereden çıktı? <img src="http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />)))<br />
<br />
Selametle kalınız.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yurtdışı Mı, Yurtiçi Mi?]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=71</link>
			<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 00:04:49 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=71</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar<br />
<br />
Üniversiteyi yurtiçinde mi okumak daha iyi yoksa yurt dışında mı?<br />
<br />
Ayrıca yurt dışında herhangi bir üniversitede biyomedikal Türkiye denkine üniversite var mı? <br />
<br />
hem anketi oylayın hemde bildiklerinizi paylaşırmısınız...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar<br />
<br />
Üniversiteyi yurtiçinde mi okumak daha iyi yoksa yurt dışında mı?<br />
<br />
Ayrıca yurt dışında herhangi bir üniversitede biyomedikal Türkiye denkine üniversite var mı? <br />
<br />
hem anketi oylayın hemde bildiklerinizi paylaşırmısınız...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Komik ve Düşündürücü Resimler]]></title>
			<link>http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=70</link>
			<pubDate>Sun, 03 Oct 2010 00:01:09 +0400</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.biyomedikalmuhendisligi.com/forum/showthread.php?tid=70</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622993899370_1372159930_1660401_5577680_n.jpg[img&#93;http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622993939371_1372159930_1660402_1823794_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622993939371_1372159930_1660402_1823794_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622993979372_1372159930_1660403_4112981_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622993979372_1372159930_1660403_4112981_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994059374_1372159930_1660405_2834547_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994059374_1372159930_1660405_2834547_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994219378_1372159930_1660409_1248270_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994219378_1372159930_1660409_1248270_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994299380_1372159930_1660411_928254_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994299380_1372159930_1660411_928254_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622994339381_1372159930_1660412_2192959_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994339381_1372159930_1660412_2192959_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994419383_1372159930_1660414_778505_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994419383_1372159930_1660414_778505_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622994459384_1372159930_1660415_1533785_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994459384_1372159930_1660415_1533785_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994499385_1372159930_1660416_1088953_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994499385_1372159930_1660416_1088953_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622994579387_1372159930_1660418_3710166_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994579387_1372159930_1660418_3710166_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622994659389_1372159930_1660420_4073795_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994659389_1372159930_1660420_4073795_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994739391_1372159930_1660422_2436089_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994739391_1372159930_1660422_2436089_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622995099400_1372159930_1660431_4446287_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995099400_1372159930_1660431_4446287_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622995219403_1372159930_1660434_5975534_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995219403_1372159930_1660434_5975534_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622995259404_1372159930_1660435_6551930_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995259404_1372159930_1660435_6551930_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622995299405_1372159930_1660436_5424887_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995299405_1372159930_1660436_5424887_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622995459409_1372159930_1660440_5568550_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995459409_1372159930_1660440_5568550_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622995539411_1372159930_1660442_7647952_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995539411_1372159930_1660442_7647952_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622995659414_1372159930_1660445_6502119_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995659414_1372159930_1660445_6502119_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622995739416_1372159930_1660447_6926355_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995739416_1372159930_1660447_6926355_n.jpg&#93;" /><br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622993899370_1372159930_1660401_5577680_n.jpg[img]http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622993939371_1372159930_1660402_1823794_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622993939371_1372159930_1660402_1823794_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622993979372_1372159930_1660403_4112981_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622993979372_1372159930_1660403_4112981_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994059374_1372159930_1660405_2834547_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994059374_1372159930_1660405_2834547_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994219378_1372159930_1660409_1248270_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994219378_1372159930_1660409_1248270_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994299380_1372159930_1660411_928254_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994299380_1372159930_1660411_928254_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622994339381_1372159930_1660412_2192959_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994339381_1372159930_1660412_2192959_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994419383_1372159930_1660414_778505_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994419383_1372159930_1660414_778505_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622994459384_1372159930_1660415_1533785_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994459384_1372159930_1660415_1533785_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994499385_1372159930_1660416_1088953_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994499385_1372159930_1660416_1088953_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622994579387_1372159930_1660418_3710166_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994579387_1372159930_1660418_3710166_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622994659389_1372159930_1660420_4073795_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994659389_1372159930_1660420_4073795_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622994739391_1372159930_1660422_2436089_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622994739391_1372159930_1660422_2436089_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622995099400_1372159930_1660431_4446287_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995099400_1372159930_1660431_4446287_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622995219403_1372159930_1660434_5975534_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995219403_1372159930_1660434_5975534_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622995259404_1372159930_1660435_6551930_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995259404_1372159930_1660435_6551930_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622995299405_1372159930_1660436_5424887_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995299405_1372159930_1660436_5424887_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs688.snc4/62851_1622995459409_1372159930_1660440_5568550_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995459409_1372159930_1660440_5568550_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs348.ash2/62851_1622995539411_1372159930_1660442_7647952_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995539411_1372159930_1660442_7647952_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622995659414_1372159930_1660445_6502119_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995659414_1372159930_1660445_6502119_n.jpg]" /><br />
<br />
<img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs708.snc4/62851_1622995739416_1372159930_1660447_6926355_n.jpg" border="0" alt="[Resim: 62851_1622995739416_1372159930_1660447_6926355_n.jpg]" /><br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>
